Dün dolar 6,14/6,15 aralığından işlem görürken, BIST 100 endeksi haftaya yüzde 2 kayıpla başladı.
Geçen hafta yüzde 1’in üzerinde yükselerek 9 ayın en yüksek seviyelerine çıkan dolar kuru, TL karşısında yukarı yönlü seyrine devam ediyor.
Küresel piyasalarda doların son dönemde güçlü seyri dolar/TL’yi yukarı yönlü baskılayan en önemli unsurlardan biri olmaya devam ederken, kamunun döviz arzı ise TL’deki değer kaybını sınırlandıran en büyük etken konumunda. Dolar kuru TL karşısında saat 10.26’da 6,14-6,15 seviyesinde işlem gördü. Euro/TL de geçen hafta 6,61’e çıkmasının ardından dün sabah 6,62’de seyrini sürdürüyor.
Altın yine rekor kırdı
Haftaya hızlı başlayan altın fiyatları rekor üstüne rekor kırmaya devam etti. Altındaki ana yükseliş tüm altın ürünlerinde fiyatların yükselmesine neden oldu. Altının ons fiyatı bin 665 dolara geldi. Çeyrek altın fiyatı 544 lira oldu.
BIST 100 endeksi ise güne yüzde 2’lik kayıpla başladı.
Faiz indirimi niye yapıldı?
Son dört aydır faiz düşerken enflasyon artıyor. Ekonomi yazar Alaatin Aktaş, bir dizi olumsuzluğu körükleyecek son faiz indiriminin niye yapıldığın sorguladı.
İktisat ilmine göre düşük faiz sayesinde yatırımlar, üretim ve tüketimin attığını; ekonominin canlandığını, işsizliğini azaldığını, refahın büyüdüğünü ama enflasyonun gerilemediğini hatırlatan Aktaş, ”Merkez Bankası faizi geçen hafta 0.50 puan daha aşağı çekerek yüzde 10.75’e indirdi. İyi güzel de bu niye yapıldı? Merkez Bankası hem kredi genişlemesinden hoşnut değilmiş gibi görünecek ve bu durumun dikkatle izlendiğini açıklayacak, hem de kredi genişlemesini tetikleyecek şekilde faiz indirecek. Anlayan beri gelsin! Ayrıca faiz 0.50 puan daha aşağı çekildi diye kimse yatırıma koşmuyor. Yatırım kararı almanın tek ölçüsü faiz değil ki. Bizim temel sorunumuz güven. İster ekonomik dalgalanmanın sona ermesi açısından, ister dış politika ve onun ekonomiye yansımaları açısından... Bir yıl sonra neyin nasıl oluşacağını kim tahmin edebiliyor...
Yeri gelir bakkal açmak için bile tereddüt edersiniz; kaldı ki devasa yatırımlara girişmek, o kadar kolay mı?” diye yazdı.
Faiz enflasyonu düşürdü mü?
Veriler tablosunu gösteren Aktaş, ”Faizin düşürülmesi enflasyonun gerilemesi sonucunu doğurmuyormuş. Kapımızda bir dizi tehlike var. Bu koşullarda faiz indirmek rasyonel bir adım mı? Acaba şunu düşünüyor muyuz; faizin inmesi belli ki hoşumuza gitti, bir dizi gelişmeyi de buna bağladık ama ya yarın bir gün faizi artırmak durumunda kalırsak nasıl bir gerekçeye sığınacağız?” diye sordu.
Merkez Bankası’nın böylesine bir ortamda faizi neden hala düşürmekte olduğu sorusuna yanıt bulunamadığını ifade eden Aktaş, şöyle devam etti: ”Aslında kamuoyu faiz indirimini haklı ve yerinde görüp görmediğinin tepkisini başta döviz olmak üzere bazı göstergelerle veriyor zaten. O zaman tekrar soralım; Merkez Bankası olan bitenin ve bu koşullarda faiz indiriminin çok tehlikeli olduğunun farkında mı değil, yoksa PPK açıklamasında da yer verildiği gibi bazı risklerin farkında ama yapabileceği bir şey mi yok?”
20 günde 9,2 milyar dolar azaldı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın net rezervi Şubat’ın ilk 20 gününde 9,2 milyar dolar azalarak 24,7 milyar dolara geriledi. Kamu bankalarının 31 Ocak-14 Şubat döneminde döviz açığı 2 milyar dolardan 4,6 milyar dolara yükseldi. Söz konusu tarihler arasında dolar/TL 6 seviyesini aşmıştı.
31 Ocak 2020’de 5,98 seviyesinde olan dolar/TL kuru 20 Şubat 2020’de 6,09’a yükselirken, bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) net rezervi 9,2 milyar dolar azaldı.
TCMB Analitik Bilanço verilerine göre, 31 Ocak 2020’de 33 milyar 917 milyon dolar olan TCMB’nin altın dahil net rezervi, 20 Şubat’ta 24 milyar 733 milyon dolara geriledi. 20 gündeki düşüş yüzde 27’ye ulaştı.
Bloomberg, son dönemde kamu bankalarının yoğun döviz satışı yaparak kura müdahale ettiğini duyurmuştu.
Nitekim, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 31 Ocak 2020’de 2 milyar 15 milyon dolar olan kamu bankalarının döviz pozisyon açığı, 14 Şubat’ta 4 milyar 630 milyon dolara yükseldi.
TCMB’nin dış varlıklarından toplam döviz yükümlülükleri çıkarıldığında net rezerv rakamına ulaşılıyor. TCMB’nin brüt rezervlerinin tamamı kendisine ait döviz ve altınlardan oluşmuyor. Yurt içindeki bankaların TCMB’de “zorunlu karşılık” olarak tuttukları döviz ve altınlar ile kamunun dövizleri çıkarıldığında net rezerv rakamına ulaşılıyor.
31 Aralık 2019 itibarıyla net rezerv içinde TCMB’nin bankalardan ve Çin ile Katar’dan döviz alıp TL verdiği swap işlemleriyle net rezervine dahil ettiği yaklaşık 18,5 milyar dolar da bulunuyor.
Güven endeksleri düşüyor
Şubat ayı reel sektör güven endeksi, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde düştü.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre perakende ticaret sektöründe yüzde 2,0 ve inşaat sektöründe ise yüzde 5,7 azaldı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksi Şubat ayında yüzde 2,0 oranında azalarak 102,9 değerini aldı. Perakende ticaret sektöründe bir önceki aya göre, mevcut mal stok seviyesi endeksi yüzde 3,0 azalarak 107,8 oldu. Gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi endeksi yüzde 0,6 azalarak 105,0 değerini, son üç aylık dönemde iş hacmi satışlar endeksi ise yüzde 2,4 azalarak 95,7 değerini aldı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 78,9 iken, Şubat ayında yüzde 5,7 oranında azalarak 74,5 değerini aldı. İnşaat sektöründe bir önceki aya göre, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,1 azalarak 88,5 oldu. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 6,5 azalarak 60,4 değerini aldı.
İnşaat sektöründe Şubat ayında girişimlerin yüzde 35,2’si faaliyetleri kısıtlayan herhangi bir faktörün olmadığını, yüzde 64,8’i ise faaliyetlerini kısıtlayan en az bir temel faktör bulunduğunu belirtti.
İnşaat sektöründe faaliyetleri kısıtlayan en önemli temel faktörlerden ”finansman sorunları” Ocak ayında yüzde 48,5 iken Şubat ayında yüzde 42,1, ”talep yetersizliği” Ocak ayında yüzde 36,1 iken Şubat ayında yüzde 34,7 oldu.