Geçtiğimiz hafta sonu bulunduğum kentte KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal'ın konuşmacı olduğu bir söyleşiye katıldım. Konu her ne kadar Kürdistan'da ve dünyada yaşanan son gelişmeler olsa bile, Remzi Kartal'ı sonuna kadar dinleyince, aslında Kürtler'in 2015 seçim çalışmalarının Avrupa ayağının bir startı izlenimi vardı.
Remzi Kartal'ın analizleri açıklamaları ve kitleden istemi açık, net, ikna edici ve her şeyden önemlisi güven verici idi. Bir siyasetçinin kitleye güven vermesi önemlidir. Siyasetçi ve güven oldukça önemli ve başka bir yazı konusu.
Kısaca özetler isem, verilen mesaj Kürt siyasal hareketinin hem savaşa, hem barışa, hem ulusal birliğe hem de 2015 seçimlerine hazırlandığı ve bazı alanlarda hazır bile olduğu.
Açıkcası ben HDP projesine çok sıcak bakanlardan değildim ve Kürtler'in legal platformdaki enerjilerinin bolca tüketilmesi olarak göruyordum. İlkesel olarak karşı değildim, ancak dönemsel olarak ve kısa vadede kitlesel enerjinin dönüşümüne değil tükenişine hizmet edeceğine, ve Türkiye'de var olan muhalif kesimlerin böyle bir platforma mental ve örgütsel olarak hazır olmadıkları düşüncesi ile çok değil, bir yıl önce karşı idim.
Bir yılda ne değişti? Çok şey değişti DAİŞ çeteleri sayesinde!
Dünya değişti, Ortadoğu değişti, Kürdistan değişti... Kısacası konjontür değişti, hem de değişmeden değişti...
Evet, hem savaş yapılır, hem masada olunur ve müzakere yapılır, hem ulusal birlik için öncellikli çaba verilir hem de parlamentoda güçlü bir temsiliyet için çalışılır. Bunların her birinin kendi içinde dinamikleri vardır. En önemli tarafı bunların birbirleri ile sinerjik bir etkileşim içinde olmalarıdır. Birinin güçlü olması diğerini de güçlendirir, tersi de mümkündür. Ancak mücadelenin dört ayaklı yürütülmesi zayıf olanın spontan olarak güçlenmesini sağlar ve bütüne vereceği zararı sınırlandırır.
İstenen sonuca ulaşmada, çok yönlü yönetimlerin effektif olduğu birçok bilim dalında kanıtlanmış. Siyaset biliminde aynı etkiyi yapacağını düşünüyorum. Örneğin, Remzi Kartal'ı dinlerken, olabilirlik sorusu, psikiyatride tedavisi oldukça zor olan ''psycho somatik'' denilen ve nedeni belli olmayan vücutsal şikayetlerin tedavisinde uygulanan bir yöntemi çağrıştırdı. Siyasette de bu çok yönlü yünetime uygun düşen bir model.
Nedeni belli olmayan vücutsal rahatsızlıklar büyük oranda ruhsal sorunlardan kaynaklansa bile, tedavi modeli uygulanırken, somatik ve psişik yanı tümüyle birbirinden ayrılır. Hasta ruhsal sorunları için psikiyatriye gider, vücutsal sorunları için aile hekimine gider. Ruhsal ve vücutsal şikayetleri birbirinden ayırmak çok zorken, tedavi yönteminde böyle taktiksel bir ayrılık, şikayetin azalmasında hatta bazen geçmesinde oldukça etkili bir tedavi modeli. Bu modelin işleyiş biçimi, dinamikleri, sonuca varış oldukça kompleks, ancak siyasete uygulandığında başarı oranının aynı olacağını düşünüyorum ve önümüzdeki süreçte bunun kanıtlarını göreceğiz.
Kısacası; savaş, müzakere, ulusal birlik-ulusal ordu oluşturma, TC'de 2015 parlamento seçimleri hepsini bırarada yürütmek mümkün. Dört ayaklı bir strateji… Dört ayaklı yönetim modeli...
Üstelik bunu hayata geçirebilecek bir potansiyel var iken.
Neden olmasın…