Yusuf Serhat FAİK
49’lar Davası’nın 11 nolu sanığı, T de KDP’nin kurucusu ve ilk MK üyesi Dr.Faik Savaş’ı 6 Mayıs 2018 tarihinde Duhok’ta kaybettik. Faik Ağabey’in ölüm haberini önceki gün öğrendim. Dr.Faik Darahani’nin Ulyan Köyünde 1938 yılında dünyaya geliyor. Babasının memur olması nedeniyle ilk tahsilini değişik yerlerde tamamladıktan sonra Diyarbekir Ziya Gökalp lisesinden mezun olur ve İstanbul Tıp Fakültesine kayıt yaptırır. Tıp Fakültesinde okurken 1959 yılında Kerkük’te yaşanan olaylar nedeniyle CHP Niğde milletvekili Asım Eren’in (Askerlikte namı diğeri Gobell Asım) “TC hükümeti Kerkük’te katledilen Türkmenlere mukabel-i bir misil (karşılık) olarak burada yaşayan Kürtler hakkında neler düşünüyor” mealindeki soru önerisi üzerine Asım Eren’i protesto eden imzacı Kürt öğrenciler arasındadır. Bu protesto telgrafı o zamanki Akşam gazetesinde sürmanşetten ”İstanbul üniversitesinde okuyan 102 Kürt öğrenci Asım Eren’i protesto etti” haber olarak verilmişti.
Aynı yılın Aralık ayında İstanbul ve Ankara Üniversitesin’de okuyan Kürt öğrencilere, Kürt aydın ve yurtseverlerine yönelik bir operasyon yapıldı. Toplam elli kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Bunlardan 40 kişi tutuklandı. On kişi ise tutuksuz yargılandı. Tutuklulardan Emin Batu’nun şahadeti üzerine geride kalan 49 kişi nedeniyle bu dava Kürt siyasal literatürüne „49’lar davası“ olarak geçti.
Dr.Faik Savaş’ta rahmetli Örfi Akkoyunlu (49’lar davası sanığı) deyimi ile Harbiye ahırlarındaki hücrelerden birisine konulmuştu. Askerlerden birisinin hücresindeki fare bokunu yemesini istemesi üzerine Faik ağabey askeri tuvalete yatırıp fare bokunu kendisine yedirtir. Bu eylem üzerine diğer tutuklularda hücrelerinin kapılarını açarak isyan girişiminde bulunurlar. Bu olaylar üzerine hücredeki sanıklar hücrelerden çıkartılıp koğuşlara gönderilir.
Faik Ağabey’i 1965 yılında Hukuk Fakültesine başladığım yıllarda tanıdım. Site talebe yurdunda kalırdı. 1968 yılında Tıp Fakültesinden mezun oldu. Diyarbekir Devlet Hastahanesinde doktorluğa başlamasına rağmen 49’lar davasından aldığı 1 yıl 4 ay cezadan dolayı kendisine doktorluk yaptırmadılar. 1969 yılının Ekim ayında arkadaşları Dr.Şıvan, Hikmet Buluttekin, Nazmi Balkaş ve Reşo Zilan ile birlikte TKDP kanalıyla Güney Kürdistan’a geçti. Said Elçi’nin katledilmesinden önce Dr.Şıvan ile çelişkiye düştüğünden Güney’den ayrılıp Almanya’ya gelir. 1993 yılında kendisini Duhok’ta muayenehanesinde ziyaret ettiğimde bana ayrılış gerekçesini “Sait Elçi hakkındaki düşüncelerini tasvip etmiyordum” diye açıklamıştı. Gelişmelerin olumsuzluğu karşısında Deşeş’teki kamptan ayrılıp Avrupa’ya gidiyor. Ortopedi ve romatizma üzerine ihtisasını yaptıktan sonra yeniden Güney Kürdistan’a gelip doktorluğa başlıyor. KDP/YNK’nin PKK’ye karşı 1992’deki başlattığı operasyonu da tasvip etmiyordu. Nitekim bir yıl sonra yeniden Almanya’ya gelip Stuttgart’ta doktorluğa başladı. Bamernili eski Adalet Bakanı’nın kızı Viyan Hanım ile evli idi. 2003 yılında Saddam’ın devrilmesinden sonra yeniden Duhok’a yerleşti. 2011 yılında Güney Kürdistan’a gittiğimde kendisini son defa ziyaret etmiştim. Tüm ısrarlarıma karşın iki Sait olayında yukarıda anlattığımın dışında bir şey söylemedi.
Keşke yaşadıklarını yazmış olsaydı. Gelecek kuşaklara önemli bilgiler aktarmış olurdu.
Faik Ağabey hep Kürt olarak yaşadı. Kürtler arasındaki sorunların silahla halledilmesine hep karşı oldu. Amcaoğlu Melê A.Latif Savaş’ta yeğeni Sait Elçi ile görüşmek üzere Deşeş’e geldiğinde o da yeğeni gibi infaz edilmişti. Bu da Faik Ağabeyin yüreğinde bir yara olarak kaldı. Nur içinde yatsın.
***
15 Mayıs 1932 de Hawar Mir Celadet Bedirxan tarafından Şam’da latin alfabesi ile Kürtçe ve Arapça yayınlanmaya başlandı. Bu tarih Kürt dil bayramı olarak kutlanıyor. Bu konuda bilgilenmek isteyenler geçen yıl yayınlanan “Dil Yarası yazıma” bakabilirler. Cejna Zimanê Kurdî Piroz be.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Hawar Dergisi 15 Mayıs 1932 yılında Şam’da yayınlan- maya başladı. Kürtçe-Arapça yayınlanan dergi 24 sayısından sonra sadece Kürtçe yayınlandı. Yazarları arasında Osman Sebri, Nurettin Zaza, Kadri Can, Kamuran Bedirhan, Celadet ve Rewşen Bedirxan, Cegerxwîn gibi isimler vardı.
*17 Mayıs 1982 tarihinde Diyarbekir zındanında Ferhat Kutay, Mahmut Zengin, Necmi Önen ve Eşref Anyık Diyarbekir Cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için kendilerini yakarak şehit oldular.
* 18 Mayıs 1973 tarihinde TKP/ML sekreteri İbrahim Kaypakkaya Diyarbekir’de sorguda şehit edildi.
*18 Mayıs 1977 tarihinde G.Antep’te Haki Karer komplocular tarafından vurularak şehit edildi.
*19 Mayıs 1978 de Halil Çavgun Haki Karer ile ilgili afişleri asarken güvenlik güçleri ve işbirlikçi- ler tarafından vurularak şehit edildi. Bu eylemle Hilvan direnişi başladı.