Kritik bir sürece girdik. PKK tarafından serbest bırakılacak kamu görevlilerini almak üzere oluşturulan karma heyet bu yazının yazıldığı saatlerde Habur sınır kapısını geçti. Hewlêr’e doğru yol alıyor.

Muhtemeldir ki bu hafta İmralı’ya gidecek olan 3.heyet PKK, Avrupa ve BDP’nin mektuplarını sayın Öcalan’a ulaştırmış olacak. Öcalan tez canlıdır. Mektuplar üzerinde yoğunlaşıp kendi yol haritasına son şeklini verecek.
Yine muhtemeldir ki Newroz bayramının kutlanacağı 21 Mart’ta veya daha öncesinden Öcalan tarafından eylemsizlik kararı kamuoyuna açıklanacak.
Milliyet gazetesi çatışmasızlık kararının video aracılığı ile 21 Mart’ta Diyarbekir’de canlı olarak açıklanacağını verdi. Her iki tarafıda heyecanlandıracak yapay bir haber. Şüphesiz ki Kürt tarafı Öcalan’ın yüzünü 14 yıldır canlı olarak görmüyor. Nasıl olduğunu merak ediyor?
Video banttan böyle bir mesajın yayınlanması halinde hem Diyarbekir, hem tüm Kürtler, hem de sürgündeki Kürtler televizyonun canlı yayınına kilitlenecek. Ancak böyle bir yayın yapılması barışı istemeyen, barış girişimlerini akamete uğratmak isteyen ırkçı-milliyetçileri ulasalcıları, Ergenekon artıklarını harekete geçirecektir. Başında da belirttiğim gibi Milliyet gazetesinin haberi yapay bir haberdir.
Dünyanın her tarafında barışı yapan taraflar güç sahibi olanlardır. Arkasında yeterli gücü olmayanların barış yapmaları mümkün değildir. Elinde güç olanlar ise bellidir: Öcalan ve AKP iktidarı.
Barış sürecinin sancılı bir süreç olduğu herkesin ortaklaştığı bir noktadır. İngiltere’de Tony Blair IRA ile görüşmeler yaparken meydana gelen bir patlamada iki kişi yaşamını yitirmişti.
Yine ateşkes ilan edildiği halde ETA Madrid tren istasyonunda eylem yapıyordu. İsak Rabin ile Yaser Arafat görüşürken İsrail Hava Kuvvetleri Filistin kamplarını bombalıyordu. Hiç uzağa gitmeyelim İnönü’nün hazırladığı kararname MGK görüşülüp, dağdan inişin ilk etabı oluşturulurken Bingöl’de Ergenekon’un planı kokan 33 askerin katledilmesi olayı yaşanıyordu.
Bu süreçte de gizli odaklar şüphesiz ki süreci sabote etmek için ellerinden geleni ardlarına koymayacaklardır. Her iki tarafın meydana gelebilecek provakasyonlara karşı çok dikkatli olması, irade dışı olacak provakasyonlara rağmen barış iradelerini canlı tutmaları gerekir.
Yine bu yazının yazıldığı saatlerde BDP grup toplantısında BDP heyetinin sayın Öcalan ile yaptığı görüşmenin tutanaklarının nasıl sızdırıldığı konusunda açıklama yapılacak. Büyük bir ihtimalle bir ihmalkarlık sonucu BDP Genel Merkezi’nde çalışanların bu tutanakları dışarıya sızdırdığı açıklanacak. Hiç önemli değildir. Bakın tutanakların sızdırılması ile kıyamet kopmadı. Aslında sızdırılması da iyi oldu. Hiç olmazsa kamuoyu Öcalan’ın ne düşündüğünü aç çok öğrenebildi. Sürecin şeffaf olarak sürdürülmesi kafa karışıklığını, çirkin dedikoduları da önlemiş olur.
Kritik bir dönemeçten geçiyoruz. Ortadoğu’nun koşulları Kürtler için olumlu olabilir. Ancak özellikle sömürgeci güçlerin Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye etmek için bir araya gelmeyecekleri konusunda kimse garanti veremez. Maliki’nin arkasına İran’ı alıp dayılanması, ABD’ninde körfezin İran’ın denetimine girmesine göz yummamak için Maliki ile ilişkilerini bozmayacağını aklı başında herkes biliyor. Esad rejimini arkasındaki en büyük desteğinde İran olduğunu yine hepimiz biliyoruz.
1999 sürecinden sonra İran’ın TC ile Kürt Özgürlük Hareketine karşı ortak strateji yaptığınıda birlikte yaşayıp, gördük.
Öcalan doğru söylüyor. Yapılacak onurlu bir barış hepimizi özgür kılacak. Bu özgürlükten sadece Türkler ve Kürtler değil, tüm Anadolu halkları da nasibini alacaktır. Hiç kimse endişeli olmasın. Bırakın teferruatları. Şimdiden Newroz’da alanları hınca hınç doldurmaya, özgürlük tutkumuzu haykırmaya hazırlanalım.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 11 Mart 1970 tarihinde Baas partisi adına Saddam Hüseyin ve KDP adına M.Mistefa Barzani özerklik anlaşması imzalandı. 1974’te yürürlüğe girmesi gereken anlaşma ölü doğdu. Baas rejimi anlaşmaya uymayınca 1974 yılında taraflar arasında çatışmalar yeniden başladı.
* 11 Mart 1991 tarihinde Kürdistan’ın güneyinde Hewlêr ve Xaneqin şehirleri Saddam güçlerinden temizlendi.
* 12 Mart 1994 tarihinde Özgür Gündem Urfa çalışanı Nazım Babaoğlu bir haber için gittiği doğum yeri olan Siverek’te korucular ve devlet güçleri tarafından gözaltına alındı. Nazım’dan bugüne kadar haber alınamadı.
* 12 Mart 2004 tarihinde Güneybatı Kürdistan’ın Qamişlo kentinde yapılan futbo maçında çıkan olaylarda onlarca Kürt şehit düştü, binlerce Kürt Baas rejimi tarafından tutuklandı.
* 12 Mart 2004 tarihinde Kürt politikacısı ve Dil Bilmcisi Faqi Hüseyin Şağnıç aramızdan ayrıldı.
* 13 Mart 1992 tarihinde Erzincan’da meydana gelen depremde 635 vatandaş yaşamını yitirirken, 3850 vatandaş da yaralandı.
* 15 Mart 199 tarihinde Nusaybin’de Kürt gerillası Kamuran Dündar’ın cenaze töreni serhildana dönüştü. Nusaybin esnafı kepenk kapattı. Nusaybin Serhildan’ı, Serhildanlar sürecinin başlangıcı oldu.