• Açlık grevini eylemini 5 Nisan’dan beri ölüm orucuna dönüştüren tutsak avukatlardan Ebru Timtik’in teyzesi, hukuksuzluğunu reddedip adalet istediğini söyledi.

Açlık grevi eylemini 5 Nisan Avukatlar Günü’nde ölüm orucuna çeviren avukatlardan Ebru Timtik’in teyzesi Sultan Kaya,“Onlar meslekleri gereği hukuksuzluğa karşı çıkmayı seçtiler” dedi.

İstanbul’da Çağdaş Hukukçular Derneği’ne (ÇHD) Kasım 2017’de yapılan siyasi operasyonun ardından tutuklanan avukatlara toplam 159 yıl hapis cezası verilmişti. Avukatlar, adil yargılanma haklarının yok sayıldığını belirterek, açlık grevi eylemine başlamıştı. Eyleme başlayan avukatlardan ÇHD'nin tutuklu Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Ayşegül Çağatay, 5 Şubat'ta başlattıkları eyleme 3 Mart'ta ara vermiş; Barkın Timtik, Ebru Timtik, Oya Arslan ve Aytaç Ünsal ise süresiz-dönüşümsüz olarak devam edeceklerini duyurmuştu. ÇHD, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde düzenlediği toplantıda, Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik’in eylemlerini ölüm orucuna dönüştürdüğünü duyurdu. Silivri Cezaevi’ndeki Ebru Timtik 103, Aytaç Ünsel 70 gündür eylemini sürdürüyor. Koronavirüs salgını sonrası cezaevlerinde avukat ve aile görüşünün kısıtlanması nedeniyle yalnızca telefon görüşü yapabilen avukatların yakınları, yaşamlarından endişe ediyor.

Zor bir yaşamı oldu

Dersimli emekçi bir ailenin dört çocuğundan en büyüğü olarak 14 Haziran 1978’de Elazığ’da dünyaya gelen Ebru, öğretmen olan babasının tayini nedeniyle ailesiyle İstanbul’a yerleşiyor. Henüz 7 yaşındayken babasını kaybediyor ve evin geçimini üstlenen annesine belli bir yaşa geldikten sonra çalışmaya başlayarak yardım ediyor. Daha sonra Erzincan’da kazandığı Hukuk Fakültesi öğrenim ihtiyaçları için üniversite süreci boyunca çalışan Ebru, annesiyle evin sorumluluğunu paylaşmayı sürdürüyor. Üniversite eğitimini bitirdikten sonra başladığı avukatlık mesleğinde çevresi tarafından “azimli ve duyarlı” bir kişilik olarak tanınan Ebru, emekçi bir ailenin çocuğu ve yaşadığı zorlu yaşamın gereği olarak aldığı davalarda kadınların, emekçilerin, işçilerin haklarını savunuyor, seslerine ses oluyor. Dört yıl önce annesini kaybetmesinin ardından sorumluluğu artan Ebru, dışarıda yakınları katledilen aileler için mücadele ediyor, evde ise kardeşlerine emek veriyor.

 

Bu acı tarif edilemez

Ebru’nun tüm bu dönemlerde en büyük destekçisi olan teyzesi Sultan Kaya, Jinnews’e konuştu. Kaya, “Tek istediği ezilenler için adalet. Açlık grevini başlatmalarının ve bu eylemlerini ölüm orucuna dönüştürmelerinin nedeni de bu adalet isteminin devamı. Bu ülkede bir avukat olarak adalet arayışlarını açlık grevi ve ölüm orucuyla duyurmaya çalışıyorlar. Bu dahi ülkenin geldiği durumu gözler önüne sermeye yetiyor” dedi.

Ebru ile telefonda görüştüklerini ancak ölüm orucu kararını haberlerden öğrendiğini aktaran Kaya, şunları ifade etti: “Avukatlar Günü kutlanırken, bu ülkede iki avukat ölüm orucuna başladığını duyurdu. Bu acı tarif edilemez. Adalet istiyor yeğenim. Bundan ötesi yok. Silivri Cezaevi’nde koronavirüsü salgını vakası görüldüğü öğrenildi. Bu durum endişemizi de arttırdı. Bu nedenle acil tahliyelerini istiyoruz. Ya sebepsiz yere yıllarca cezaevinde tutulacaklardı ya da meslekleri gereği hukuksuzluğa karşı çıkacaklardı. Onlar meslekleri gereği hukuksuzluğa karşı çıkmayı tercih etti. Olması gereken bu. Yeğenimin verdiği kararın yanındayım. Adaleti kim istemez ki?” İSTANBUL