Dünya hem kendi ekseni hem de güneşin etrafında dönüyor. Kavanoz dipli dünyada yaşayan 40 milyon Kürt’te bu adaletsiz dünyada yüzyıllardır statüsüz, her türlü ulusal ve demokratik haklarından yoksun olarak dönüyor. Osman Oğuz’un gazetemizde çıkan festival izlenimlerinde anlattığı gibi bir abe kırık Almancası ile gazetecilerin sorusunu yanıtlarken şöyle diyor; ”İN ALLE DÜNYA, KEİNE STATÜ. 40 MILLION KURDİSH KEİNE STATU. VERSTEHEN SİE?” Abe denen kişi her ne kadar Die Welt kelimesinin yerine Dünya kelimesini kullanmış olsa da ben derdini anlattığına inanıyorum. Ancak dünyanın, özellikle de batılıların Abe’yi anlamadığına da inanıyorum.

Yıllarca kendimizi anlatmaya çalıştık. Bizim de diğer dünya insanları gibi kendi topraklarımız üzerinde baskısız, sömürüsüz, kendi ulusal ve demokratik haklarımızla yaşama hakkımız olduğunu söyledik. Söylediklerimiz sağ kulaklarından girip, sol kulaklarından çıktı. Dünya kendi ekseni etrafında vede güneşin etrafında dönmeye devam etti. Bizde dünya ile birlikte dönmeye devam ettik.

Kabahat bizde mi, yoksa bizi anlamak istemeyenlerde mi? Galiba hem biz hem de bizi anlamak istemeyenler kabahatli. Can verdik, teke tek döğüşte yenilmedik, ancak kendimizi dünyaya iyi anlatamadık. Dünyada özellikle batılılar da halen Selahaddin Eyyubi’nin Hittin savaşında Kudüs krallığı ordusunu yenmesi ve Haçlı ordularının Ortadoğu’dan çıkartılmasının acısı var. Bu nedenle bizi anlamak istemiyorlar. Bizi hiç anlamıyorlar değil. Hesaplarına geldiği zaman DAİŞ’e karşı kara savaşlarında bizi destekliyorlar, ama iş statü sahibi olmamıza gelince kadim dostlarını kızdırmak istemiyorlar. Ya da kadim dostlarının “bakın G.Batı Kürdistan’da Kürtler statü sahibi olursa bizi kaybedersiniz, tercihinizi yapın” tehdidine boyun eğiyorlar. Eh birde sömürgecilerimizin devlet olma avantajları var. 40 milyon Kürt ise halen statüsüz.

Türk Ordusunun (TSK) desteklediği ÖSO’nun arkasına gizlenerek başlattığı anahtar teslimi askeri operasyonu devam ediyor. Maltepe’de konuşlu 2.Zırhlı Tugay’ından 90 tank daha İslahiye sınırına nakledildi. İslahiye G.Batı Kürdistan’da Efrin’in karşısında bulunuyor. Strateji uzmanlarının tahminlerine göre TSK’nin G.Batı Kürdistan’daki askeri operasyonu uzun sürecek. Selçuklular’dan bu yana Türkler girdikleri topraklardan bir daha çıkmamışlardır. Malazgirt’te 10.000 Kürt Mervani askerinin yardımı ile Anadolu’ya girdiler, çıkmadılar. 1974’te Kıbrıs’a girdiler bir daha çıkmadılar. İşte 42 yıl sonra Rum tarafı üçlü saldırmazlık anlaşması önerisinde bulunuyor.

Rusya ile Türkiye arsındaki buzlarda eridi. Güney akım projesine hız veriyorlar. Putin Charter uçuşlarına izin verdi. İran ve Türkiye Suriye’de demokratik federasyona karşı. Suriye rejimini de yanlarına alıp Kürtlere karşı koalisyon oluşturuyorlar. TC ile Suriye uzun zamandır ilişkileri iyileştirmek için görüşüyorlar. Kürtlerde değişen koşullara göre günlük hatta saatlik taktikler geliştirmek zorundalar. Ortadoğu’da diplomasi yapmak gündemi iyi izlemek ve kıvrak olmayı gerektiriyor. Heyecana kapılıp bu iyidir, bu kötüdür  dememeli. İlkelerden taviz vermeden değişken diplomasi taktikleri uygulamalılar.

Ortadoğu bataklığı tekin değildir. Herşeye hazırlıklı olunmalıdır. Dünyanın döndüğünü de unutmamak gerekiyor.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE  BU HAFTA: 

* 7 Eylül 1982’de, 14 Temmuz ölüm orucu eylemcilerinden PKK’nin kurucularından Kemal Pir Diyarbekir Askeri hastanesinde şehit düştü. 

*  8 Eylül 1975’de, Amed Lice’de meydana gelen depremde 2385 Kürt yaşamını yitirdi.

* Kürt artist, yönetmen, senarist, yazar ve 1968 yılında İstanbul Siverek Kültür Derneği Başkanı, fikir ve eylem adamı Yılmaz Güney 9 Eylül 1984’te Paris’te sürgünde mide kanserine yenilerek aramızdan ayrıldı.

* 11 Eylül 1961’de Güney Kürdistan’da KDP ve M. Mistefa Barzani’nin öncülüğünde Kürt direnişi başlatıldı.