
DTK, 28 Aralık 2011'de hava bombardımanıyla katledilen 34 kişi için organize edilen ışık söndürme eyleminin startını dün Roboskî Köyü'nde verdi. Türkiye genelinde yapılacak eylemde akşam saat 20.00 ile 20.30 arasında ışıklar Roboskî'ye adalet için sönecek.
Roboskî Katlima'nın ikinci ayında DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk bir heyetle beraber Uludere'ye gitti. Heyeti, Gülyazı Köyü'ndeki taziye çadırı önünde ellerinde katledilen evlatlarının fotoğraflarını taşıyan anneler karşıladı.
Tazminat suçu üstlenmektir
Ahmet Türk, burada yaptığı konuşmada, Türk Hükümeti'nin katliamın üstünü ciddiyetsiz açıklamalarla örtmeye çalıştığını belirterek, "Tek söyledikleri 'tazminat ödemeye hazırız.' Biz de diyoruz ki suç yoksa niye tazminat ödüyorsunuz. Tazimat ödemeyi esas alıyorsanız, suçlusunuz, suçüstü yakalanmışsınız. Halkımız tazminatın değil, katillerin ortaya çıkmasının peşinde" dedi.
Kürtler ders çıkarmalı
Türk, olayın üzerinden 2 ay geçmesine rağmen yüreklerdeki acıların taze olduğunu kaydederek, "Annelerimizin haykırışları, halkımızın çektiği acılar o katliamın yaşandığı gün kadar sıcak ve acı" diye konuştu. Kürt halkının bu katliamdan ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Türk, şunları söyledi: "Devletin Kürtleri ölümle katliamla terbiye etmeye yönelik politikaların değişmediğini gösteriyor. Bu katliamın benzerlerini halkımız yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Oysaki bu halk barış istiyor. Bu halk kucaklaşmayı istiyor. Annelerimizin yüreğindeki fırtınayı anlamayan kardeşlerimizin o özgürlük özlemini kavramayanlar sonuçta halkı susturmaya yönelik politikayı esas alıyor. Türkiye'de birçok şey değişmesine rağmen Kürtleri sindirmeye yönelik politikalarında değişim olmadı."
Herkes ışıklarını söndürmeli
Türk, "Işıkları söndürelim, Roboskî'yi unutturmayalım" kampanyasını Türkiye genelinde başlattıklarını belirterek, "Zulüm karşısında olduğunu söyleyen herkes; aydınlar ve halkımız bu katliamı unutturmamak için eylemimizi desteklemeli. Katliamı unutturmamak için her türlü eylemi yapacağız" diye konuştu.
Elçi mesaj gönderdi
DTK heyeti ile Roboskî'ye giden KADEK Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Baksi, katliamı kınadı. Genel Başkanları Şerefattin Elçi'nin rahatsızlığından dolayı köye gelemediğini bildiren Baksi, Elçi'nin gönderdiği mesajı okudu. Elçi mesajında, devletin Kürtlere yönelik katliam geleneğinin Osmanlı'dan beri sürdüğünü belirterek, bu katliamlarla Kürt halkını korkutmaya çalıştığını, ancak 89 yıldır bu katliamların devam ettiğini, Kürt halkının da korkmadığını ve özgürlüğü için geri adım atmadığını söyledi.
Alın tazminatınızı başınıza çalın
Barış Annesi Emine Özbek de Hükümeti eleştirerek, "Biz çocuklarımızı öldüresiniz diye büyütmedik. Alın tazminatınızı başınıza çalın. Siz olsaydınız oğlunuz ölseydi kanını parayla satar mıydınız? Biz çocuklarımızın katillerini istiyoruz" dedi.
Devlet bizimle dalga geçiyor
Acılı aileler adına açıklama yapan Ferhat Encü, tazminat teklifiyle devletin kendileri ile dalga geçtiğini belirterek, "Devlet daha isim bile koymadığı bu olay için bize tazminat vermek istiyor. Yani bizimle dalga geçiyor. Daha baştan biz bu tazminatı değil faillerinin ortaya çıkmasını istediğimizi kamuoyuna açıklamıştık" dedi. Encü, devletin hukuki mevzuatı gereği 60 gün içinde tazminat için başvuru yapmalarını istediğini belirterek, adaletin yerini bulmaması halinde olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımak zorunda olduklarını söyledi. Encü, "Devletin önümüze koyduğu hukuki mevzuattan dolayı yaptığımız başvuru, bazı sosyal medyada ve bazı medya sitelerinde kara propagandaya dönüştürüldü. Bu doğru değil failler ortaya çıkmadan tek bir aile tazminat kabul etmeyecek" diye konuştu.
DİHA/ŞIRNAK