
Arıkan araştırmalarının sonucunu olarak şu yorumda bulunuyor: “Bu bilgileri araştırırken dövme tarihinde dikkatimi çeken bir şey oldu; kadınlar sadece satır aralarında geçiyor.”
Kabile dövmelerinde kadınlar...
Mesleğe ilk başladığı süreçte dövme yaparak iç huzurunu sağlayacağına inandığını belirten Nimet Arıkan, yalnızca dövme yapmakla yetinmediğini bir de bu kültürü tarihsel olarak araştırdığını ifade ediyor ve ekliyor: “Dövme yapmanın tarihini Türkiye’deki kaynaklardan bulamıyordum. Ben bu bilgileri internet üzerinden tarayarak, tek tek, satır aralarından seçtim. Ben okuduklarımın içinde kadının dövme yapımındaki önemini anladım ama o metinlerin içinde kabile dövmelerini anlatırken sadece çok az bir yerde kadınların dövme yaptıklarından söz ediyor. Sadece bir cümle... Gerisi ise ‘Erkek savaşçıların güç gösterisi’ gibi şeyler.
Ama resmi tarihi erkek yazıyor. Dolayısıyla tarihte kadınlara ait bir dünya çok fazla yok. Tarih araştırmasında dövme uygulayıcılarının kadınlar olduğunu gördüm ve anneden kızına geçen bir meslek bu. Dövmeyi de her kadın değil toplumda saygın, bilge olan kadınlar yaparmış.
Savaşını verdim
Dövme yapımının erkek mesleği olarak görülmesinin altında bir ‘bilinç’ yattığını vurgulayan Arıkan, dükkanına dövme yaptırmaya gelen insanların bile erkek dövmeci beklentisi içinde olduklarını söylüyor. “Sistem, zor gibi görünen meslekleri sadece erkekler yapıyormuş gibi görüyor, gösteriyor” diyerek duruma eleştirel bakan Nimet sözlerine şöyle devam etti: “Dövme yapmaya başladığım yıllarda ben bunun savaşını verdim. Dövme yapan insanla ilgili alışılmış bir karakter yaratmışlar ve kadın bu karakterin içinde yer almıyor. Ben bu anlayışı kırmak adına ekstra bir mücadele verdim. Sadece bir mesleğim olsun diye değil kadının kendi mesleği olan dövmeciliği yaşatmak istedim. 5 yıl önce de stüdyomun adını Amazon Dövme koydum.”
Rojda Oğuz
JINHA