
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde Amed’de bir araya gelen 95 kurum ve örgüt Suruç’taki saldırıyı kınadı. DTK binası önünde yapılan açıklamada yası temsil eden siyah bezler asılırken, çok sayıda kişinin de siyah giydiği görüldü. DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, vahşi ve insanlık dışı saldırı ile hedef alınanın Rojava Devrimi, Kürt halkı ve dostları olduğunu söyledi. Katliamın sorumlusunun AKP hükümeti olduğunu vurgulayan Dicle, “Gerçekleşen bunca planlı saldırı karşısında vatandaşın can güvenliğini sağlamakla yükümlü hükümet tarafından, benzer saldırıların olabileceği ön görülmesine rağmen gerekli tedbirler alınmamıştır. Bu nedenle söz konusu saldırının ve yaşanan can kayıplarının sorumlusu hükümettir. AKP hükümeti öncelikle DAİŞ’e karşı tavrını netleştirmeli ve bunu deklere etmelidir” diye konuştu. AKP’nin sonuçlarının ne olacağını bildiği halde bir kez daha savaş kararı verdiğini kaydeden Dicle, “Ulusal ve uluslararası kamuoyuna özelikle belirtmek isteriz ki ne pahasına olursa olsun, halklarımızın bir arada eşit, adil, özgür ve onurlu birlikteliğine ve geleceğine vahşice ve barbarca yapılan bu saldırılara kaşı sessiz kalmayacak boyun eğmeyeceğiz” dedi.
KJK: Ortak direniş yükseltilmeli
KJK Koordinasyonu, Suruç’daki katliamın, Türkiye ve Kürdistan halklarının kardeşlik, birlik ve dayanışma içerisinde ortak mücadele iradesine karşı yapılan alçakça bir saldırı olduğunu belirtti. Kobanê, 7 Haziran seçimlerinin sonuçları ve “Birlikte savunuyor, birlikte inşa ediyoruz!” şiarı ve ruhu ile Suruç’ta toplanan gençler şahsında bütün Türkiye halklarının demokrasiden yana çözüm iradesi ve mücadelesinin güçlendiğini vurgulayan KJK Koordinasyonu, “Kobanê’de Türk ve Kürt gençlerinin omuz omuza yoldaşça DAİŞ’e karşı sergilediği direniş; Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakaya, Sinan Cemgillerin halkların kardeşlik ve direniş çizgisinin güncellenerek vücut bulması ve toplumsallaşmasıdır” ifadelerini kullandı. KJK, saldırılara karşı birlik ve mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu: “Bütün Türkiye sol ve demokratik güçleri, DAİŞ vahşetine ve bunun destekleyicisi AKP’nin bu gidişatına müdahale etmeye çağırıyoruz. Halkımızı ve kadınları 40 yıllık demokrasi mücadelesinde onurlu ve iradeli duruşu ile elde etmiş olduğu kazanımları bütün gücü ile savunmaya çağırıyoruz. Her türlü katliam ve saldırı karşısında halkımızı direnmeye ve halkların demokratik çözüm mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”
PAJK: Harekete geçme zamanı
Suruç katliamını kınayan PAJK Koordinasyonu, “Bu alçakça katliam ve saldırı gençliği savunma görevine çağrıdır. Tüm gençliğin derhal özgürlük saflarında yer alma zamanıdır” dedi.
PJAK, “Saldırıda sorgulanması gereken asıl mesele Suruç kaymakamının, Urfa Valisi’nin ihmali değildir. Rojava devrimi başladığı ilk günden itibaren üç yıldır Rojava devrimini boğmak, yenilgiye uğratmak için açıktan faşist yüzünü gizlemekten çekinmeyen AKP’nin siyasi kararıdır. Urfa’yı DAİŞ üs merkezi, savaş karargahı olarak açan ve bizzat koordine eden AKP ve Genelkurmayı’dır” diye belirtti. AKP iktidarının katliamdan sorumlu olduğunu kaydederek, “Açıktan bu katliam DAİŞ’le ortak planlanmış ve talimatı verilmiştir” diyen PAJK, kınama açıklamasıyla katliamın geçiştirilemeyeceğini belirterek ekledi: “Büyük bir öfke patlamasıyla halk ayaklanacaktır, hesabını AKP’den soracaktır.” Devrimci-sosyalist gençliğin bilinçli olarak seçildiğinin altını çizen PAJK Koordinasyonu şu çağrıda bulundu: “Bu alçakça katliam ve saldırı gençliği savunma görevine çağrıdır. Devletin acente kurumlarına dönüştürülmüş tüm üniversitelerin, sömürgeci okulların boşaltılarak, yine tüm gençliğin derhal özgürlük saflarında yer alma zamanıdır. Örgütlü, planlı saldırılara karşı örgütlenme ve harekete geçme zamanıdır. Genç yoldaşlarımızın sosyalizm mücadelesi her daim büyüyecektir.”