Son 40 yıldır Kürdistan ve bölge siyasetine damgasını vuran bir hareket var. Apocular olarak ortaya çıktıyar… Önce Türkiye devrimi ile ortak mücadeleyi esas aldılar. İstedikleri gibi olmadı. Ama kendilerinden kaynaklı değildi. Yüzlerini Türkiyeli devrimcilerle beraber Kürdistan’a döndüler. Ve Kürdistan’ın özgürlüğü için mücadele etmeye başladılar.

Abdullah Öcalan ve bir grup genç arkadaşı tarafından kurulan PKK’den söz ediyoruz.
İlk çıkışlarında sömürgeci devlet ve işbirlikçi Kürtler tarafından “marjinal ve işe yaramaz” olarak gösterilmek istendi PKK… Daha sonra PKK’liler müthiş bir direniş geliştirdi. Amansız bir direnişti. Türk devleti, bazı şoven solcular ve işbirlikçiler PKK hareketini “terörist” olarak göstermek istedi. PKK ise kendisini “insanlık hareketi” olarak tanımlıyordu.
40 yıl boyunca PKK insanlık için hareket ettiğini ortaya koydu, devletler ve onların uzantıları ise PKK’yi “terörist” olarak tanımlamak istediler.
Askeri alandan, medyaya, toplumsal alandan siyasete kadar her alanda PKK’ye karşı özel savaş politikaları ile algılar yaratmak istediler. Ama PKK direndi. Amed zindanında direnirken insanlığın onuruna sahip çıkanlar, daha sonra Kürdün onurunu, halkların kardeşliğini savundu. Onun için ordularla çarpıştılar. Ve sonra Şengal’de yüzbinlerce insanı katliamdan kurtarınca dünya PKK’nin büyük bir insanlık hareketi olduğunu gördü.
Şimdi utangaçça tartışıyorlar.
Örneğin Almanya’da yerel ve ulusal parlamentoda. ABD’de Beyaz Saray kulislerinde… Brüksel’de, Paris’te, Stokholm’de ve başka merkezlerde…
Oysa Türkiye’ye silah satmak, ihale almak için sıraya girmiş, ama PKK’yi yasaklıyor, Kürtleri tutukluyorlardı. Ancak şimdi Avrupa’sı, ABD’si, NATO’su baş edemediği IŞİD çetelerine karşı direnen ve onları yenen PKK gerçeğini görüyor…
Evet dünya PKK’yi anladı…
Kuzey Kürdistan’da çıkış yapan Öcalan önderlikli PKK hareketi giderek Kürdistan’ın her parçasına yayıldı. Türk devletinin askeri darbesine karşı direnişi örgütleyen PKK, zindanlarda, köylerde ve kentlerde katı zulüm politikalarına karşı eşsiz bir direniş gerçekleştirdi.
PKK hareketi, 15 Ağustos 1984’de Mahsum Korkmaz-Agit’in komutasında gerilla savaşını başlattı. Eruh ve Şemzinan baskınları ile adını duyuran PKK gerillası, 30 yıllık mücadele tarihinde önemli gelişmelere yol açtı.
Gerilla, Kürdistan üzerindeki baskı, ret ve inkar politikalarını sonlandırdı. Halkın direnişini geliştiren gerilla, Kürt halkının politik ve toplumsal bilincin gelişmesine de yol açtı. Gerilla her girdiği alanda toplumu bilinçlendiriyor, örgütlendiriyor ve serhildanlara kaldırıyordu.
Öcalan’ın öncülüğünde Kürdistan’da özgürlük mücadelesini derinleştirerek sürdüren PKK gerillaları, 30 yıllık süre içerisinde Kuzey Kürdistan’da halkı sömürgeci devletin bütün şiddet politikalarına karşı korudu.
Türk devletinin katı inkar politikalarını geriletti. Kuzey Kürdistan’da devrim içinde devrimler yarattı. Öz savunma bilincinin toplumda gelişmesini sağladı. İnkarcı devleti, PKK karşısında diyalog ve çözüm zeminine çekmeyi başardı.
PKK gerillalarının ortaya çıkardığı demokratik ulus bilinci, Doğu Kürdistan’da da kendisini özgürlük bilinci olarak gösterdi.
Öcalan’ın önderliğindeki PKK ve gerilla hareketinin mücadele birikimi Rojava’da halk devriminin geliştirdi. 19 Temmuz 2012’de geliştirilen Rojava Devriminin giderek bölgesel özellik kazanması da yine PKK gerillalarının ortaya koyduğu 30 yıllık mücadelenin sonucuydu.
PKK gerillaları Güney Kürdistan’da da önemli gelişmelere imza attı. Özellikle IŞİD çetelerinin Şengal’deki yüz binleri hedefleyen katliam politikalarını engelledi. Êzîdîlerin savunmasını gerçekleştirdi. Çetelerin, Maxmur, Hewler ve Kerkük’e girişini engellemede ve direnişin örgütlendirilmesinde de gerilla tarihi bir çıkış yaptı.
Özellikle Şengal’i bırakıp kaçan KDP güçlerinin güney halkında yarattığı moral bozukluğunu gerilla direnişi geliştirerek ortadan kaldırdı.
Gerilla 30 yıllık direniş tecrübesi ile çetelerin Güney Kürdistan’a girişini engelledi. Özellikle Maxmur ve Kerkük çevresinde direnişe öncülük etti. Yani PKK gerillası 15 Ağustos 1984’de başladığı mücadelesini bugün Kürdistan’ın dört parçasında büyüterek sürdürmektedir.
Süleymaniye-Kerkük hattından, Maxmur-Hewler-Şengal’e Cezaa’dan Kobanê’ye, Êfrin ve Halep’e katar uzanan bir cephede gerilla öncülüklü direniş devam ediyor...