
Türkiye sosyalist hareketin çınarı, Kürt dostu Vedat Türkali ailesi, mücadele yoldaşları, dostları ve okurları tarafından zılgıtlar, halaylar ve şarkılarla toprağa verildi.
Tedavi gördüğü Yalova Devlet Hastanesi’nde 5 gün önce yaşamını yitiren Vedat Türkali için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Sabahın erken saatlerinden itibaren yazarlar, siyasetçiler, Türkali’nin mücadele yoldaşları, okurları ve sevenleri cami avlusuna akın etti.
Düşmana inat bir gün daha
Camiye gelenler Türkali’nin tabutuna kırmızı karanfiller bırakırken, Türkali’nin kızı Deniz Türkali, oğlu Barış Pirhasan ve torunlarına taziye dileklerini iletti. Türkali’nin torunu Ceren Casalini ise törene üzerinde “Düşmana inat bir gün daha” yazılı tişörtle katıldı.
Cenazeye çok sayıda kurum, siyasi parti, sendikanın yanı sıra kapatılan Özgür Gündem gazetesi tarafından çelenk gönderildi.
Teşvikiye Camiinde yapılan cenaze törenin andından “İstanbul” şiirinin okunmasıyla Vedat Türkali’nin cenazesi alkış ve zılgıtlarla omuzlara alındı. Cenazeyi omuzlayan binlerce kişi, “Halkların ve barışın dostunu uğurluyoruz” pankartı arkasında bir araya gelerek, Zincirlikuyu Mezarlığı’na doğru yürüyüşe geçti.
Tabutun üzerine ‘Komünist’ kitabı
Türkali’nin tabutunun üzerine karanfiller ve “Komünist” kitabı konuldu. Alkış ve sloganlar eşliğinde alınan Türkali’nin cenazesi cenaze aracına taşındı. Kitle, tarafından tabutun üzerine kırmızı flama atılırken, bir yandan da “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganı atıldı. Cenaze aracının hareket etmesiyle birlikte polisler kalkanlarla kitlenin önünü kesti. Sık sık, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganını atan kitle, polisin engellemesine rağmen yürüyüşünü sürdürdü.
Aslında yürüyüş polis eşliğinde yapıldı. Harbiye’den Mecidiyeköy’e doğru yürüyen kitlenin önü Şişli Camii önünde bir kez daha kesildi. Polis halkın dağılması yönünde anons yaptı. Kitle ise polis barikatını da aşarak yoluna devam etti. Daha sonra Cevahir AVM’nin önüne geldiğinde ise polis cenazeye katılanlara plastik mermi ile saldırdı, Vedat Türkali’nin posterini yere fırlattı. Kitle, “Yaşasın Halkların Kardeşliği’’ sloganlarıyla yürüyüşe devam etti.
Türkali’nin naşı Zincirlikuyu Mezarlığı’nda 2013 yılında yaşamını yitiren 72 yıllık hayat arkadaşı eşi Merih Pirhasan’ın yanına defnedildi.
KÜLTÜR SERVİSİ
Dedemi kaybettim
Vedat Türkali’ye 7 yıldır yardımcı olan Nermin Çiçek, “Dedemi kaybettim” dediği Türkali’nin ardından şöyle konuştu: “7 yıldır baktığım yoldaşımı, dedemi kaybettim. Cenaze töreninde ağlanmasını istemezdi. Gözyaşını sevmezdi çünkü. ‘Hep gülün’ derdi.”
“Vedat Türkali benim için bir amcaydı” diyen HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise, “Torunu ve kızıyla birlikte büyüdüm. Hiç ölmeyecek, Türkiye’de barışın tesisi olarak o köşede duracak sanırdım. Hem Vedat amca olarak onu kaybetmiş olmaktan hem de Türkiye olarak bu kadar değerli bir insanı kaybettiğim için çok üzgünüm” diyerek duygularını paylaştı.
Vedat Türkali’nin yalnız Kürt meselesinde değil Ermeni meselesinde de mücadele ettiğine değinen HDP Milletvekili Garo Paylan ise, ”Vedat ağabey yüzyıllık karanlık içinde bir barış çağrısıydı. Ona barışı hediye edemeden uğurluyoruz ama barışı hediye etmek için mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
Ona borcumuz barış olsun
Vedat Türkali’nin mezarı başında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, büyük bir değeri kaybettiklerini belirterek, “Onurlu bir yaşam nasıl yaşanır bize gösterdi. Ona borcumuz barış olsun! Onu son derece anlamlı bir günde uğurluyoruz. Onurlu barış için çok büyük emekleri vardı. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde uğurluyoruz. Bizlere bıraktığı miras bizim için talimattır. Ülkemizde barış onun gibi düşünenler tarafından getirilecek. Fiziken aramızdan ayrılabilir ama eserleriyle toplumda her zaman var olacaktır. Bir dahaki 1Eylül’de, Vedat Türkali’nin bize emanet ettiği bu topraklardaki barış sözünü mezarı başında ona söylemek tek dileğimiz“ dedi.
Direniş insanıydı
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da, “Türkali bizim açımızdan tarihle bugünü ve yarını temsil eden bir kişiydi. Bizler onun yazdıkları şiirler, romanlar, sözleri ve bilinciyle aydınlandık. Direniş insanıydı. Son nefesine kadar tüm dünya halklarının özgürlüğü için direnmeye devam etti. Onunla yoldaş olduğumuz için gururluyuz. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde uğurluyoruz” dedi.
EMEP MYK Üyesi Levent Tüzel, “Arkasından ah vah ederek değil örnek kişilik olarak yad etmeliyiz Vedat Türkali’yi” dedi.
Yazarken de
yaşarken de
namuslu bir aydındı
Vedat Türkali’nin ilk romanını 50’sinden sonra yazmasına rağmen geride kült eserler bıraktığını ifade eden Yazar Ayşegül Tözeren, “Vedat Türkali, Bir Gün Tek Başına ile çıktığı yolculuktan sonra geriye bir edebiyat mirası bıraktı. Bir konuşmasında ‘Sonuç değil, çözümün kendisini istiyoruz’ demişti. Dilerim barış dileği gerçek olur. Yazarken de yaşarken de namuslu bir aydındı” dedi.
Oyuncu Aytaç Arman ise şöyle dedi: “Sözcükleri çok iyi kullanırdı. Onun için Vedat ağabeyi biz değil, eserleri anlatabilir. Emeğin mücadelesini veren bir özgürlük anıtıydı Vedat Türkali.”