El Kaide saldırısında yaşamını yitiren İtalyan gazeteci Maria Grazia Cutuli adına verilen ödüle Jin News Haber Müdürü Safiye Alağaş layık görüldü. Alağaş, tutuklanan Jin News muhabirlerini hatırlattı, “Uluslararası alanda gazeteciliğimiz ödüllendirilirken, Türkiye’de tutuklanıyoruz” dedi.

w Alağaş; “Bu ödülü aldığım haberi bana iletildiğinde aklıma ilk Gurbetelli Ersöz geldi. Keşke Gurbetellielli Ersöz, Deniz Fırat, Nûjiyan Erhan, Ayfer Serçe, Evrim Alataş gibi güzel insanlar, yarattıkları bu başarıları görebilseydiler. Ödülde hepsinin bir parça emeği var” dedi.

EVRİM KEPENEK / BİA HABER MERKEZİ

“Ödülü almak çok güzel bir duygu. Sadece kendi adıma değil,  Kürt kadın gazeteciliği için güzel bir ödül. Türkiye’de Kürt kadın gazeteciler olarak, kadın gazeteciliği alanında öncülük ediyoruz. Örnek bir mücadele ve yayıncılık pratiği sergiliyoruz. Dünyadaki tüm kadınlara ilham kaynağı olduğumuzu düşünüyorum. Dünyada ilham kaynağı iken ne yazık ki Türkiye’de baskı altında çalışıyoruz. Web sayfamız sürekli engelleniyor.”

Jin News Haber Müdürü Safiye Alağaş’ın bu sözleri söylemesinin nedeni, aldığı Maria Grazia Cutuli ödülü.

Maria Grazia Cutuli ödülü

Cutuli, Afganistan’da 19 Kasım 2001’de El Kaide’nin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Çalıştığı kurum Corriere Della Sera gazetesinin yer aldığı RCS grubu, onun adına her yıl cesaretli kadın gazetecilere ödül vermeye başladı.  Alağaş, ödülün bu yılki sahibi oldu.

‘Gazetecilik pratiğimiz takdir edildi’ 

 

bianet’e konuşan Alağaş, şöyle dedi:

“Yaptığımız haberler gerekçe gösterilerek gözaltına alınıyor, hatta tutuklanıyoruz. İşte dün İzmir’de Melike Aydın ve Ruken Demir arkadaşlarımız tutuklandı. Bir tarafta gazetecilik pratiğimiz uluslararası alanda takdir edilirken, Türkiye’de ise karşılığı tutuklanmak olabiliyor.”

 

‘Baskılara karşı hep kararlıydık’

“Esasında bu baskılar altında iyi bir gazetecilik yaptığımızı düşünüyorum. OHAL sürecinde birçok basın yayın organları kapatıldı. İnsanlar ne iş yapacağını bilemedi. İşsiz kaldılar. JINHA da bu süreçte kapatıldı. Biz işsiz kaldığımızı düşünüp köşemize çekilmedik. Tam aksine inatla gazetecilik yapmaya devam ettik. Bize dayatılan umutsuzluk, çaresizliği kabul etmedik. Kendi imkanlarımızı kendimiz yaratıp yeniden yeniden sahalara indik. Her defasında daha büyük bir baskılarla karşılaştık. Bu baskılara karşı her defasında daha azimli daha kararlı olarak alandaydık.”

 

‘Aklıma ilk Gurbetelli geldi’

“Kadın gazetecilik alanı birkaç yıl içerisinde oluşan bir alan değil” diyerek sözlerini sürdüren Alağaş, şunları söyledi:

“Gurbetelli Ersöz’ün dün, bugün Deniz Fıratların bize bıraktığı bir miras. Bu ödülü aldığım haberi bana iletildiğinde aklıma ilk Gurbetelli Ersöz geldi. Gurbetelli’nin gazetecilik alanında bize bıraktığı büyük bir miras var. Benim de ilham kaynağım. Keşke Gurbetellielli Ersöz, Deniz Fırat, Nûjiyan Erhan, Ayfer Serçe, Evrim Alataş gibi güzel insanlar, yarattıkları bu başarıları görebilseydiler. Çünkü bugünkü başarılar onların emeğinin sonucu yaratılan başarılardır. Ödülde hepsinin bir parça emeği var.”

 

‘Birbirimizden güç alıyoruz’

“Ödülün aynı zamanda şöyle bir anlamı var. Dün Gurbetelli Ersöz sahada mücadele etti. Gurbetelli’nin mücadelesini Maria Grazia Cutuli devraldı. Maria’nın mücadelesini Deniz Fırat devraldı. Dün El Kaide Maria Grazia Cutuli’yi katletti. Bugün IŞİD Deniz Fırat’ı katletti. Dün Maria Grazia Cutuli’nin yarım bıraktığı gazetecilik mücadelesini Deniz yürüttü.

“Bugün sahada başka kadın gazeteciler yürütüyor. Dünyanın neresinde olursak olalım kadınlar olarak birbirimizden habersiz değiliz. Her yerinde mücadele ediyoruz. Emperyalist, kapitalist sistemler birbirimizden habersiz olduğumuzu düşünebilir. Fakat bizim birbirimizden haberimiz var. Birbirimizden güç alıyoruz. Verdiğimiz gazetecilik mücadelesini başka bir ülkede, alanlarda başka kadın arkadaşlarımıza devir edebiliyoruz. Her koşulda sahada direnmeye gazetecilik yapmaya devam edeceğiz.”