DTK, HDP, BDP'nin de aralarında bulunduğu 87 parti, sivil toplum ve demokratik kitle örgütü dün yaptıkları açıklamayla AKP'nin savaş konsepti ve katliamlarına "hayır" dedi. 

DTK binası önünde kurumlar adına açıklamayı Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay yaptı. Aydın, "Biz kurumlar, siyasi partiler, aydınlar, kadınlar ve özgürlükçü basın olarak Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan son gelişmeler karşısında halklarımızın özgürlük ve demokrasi taleplerinin yaşam bulması için savaş konseptine 'hayır' diyor, katliamlara, tutuklamalara karşı tutum alıyor, demokratik tepkimizi her yerde koyacağımızı belirtiyoruz" dedi. 


AKP süreci heba etti

Kürt sorununun çözümü için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan süreçte "Dolmabahçe Mutabakatı"na ulaşıldığını hatırlatan Günay, "Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve AKP süreci heba etmiş ve kaotik bir ortamda kendi tekçi devlet anlayışını baskı ve zulümle sürdürme çabası içine girmiştir" dedi.


İktidar uğruna savaşa

13 yıllık AKP iktidarının sürdürdüğü politikanın, Türkiye’yi artık bir yol ayrımına getirdiğine vurgu yapan Günay, "Ya demokratik ve barışçıl olan yönetim biçimi esas alınacak ya da diktatöryal, hegamonik, tekçi sistemde ısrar edilip ülke bir savaş alanına çekilecekti. İkinci yol seçilerek, halkın kendi kendine yetebilmesi ve örgütlenmesine karşılık askeri ve siyasi operasyonlarla bir soykırım üzerinden, ülke iktidar uğruna savaşa sürüklenmiştir" dedi. 


Devletin demokratikleşmesidir

Halkın demokratik ve barışçıl öz yönetim istemi ve irade beyanına karşı AKP'nin topyekün bir imha politikası, askeri ve siyasi operasyonlar, infazlar, ahlaki ve insani değerlere saldırı, doğa katliamı, OHAL uygulamaları, güvenlikli bölge ilanlarıyla saldırıya geçtiğini ifade eden Günay "Öz yönetim devleti ret etme değildir. Devletin her türlü baskı ve imha politikalarına karşı demokratik ulus perspektifi ile devletin demokratikleşmesi istemidir" dedi. Devletin demokratikleşmesini kapsayan öz yönetim talebine karşı yapılan tüm saldırıları, halkın iradesiyle seçilmiş belediye eşbaşkanlarının, yönetim kadrolarının tutuklanmasını kabul etmeyeceklerini de belirtti. 


Savaşa ve katliamlara hayır

Savaşın hiç kimseye kazandırmayacağının geçmiş deneyimlerden de anlaşılacağını kaydeden kurumlar şu çağrıda bulundu: 

* Bütün sorunların şiddet ve silahla değil, ancak müzakere edilerek çözümlenmesi dışında doğru ve geçerli bir yöntemin olmadığı dünya örnekleriyle de ispatlanmıştır. Bu yüzden savaş ve kaotik süreçten demokratik ve özgürlükçü bir hamleyle çıkış mümkündür. Bu da ancak Dolmabahçe Mutabakatı esaslarına dönmekle gerçekleşecektir.

* Sürecin devletin demokratikleşmesi ve halkların yararına evrilmesi  için tüm kamuoyu, kurumlar, siyasi partiler, aydınlar, kadınlar ve özgürlükçü basının ortak refleksi 'savaşa ve katliamlara hayır' talebi olmalıdır. Bunun için ortak tutum ve demokratik tepkilerimizi ahlaki ve vicdani bir sorumluluk gereği tüm halkımızla beraber hayatın her alanında vereceğimizi belirtiyoruz. 


 DİHA/AMED