
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, PKK'nin silah bırakmasına yönelik tartışmalara yanıt verdi. Ortadoğu'da artan çatışmalara dikkat çeken Karayılan, çatışmalı süreç karşısında gündemlerinde silah bırakma değil, silahlanmanın olduğunu kaydetti.
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan Sterk TV'de yayınlanan röportajında PKK'nin silah bırakmasına yönelik yapılan tartışmaları değerlendirdi. Türk Başbakanı Erdoğan'ın ''Silahları bıraksınlar, yurtdışına yaşayabilirler'' söylemlerine atıfta bulunan Karayılan, bu değerlendirmelerin bayat ve miadını doldurduğunu belirterek, ''Gelişen süreci doğru okuyan siyasetçiler daha doğru konuşabilir. Biz öyle siyasetçilerin ortaya çıkmasını bekliyoruz'' dedi.
Ortadoğu'da yoğunlaşan çatışmalı ortama dikkat çeken Karayılan, bölgede yaşanan gelişmelerin PKK'ye silahsızlanma değil, silahlanmayı dayattığını kaydetti. Karayılan şöyle konuştu: ''Gündemimizde olan en temel sorun yoğun bir biçimde silahlanma sorunudur. En samimi ve açıkça ortaya konulacak şey budur. Biz şu anda daha yetkin biçimde silahlanma çabası içerisindeyiz. Ortadoğu bölgesi kaynıyor. AKP kendisi Suriye’deki muhalifleri silahlandırarak grup grup içeri gönderiyor. Biz niye silah bırakalım? Niçin silahı aldık ve şimdi niçin bırakacakmışız? Bir amaç için aldık. Şimdi de herhangi bir zorluğumuz yok. Bu silahlı mücadeleyi yürütmek için koşullar her zamankinden daha fazla elverişlidir. Neden bırakacakmışız? Öyle yağma yok. Kimse çocuk değil. Batı Kürdistan’daki Kürtler eğer erkenden durumu fark edip silahlanmamış olsalardı, kendi savunma örgütünü kurmamış olsalardı şimdi o silahlı grupların kölesi olurlardı. Ama erkenden fark edip silahlandıkları için bir irade durumundadırlar. Kürt halkı her yerde tarihin bu döneminde irade olmada ısrar edecektir. Herhangi biçimde gerileme, teslim olma, pasif durma asla olmayacaktır. Bunu herkes bilmeli.''
'Diyaloga da hazırız'
Bölgedeki gelişmeler çerçevesinde herkesin güç olmak istediğini kaydeden Karayılan, PKK'nin de yılları alan mücadelesinde güç kazandığını ve önemli bir noktada olduğunu dile getirdi. Buna karşı diyaloga da hazır olduklarını hatırlatan Karayılan, ''Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti, başbakanı çıkıp dese ki 'Biz Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana size haksızlık ettik. Bu sorunu artık diyalogla çözme kararını aldık. Dolayısıyla silahları bir tarafa indirelim, diyalog sürecini başlatalım. Diyalogla bu süreci çözelim' derse, hay hay, biz buna da hazırız'' dedi. Karayılan diyalog süreci için de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın kendileri tartışmasız muhatap olduğuna vurgu yaptı. ''Kendisinin güvenlik, sağlık ve serbest hareket etme olanaklarını geliştirin. Köklü biçimde çözüme hazır olun tümden silahları devre dışı bırakmak üzere sürece imkan veririz'' diyen Karayılan, Türkiye sınırları içerisinde demokratik eşit özgür bir biçimde bir yaşamı geliştirme stratejisinden de vazgeçmediklerini ifade etti.
Oyalamaya teşebbüs etmeyin
Cezaevindeki tutukluların ortaya koyduğu biçimde, yeni demokratik bir çözüm sürecinin gündemleşmesinden yana olduklarını dile getiren KCK Yürütme Konseyi Başkanı, şiddet yöntemleriyle olmadığı gibi, çözümün oyalama taktikleriyle de gelişemeyeceğini vurguladı. ''Eskisi gibi öyle oyalama kandırma taktikleriyle gelinecekse kimse hiç buna teşebbüs etmesin, bizim bu tür şeylere karnımız tok'' diyen Karayılan, bu konudaki taleplerini, ''Gerçekten bu süreci siyasal diyalog yöntemlerle çözmeye karar kılmışlarsa bu konuda zihinsel bir oluşum süreci gelişmişse biz buna varız'' sözleriyle dile getirdi. Karayılan görüşmeler konusundaki beklentilere de şöyle yanıt verdi: ''Kimse farklı durumlar mı var gibi bir arayışa girmemeli. Bizim açımızdan öyle bir şey yok. Somut şeyler olursa ortaya konulur. Biz mücadelemizi yürütmek zorundayız. Herşeyden önce Önderliğimiz üzerinde kanunsuz bir tecrit uygulaması var. TC yasalarına göre de evrensel yasalara göre de bir tutuklu kendi avukatlarıyla görüşme hakkına sahiptir. Davası yoktur deniyor. Bir sürü devam eden dava var. Ama bu Başbakan’ın kararıyla askıya alındı. Bu yöntemlerle sonuç alınamaz. Dolayısıyla bu uygulamalar ortadayken birileri bizden adım bekliyorsa yanılır. Bu büyük bir haksızlık olur. Bu konuda top tamamen karşı taraftadır. Eğer gerçek anlamda hükümetin, devletin aklında adım atmak varsa önümüzdeki günlerde açığa çıkar, netleşir.''
HABER MERKEZİ