SUNA ALAN /LONDRA


1 Ekim ve 12 Kasım tarihleri arasında Londra, Spark-Devrimci Rus Film Festivali’ne ev sahipliği yapacak. 

Rus Devrimi Yüzüncü Yıl Komitesi’nin devrimci film festivali olan Spark, Londra’nın en ünlü iki bağımsız sineması olan Phoenix ve Rio’da gerçekleşiyor. Festival, adını Rus devrimci gazetesi İskra’dan (Spark- Kıvılcım) alıyor. Festivalde, yönetmenliğini Vsevolod Pudovkin, Sergei Eisenstein, Dziga Vertov and Esfir Shub’in yaptığı erken Sovyet sinemasının klasikleri gösterilecek. Yine Warren Beatty’in yönettiği, ‘’Kızıllar’’ (Reds) filmi, soğuk savaşın en tepesindeki devrimle ilgili benzersiz ve cesur bir Hollywood filmi olarak gösterilecek.


Ekim Devrimi’nde filmin rolü

Devrimi anlatmak ve kazanmak için bir araç olarak filmin potansiyeli erken dönemde genç komünist film yapımcıları tarafından fark edildi. Filmi, Marksist teoriyi yenilikçi yollarla sinemaya uygulayan güçlü bir iletişim ortamına dönüştürdüler. Eisenstein görüntülerin yan yana yerleştirildiği, yeni anlamlar yarattığı ve izleyici duygularına heyecan katan bir montaj teorisi geliştirdi. Günlük tecrübeleri belgeleyen dramatik kurguyu reddeden Dziga Vertov, Kino Pravda aktüalite filmlerini özel efektler ve deneysel düzenleme teknikleri kullanarak yönetti. Bolşevik hükümetinin fikirlerini yaymak için Rusya çapında yolculuk yapan “agit trenlerine” eşlik etti. Trenler, çoğu okuma yazma bilmeyen köylülere filmler göstererek projektörleri taşıyordu.


Sovyet sinemasının mirası

Sovyet sinemasının yirminci yüzyıl boyunca ve sonrasında film teorisini ve uygulamasını etkileyen, uluslararası düzeyde kalıcı bir etkisi oldu. Orson Welles, İtalyan Neo-Realistler, Charlie Chaplin, Alfred Hitchcock, Luis Buñuel, Jean-Luc Godard ve Francis Ford Coppola gibi film yapımcılarına ilham kaynağı oldu.

Festival kapsamında gösterilecek filmler şöyle:


Petersburg’un Sonu 

(The End of St Petersburg)

1 Ekim - 14:00 Rio Sineması / Dalston

Vsevolod Pudovkin’in yaptığı film, Birinci Dünya Savaşı öncesinde kırsal fakirlikten kaçmak için St. Petersburg’a göç eden bir köylünün hikayesini anlatıyor. İşe muhtaçtır, grev kırıcı olur ve yanlışlıkla köyünden bir diğer işçinin tutuklanmasına neden olur. Utanır, adamın serbest bırakılması için çabalar ve bir kavga sonrası hapse atılır. Bir mahkum olarak, siperlerde ‘Rusya Ana’ için savaşmaya gönderilir. Savaş tecrübesi ile politikleşmiş olarak, bir isyan çıkarır ve St Petersburg’a bir devrimci olarak döner.


Kızıllar (Reds)

8 Ekim - 16:00 Phoenix Sineması 

/ East Finchley

Warren Beatty’in yönettiği, Warren Beatty, Diane Keaton, Jack Nicholson’un başrollerini oynadığı ve 3 saatlik 1981 yapımı dönemsel tarih filmi. Film, Dünyayı Sarsan On Gün kitabının yazarı John Reed ile feminizmin öncülerinden Louise Bryant’in yaşadığı aşk ile birlikte 1917 Ekim Devrimini konu alıyor. 1920’lerde Amerikan politika ve sanat ortamını irdelemektedir. Film, yönetmen Warren Beatty’ye En İyi Film ve Yönetmen dalında Oscar ödülü getirmiştir.


Potemkin Zırhlısı 

(Battleship Potemkin)

15 Ekim - 14:00 Rio Sineması / Dalston

Potemkin Zırhlısı, 1925 yapımı sessiz bir film. Film Türkiye’de ilk kez 1927’de gösterilmiştir. Yönetmeni Sergei Eisenstein’dır. Konusunu Potemkin Zırhlısı Ayaklanması olarak bilinen gerçek bir olaydan almıştır. “Potemkin Zırhlısı Ayaklanması” 1917’de gerçekleşecek olan Ekim Devrimi’nin bir provası niteliğinde olduğu için film, 1925 yılında Sovyet hükümeti tarafından bir devrim propagandası filmi olması için özellikle ısmarlandı. Ama Sergei Eisenstein bunun çok ötesine geçerek filmde kurgu (montaj) ile ilgili kuramlarının tamamını deneme fırsatı buldu. Ortaya sinemasal açıdan da devrimci bir film çıktı, artık sinemada kurgunun hayati bir önemi olduğu anlaşılmıştı. Potemkin Zırhlısı, 1958 yılında Belçika’nın Brüksel şehrinde açılan Dünya Fuarında “tüm zamanların en büyük filmi” olarak ilan edilmişti.


Ekim (October) 

22 Ekim - 13:15 Phoenix Sineması 

/ East Finchley

Sergei Eisenstein’ın 1928’de çektiği sessiz filmde, Petrogard’da 1917’de monarşinin sona ermesinden sonra yine aynı yılın Kasım ayında barışçıl hareketlerin artmasıyla yaşanan olaylar belgesel niteliğinde canlandırılıyor. Lenin, Nisan ayında dönüyor. Temmuz’da önceden planlanmayan bir başkaldırıya ön ayak oluyor ve Lenin’in tutuklanması isteniyor. Ekim’in sonlarına doğru ise Bolşevikler 10 gün boyunca dünyayı sallarlar. 


Romanov Hanedanının Düşüşü 

(The Fall of The Romanov Dynasty)

29 Ekim - 14:00 Rio Sineması / Dalston

Romanov Hanedanı, 1613’ten 1917 Şubat devrimine değin Rusya’yı yöneten hanedan. Ekim devriminin on yılına dair görsel bir belge olarak amaçlanan Shub’un belgeseli, ayrıntılı arşiv araştırması sırasında ele geçirilen görüntülerden derlendi. Film, savaş öncesi yıllardan başlayıp Çar’ın yıkılışına ve Ekim 1917’de sona eren olaylara kadar devrimin seyrini anlatıyor. Shub’un etkili derlemesini ve düzenleme tekniklerini örneklendiren bu çalışması 1917 öncesinde Rus siyasetinin ve toplumun canlı bir kaydının yanı sıra eski düzenin sonsuza dek süpürüldüğünü göstermektedir.


Kameralı Adam 

(Man With a Movie Camera) 

5 Kasım - 13:00 Phoenix Sineması

/ East Finchley

Kameralı adam, Sovyet yönetmen Dziga Vertov’un yazıp yönettiği, emekleme sürecindeki sosyalist bir ülkenin ve orada yaşayan insanların anlatıldığı 1929 yapımı belgesel film. Gündelik yaşamı herhangi bir oyuncu, dekor, ya da kurmaca olmadan kendi akışı içinde anlatmaya çalışan film şehirleşme, makineleşme, insan ve makinenin eşgüdümlü uyumu üzerine odaklanmıştır. Sinema’nın “gerçeğin düzenlenmiş hali” olması gerektiğini savunan Vertov filmlerdeki kurmacanın bir afyon olduğunu savunur. Bu nedenden ötürü Kameralı Adam filmi, sinemada gerçeğin olduğu gibi çarpıtılmadan yansıtılması bakımından önemli bir yer tutar.


Grev (Strike)

12 Kasım - 14:00 Rio Sineması / Dalston

Eisenstein’ın ilk uzun metrajlı filmi Çarlık Rusyası’nda bir greve işaret ediyor. Sert ve gizli devrim öncesi dünyada, Bolşevikler, işçiler arasında ajitasyon faaliyetleri yürütürken, polis casusları ajan provokatörler olarak aralarına sızıyorlar. Filmde Proletkult Tiyatrosu’ndan aktörler, kalabalık sahnelerde gerçek hayatta olan Moskova fabrika işçileriyle birlikte oynuyorlar. Sinemada bir dönüm noktası olan Grev, Eisenstein’ın öncü montaj teorisini ilk kez hayata geçirmiştir.