“Cehennemde ateş olmaz 

nar yoktur

herkes ateşini burdan götürür “ (Behlül-i Dana)


Ayak seslerinin ritmi değişti birayê mı, gizli ve geceden dolanıyor bıçak. Hançerin kör yanı gerdanına dayanmış ömrümüzün, güne gölge düştü. Ekmeğe barut kokusu sindi. Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin. 

Bir halkın beter yalnızlığı imgesini oluşturacaksa; yazılmasın öyle şiir. Bir kadının çığlığı duyulmayacaksa nehirler kurusun. Bir Alevi’nin yanık ten kokusu dolanacaksa mavi gök çatlasın. Bir Ermeni’nin cesedi sokağı süsleyecekse güller utansın. Kürdün stranı susacaksa özgürlük kör olsun. “Kör olasın demiyorum kör olmada gel gör beni.” (Hasan Hüseyin) Görebiliyor musun bırayê mı? Gazeteler korkak, ozanlar suskun, televizyonlar yalan; Halkın Gün-ü-demi’ne bıçak çekiyorlar. Bu yüzyılı sen mi çağırdın, kendi mi geldi? Bu yüzsüzlük var mıydı, yeni mi geldi? Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin.

Kehribar kokulu çocukların gülüşü parçalanırken Suruç’ta; kan kokusu ile süslediniz, yalaka görgülü, devlet korkulu sayfalarınızı. Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin. 

Yakılıp yıkılıyorken Mezopotamya’nın kadim ağaçları, suyu kesilirken Karadeniz’in, ocağı çökerken madencinin, Kürt kadının ölüsü sokak ortasında kurşunlanırken, Kürdistan savaş manyaklarının arenası haline gelirken yazabiliyor musunuz bir satır? Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin. 

Ey! Televizyoncu, gazeteci, kadrajına ölüm, ekranına kan düşüren, devletin objektifi; her gün soframıza yoksul Türk çocuklarının yalandan abartılmış kahramanlık hikâyeleri ile cesetlerini taşıyorsunuz. Bu arsızlık bu vicdan kuruluğu sizin yüzyılınızı mı tamamlayacak? Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin. 

Bir Êzîdî kadın eyvahlarını sıralamış duyan var mı? Hacı Lokman aracın arkasında sürüklenerek Ortaçağ gerisine düşen tavrınızla öldürüldü, yazan var mı? Hurşit Külter kaşla göz arasında kayıp, göreniniz var mı? Tahir Elçi’nin öldürülme planını çözen yok mu? Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin.

Eski bir acem şairi “ölüm adildir” demiş, halt etmiş. Demirel, Ecevit, Erbakan; parlak desenli ipek yüzlü döşeklerde ölürken, Kürdün yaşlısı Musa Anter alçalmış kurşunlarla vurulmadı mı? Yazanınız var mı? Dokunmayın halkın Gündem’ine. İlişmeyin. 

Hepiniz her şeyi biliyorsunuz, bu büyük yalana ortak oluyorsunuz. Tek ırk, tek gazete, tek renk, tek erkek, tek din, tek adam olmanın ederi nedir? Yanmak için ateş arayan güruh; Harun’ a ne anlattı Behlül-ü Dana? “Cehennemin bekçilerinden ateş istedim; ‘burada ateş olmaz, buraya ateşi herkes dünyadan kendisi getirir’ dediler” demedi mi? Muktedirinize söyleyin ne kadar çok ateş götürse o kadar iyi eder.

Yüreğinin mağmasında bir halkın özgürlük ateşini taşıyan çocuklar bu yüzyıla yıldızları indirecektir. Dokunmayın lan halkın Gündem’ine. İlişmeyin.