• Yastan ziyade mücadelenin bir devir alanını anımsatan taziyede, halkının özgürlüğü, hakları için yaşamını ortaya koyanlar, yoldaşlık bağıyla kucaklandı. Mücadele alanına dönüşen taziyede, barış mücadelesinin sözü yankılandı.

 

Binlerce kişinin katıldığı Koşuyolu Parkı'nda taziye ve anma programında üç gün boyunca dilden düşmeyen “Şehîd namirin”, “Şehîd ronahiya rêya me ne” sloganları, ortaya çıkan duygu halini somutlaştırıyordu. Kürt halkı, halkının özgürlüğü, hakları için yaşamını ortaya koyanları, yoldaşlık bağıyla kucaklayan şekilde yüreğinde, zihninde yaşamının her alanında hissederek tarihine yazdı. 7’den 70’e herkesin taziyede emek vermeye çalışması, çalışmayanın kendini eksik hissetmesi, bir nevi şehitlere minnet duymanın bir şekli olarak kendini gösteriyordu.

Taziye alanı, “Ne oldu da bu kadar insan canı pahasına bu yolu seçti” sorusuna cevap oluyordu, her dile gelen söz ve her hatırlayışla. Yekbun Ağaçkırn (Zilan Yekbun), Seher Mızrak (Pelda Zinar), Demet Çetin (Ruken), Gülcan Kaya (Raperin Bahoz), Halime Gündüz (Berivan Arjin), Leyla Sultan Tumrit (Avaşin Rêzan),  Evindar Polat (Faraşin Geli), Şükran Cafri (Nuşinda Amed), Gülsüm Başkalame (Lorin Delal Farqin) ve nicesinin asimilasyon, inkar ve tahakküme karşı bu yolu seçtiği her sohbet ve sözde kendini dışa vururken, geride kalanların bu çabayı zafere ulaştırması gerektiği sözleriyle bitiyordu konuşmalar. Arkada kalanların, gidenlere borcu diye ifade ediliyor barış mücadelesi.

Taziye alanı, mücadele devri 

Taziye alanı, bir yastan ziyade mücadelenin bir devir alanı ruhunu oluşturmuştu. Kuşaklardır devam eden mücadelenin başarıya ulaşması için yeni bir boyuta evrilmesiydi. Bir yanıyla yasını tutmak, duygularını yaşamak, sevdiklerine vedayı gönüllerince yapmak isteyen, bir yanıyla da yasını, gözyaşını bekletip barışı inşa etmeye çalışan binlerin bir araya geldiği bir alanda, herkesin birbirine sarılıp mücadele mirasını devralmaya dair yaptığı bir anlaşma alanı.

Her annenin adeta bir bebekmiş ruhuyla, bakışıyla kucakladığı çocuğunun fotoğrafına karşı gözyaşının yanında kondurduğu öpücükte verdiği söz oluyor, barış mücadelesi. Taziyeye katılan bir kadının, “Acılı anneler hâlâ barış diyorsa herkesin bunu göz önünde bulundurması gerekiyor” sözü, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin neden başarıya ulaşması gerektiğinin altını çizer niteliktedir. 

ROZERİN GÜLTEKİN/ AMED