Atölyenin kurucularından Yasemin Mit, "Hayallerimi gümüşün erimesinde görüyorum ve tasarımlarım genelde içsel yolculuğumu anlatıyor" dedi.
Amacının kazanç elde etmek olmadığını, kadınlarla birlikte üretim sürecine dahil olmak olduğunu aktaran Mit, 2014 yılında açtığı atölyede keyifle üretime başladıklarını söyledi.
'Türkiye'de kadının adı yok'
Kadının üretim sürecinden uzak tutulduğu Türkiye'de yaptıklarının sanattan dahi sayılmadığını ifade eden Mit, şöyle devam etti: "Metal ile boğuşmak kolay değil. Bir erkeğin gücüne, bir kadının hassasiyetine sahibim. Ben kendime şekil vererek, metale şekil verdim" diye anlattı.
'Birbirimizden ilham alıyoruz'
Yaklaşık 6 ay önce kursa başlayan Gonca Ocakçı da, duyguları metale dökmenin çok ilginç olduğunu söyledi. Yaptığı her takının o günkü duygu dünyasını yansıttığını ifade eden Ocakçı, "Burada hiyerarşi yok, birbirimizden ilham alıyoruz. Geleneksel örneklerle günümüz örneklerini harmanlıyoruz. Ortaya yeni ürünler çıkıyor" dedi.
Kursiyerlerden Arzu Çevik ise, bir insanın kendisi ya da bir arkadaşı için emek vererek bir şeyler üretmesinin bambaşka bir duygu olduğunu kaydetti. Yaptığı takıların kendi ruh halini yansıttığını aktaran Çevik, "Sade olmayı sevdiğim için sade ürünler çıkarmaya çalışıyorum" dedi.
DİHA/MERSİN