Geçtiğimiz hafta Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin (DÖKH) yaptığı konferans, basına ve kamuoyuna yansıdı. Öncelikle bir Kürt kadını olarak, DÖHK’ün yapmış olduğu bu konferansı selamlıyor ve aldığı kararların, kadınları özgürlüğe bir adım daha yakınlaştırmasını diliyorum.
Yansıdığı kadarıyla bu konferansta kadın ve demokrasi lehine epey karar alınmış, belli bir planlamaya varılmış. En önemli bulduğum kararı, hareket olarak kendini yeniden yapılanma sürecine almasıdır. DÖHK biçimindeki mevcut örgütlenme tarzı, şimdiye kadar özellikle de Kürdistan’da kadınların belli ihtiyaçlarına cevap verme anlamında rolünü oynadığı belirtilebilir.
Kürdistan’da kadının uyanışı ve hareket haline gelme süreci, Kürtler’in yaşadığı her yerde genel özgürlük mücadelesinin ortaya çıkardığı gelişmelerin yarattığı etki düzeyine paralel olarak yükseldi. Kürdistan’ın her parçasında ve Kürtlerin yaşadığı her alanda, oranın kendi özgül koşullarına göre oluşturulan kadın örgütlülük düzeyleri ortaya çıktı.
Bakur’da kadın özgürlük mücadelesi, önce Sakine Cansızlar’ın zindanlarda insanlığın yüz karası olan Esat Oktaylar’a karşı inanılmaz direnişiyle başladı. Daha sonra Berivanlar’ın güçlü serhıldanları, Gülnaz Karataşlar’ın dağlardaki kadın ordusunu geliştirmesi ve savaşta onurlu bir duruş yaratmasıyla devam etti. Zeynep Kınacılar şahsında taktik yetenek kazanmaları, Sema Yüceler şahsında ise ideolojik politik düzeyde derinleşmeleri söz konusu oldu.
Bakur’daki kadın mücadelesinin oluşturduğu bu radikal mirasın yarattığı özgürlükçü atmosfer, Kürdistan’ın ve Kürtlerin yaşadığı her yerde büyük bir kadın özgürlük kalkışı olarak kendisini örgütledi. Bugün Kürt kadınları Rojava’da, Yekîtiya Star Hareketi ve YPJ savunma gücü olarak örgütleniyor. Avrupa’daki Kürt kadınlar da geçen aylarda geniş kurultaylarını yaparak, kendilerini TJKE olarak örgütlediler. Sanırım diğer yerlerde de önemli bir örgütlülük düzeyleri artık var. Araştırmaya değer bir konu.
Bakur’lu Kürt kadını da hatırladığım kadarıyla kendisini 2000’li yıllar ardından Demokratik Özgür Kadın Hareketi olarak örgütledi. Bu yıllar boyunca geniş kitlesel bir harekete dönüştü. Binlerce kadının etrafında toplandığı iradi bir güce dönüşmeye başladı. Kürdistan’da kadınların kendilerinin de bir varlık olduğunun bilincini geliştirdi. Kadınlara var olduklarını hissettirdi. Kadınların siyasi sosyal açıdan bilinçlendikleri, örgütlendikleri, varlık kazandıkları, irade olmaya başladıkları sürecin kimliksel karşılığı oldu.
Bu süreci tamamlayıp kendisini farklı bir aşamaya taşıması ve önüne koyacağı yeni roller üzerinden kendisini yeniden yapılandırması heyecan vericidir. Beklentiye yol açmaktadır. Bundan sonraki örgütlülük hayatına kongre tarzında bir örgütlenme modeliyle devam etmek istediğini, konferans sonuç bildirgesinde açıkladı.
Kadının, kendi özgürlük sorunlarını ve çözüm yollarını harıl harıl tartışacak kararlaştıracak, planlayacak ve eylemsel kılacak kalıcı bir kadın kongre sistemine kendisini dönüştürmesi önemli bir karar. Kongrenin kendi içyapısını ve kapsamını nasıl belirleyeceğini ise ileride toplanacak olan kongre iradesi belirleyecek.
Öneri kabilinde; kongrenin toplumsal dokuda bir yenilik oluşturmaya dönük belli bazı sosyolojik çalışmaları örgütlemesinin, kadın yaşamını özgürleştirme konusunda iyi olacağını düşünüyorum. Toplumun genelini ahlaki ve politik kılmanın kadın yaşamını özgürleştirmeye katkısının olacağını ancak tek başına buna yetmeyeceğini, bundan dolayı da kadının özgürleştikçe toplumun ahlaki ve politik niteliklerinde de bir özgürleşme düzeyine yol açacağının, kadının kaderinin aslında toplumun kaderini de birebir etkilediğinin bilinç ve denklemi üzerinden durumu ele almak gerekmektedir.