Cizre’de neler oluyor? Türk ordusu Sur’da neler yaptı?
Resim kareleri, haberler ve onbinlerce askere rağmen, kazanılmayan zafer; boynu bükülmeyen Kürtler, zafer anıtlarının yükselmesine icazet vermeyen topraklar.
Katle karşı koyan inat;
Direnişle geri tepen namlular.
Travma kitaplarına, vahşeti aktaran broşürleri karıştırıyorum.
Yıllar önce: "Hitler’i Alman halkının anti semit geleneği başa getirdi"ye denk düşen tezi ile, Alman tarihçilerin belleğini allak bulak eden Goldhagen "soykırımı nasıl oluşur ve nasıl engellenir" alt başlıklı eserinde, Cizre ve Sur’da yaşananların paralelinde birçok tarih kesidini dökumanlaştırıyor.
Daniel Johan Goldhagen’ın "Savaştan daha da kötü" adını koyduğu eserinde, savaştan daha kötü olan: "ACILAR ÇAÐI".
Bu eserde, Cizre’de neler olduğunu anlamaya olanak sağlayan bir tarih karesini aktarmak istiyorum.
Alman Ordusu’nun Generali Lotha von Trotha, Güneybatı Afrika (günümüzün Namibya’sı)‘nda yaşayan Herero halkına hitaben 2 Ekim 1904’de ele aldığı bir Mektupta: "Halka sesleniyorum: Kaptanları birliklerime esir olarak teslim eden herkese 1000 Mark her kim ki Samuel Maharero'yu (1890’dan 1915’e kadar Alman Koruma Ordusu’a karşı Herero’ların ayaklanmasına öncülük etti) getirirse 5000 Mark alır...
Herero halkından olan herkes ülkeyi terketmeli… Alman sınırları dahilindeki, silahlı veya silahsız, sığırı olan veya olmayan, her Herero kurşuna dizilecektir. Kadınları ve çocukları kabul etmiyorum, onları halkına geri sürükleyip onlara ateş edilmesini sağlayacağım. Budur benim Herero halkına söyleyeceklerim". (Güçlü Kaiser’in Generali).
Alman generalinin "vur emri", Alman ordusunun "şöhreti"ni karanlığa gömdü.
Maharero’yu kimse teslim etmedi. Hereo halkı katledildi. Maherero 15000 kişilik bir kuvvetle, katliamdan kurtulmayı başardı….
"Ve böylece yirminci yüzyıl, kitle katliamları yüzyılı olarak start aldı". O zamanlar "Herero Sorunu"na karşı "katliam" çözüm seçeneği olarak yaşama geçirildi.
Hitler, Herero’ların katledilmesinden 35 yıl sonra Polonya’ya saldırmadan önce: "Kim bugün Ermeniler’in yokedilmesinden bahsediyor ki?"
Hitler’den sonra yarım yüzyılı aşkın bir süre geçti.
Sanki Türkiye’de geçmedi gibi.
"Dünyayı başlarına yıkarız" sözü Erdoğan’a ait.
"Cizre ve Sur temizleninceye kadar" sözleri de Erdoğan’a ait.
Ne biçim bir "memleket" bu Türkiye?
Kürtler temizlenecek, Türkiye’de aydın avı serbest; ayaklanmayan, biat eden bir halk yaratıldı; öyle mi?
Bu nasıl bir Kürdistan?
Hala Erdoğan’a biat eden ve "Kürt" olduğunu iddia eden 70 cıvarında "vekil", Erdoğan’ın etrafında canlı bir koruma duvarı örsün?
Direnen halka komşu korucular maaş alarak, katl makinesine dönüşsün.
Vurduran, kırdıran, temizlik (katliam) öngören tek adam rejiminin "şöhreti" hala dimdik duruyor ayakda; öyle mi?
Herero’ları katleden Alman ordusu Namibya’yı terketmek zorunda kaldı ve Herero halkının önderi Maherero Namibya’da bir halk kahramanı olarak kutlanır.
Alman Generali Trotha gibi Kürdistan halkına: "Ya boyun eğin, ya da çekip gidin, kadın çocuk dinlemeyiz, başkaldıran herkes teröristdir" diyen o adamın başına yıkılacak, o hiddet, şiddet dünyası!
Tarih tanıktır, unutmasın…