
Mardin’in Kerboran (Dargeçit) ilçesi kırsalında 7 arkadaşıyla hava saldırısı sonucu şehit düşen HPG komutanlarından Halil Arıtürk’ün (Bedran Koçer) 22 yılı Kürdistan dağlarında yürüttüğü mücadeleyle geçti. Arıtürk, Koçerlerin Mamedi Aşireti’nden kalabalık bir ailenin çocuğu olarak 1976 yılında yaylalarda dünyaya gelir. Arıtürk’ün ağabeyi Ömer Arıtürk (Bedran Koçer) 1990 yılında Bitlis’in Norşîn ilçesinde bir grup arkadaşıyla PKK saflarına katılır ve ailede ilk PKK saflarına katılan kişi olur. Çok geçmeden şehit düşen Ömer Arıtürk’ün mezarının nerede olduğu hala bilinmiyor. Ağabeyi PKK saflarına katıldığı zaman küçük olan HPG’li Arıtürk de yaşamının 18 yılını koçerlikle geçirir ve devlet baskısı nedeniyle ailesiyle birlikte Norşîn’den Batman’a göç eder. Arıtürk, Batman’da “Ağabeyimin intikamını almak için” diyerek, PKK saflarına katılır.
Büyük Bedran’ın izinde
Ağabeyinin kod ismi olan ‘Bedran’ı alarak dağlara giden Arıtürk, katıldığı yılda Batman’ın Kozluk ilçesi Kenik (Yanık) köyü yakınlarında çıkan çatışmada ayağından yaralanır. Büyük Bedran’ın izinde mücadeleye katılan küçük Bedran’ı ailesi anlattı. Ağabeyinin hayatını anlatan Ercan Arıtürk, “Büyük Bedran’ın Parti’ye katılması ve şahadeti onun üzerinde büyük bir etki yarattı. Partiye çok büyük bir ilgisi vardı. Hiç okul okumadı, koçerlikte büyüdü. Hiç okuma ve yazması yoktu. Parti’ye katıldıktan sonra çok güzel okuma ve yazmayı da öğrendi. Yaylada bir arkadaşıyla çobanlık yaparken, askerler tarafından işkenceye maruz kalmış ve buna büyük öfke duymuştu. PKK ona her şeyi anlattı. Okuma ve yazma bilmeyen Bedran, PKK içinden büyük bir komutan oldu” dedi.
Bedranların mücadelesi durmaz
“İki Bedran’ı bu mücadeleye verdik, ama karşımızdaki düşman da çok iyi bilsin bizim Bedranlar bitmez” diyen Arıtürk, şunun altını çizdi: “Bu mücadele var oldukça ve Kürdistan özgürlüğe kavuşmadan Bedranların mücadelesi yerde kalmaz.”
Arıtürk’ün annesi Habibe Arırtürk de şunları söyledi: “20 yıl boyunca onu görme ve sessini duyma hasretini çekiyordum. Bu hasret en son 2014 yılında onu görmemle bitti. Devletin zulmü onu dağlara gitmeye zorladı. Onun şahadetiyle sürekli başım dik olacak.”
Zînê Ana Bedranları anlattı
Büyük Bedran’ın annesi ve Küçük Bedran’ın üvey annesi Zînê Arıtürk de, büyük Bedran’ı anlatmakla başlıyor sözlerine: “Büyük Bedran hiçbir zaman demiyordu gerilla olacağım. Giderken de düğüne gitmişti ve düğünden sonra dönmedi. Gerillaları çok severdi ve sürekli onlarla gezerdi. Şehit olduğunu duyduk ama cenazesini hala görmüş değiliz. Şehit düştüğüne dair ismi bile daha açıklanmamıştır.”
Anne Arıtürk, “Gidiş o gidiş, onu hiç görmedim” dediği küçük Bedran için de “İçimde çok büyük bir hasret bıraktı” dedi.
BİLAL GÜLDEM/DİHA/BATMAN