Festivalin ticarileştiğini, kapitalizm ve militarizm karşıtı özelliklerini yitirdiğini belirten bazı sol gruplar ‘Pride Festivali’ne katılmayacaklarını açıkladı. Başını anarşistlerin çektiği gruplar, alternatif bir EBT Festivali yapıyor.
EBT Hareketi ortaya çıkışından bu yana iç çekişme ve çatışmalara sahne oldu. RFSL (Eşit Cinsel Haklar Federasyonu) 1950 yılında kurulduktan sonra iki eğilim arasındaki çekişmeler başladı. Bir kesim örgütü EBT’lerin buluşacakları bir platform olarak görürken bir başka kesim de örgütün politik çalışmalara ağırlık vermesini savundu. Toplumda var olan ataerkil değer yargıları EBT hareketine de doğrudan yansıdı. Eşcinsel erkekler lezbiyenlerin kendileri ile aynı haklara sahip olmak için verdikleri mücadeleye sıcak bakmadı. Hayal kırıklığına uğrayan lezbiyenler gruplar halinde RFSL’yi terketti. Örgüt içinde eşcinselliğin dışa karşı gizlenmesini savunanlarla tersini düşünenler arasında da anlaşmazlık yaşandı. Transvestiler örgütten dışlandı 


Üniformalara karşı çıktılar
EBT hareketi içinde 1998 yılında Avrupa Pride Festivali’nin yapılması sırasında birlik sağlandı. Sol gruplar sağ parti ve grupların festival içinde yer almasını kabul etti. Kadın ve erkekler arasındaki sürtüşmelerin engellendiği festival büyük ilerleme kaydetti. Festivalin kitleselleşmesi, ordu, polis ve devlet kurumlarında çalışan EBT’lerin üniforma ve flamalarıyla festivale katılmaları yeni sorun ve çatışmaları da beraberinde getirdi. Bazı sol gruplar militarizmi temsil eden asker ve polislerin üniformaları ile festivale katılmalarına ve seminer ve panel düzenlemelerine karşı çıktı.
EBT Hareketi içindeki çelişkiler geçtiğimiz yıl Göteborg’de yapılan festivalde iyice açığa çıktı. Bir grup İsveç Göçmen Dairesi’nin örgütlediği semineri engelledi. Bir mahkeme kuran aktivistler onbinlerce ilticacının İsveç’ten atılmasına karar veren Göçmen Dairesi personelini festivalden atma kararı aldı. Geçit töreni sırasında da Göçmen Dairesi’nin ilticacılara karşı tutumunu protesto etmek için karşı gösteri yapıldı.
Stockholm’de geçtiğimiz yıl düzenlenen festivalde katılımcılardan bazıları devletin vurucu gücü olmakla suçladıkları polis ve askerlerin festivale katılmalarına karşı çıktı. Lezbiyen bir polisin yüzüne tüküren bazı göstericiler, ordu mensuplarının başlarının üzerinde ‘Görevim öldürmek’ yazılı dövizleri taşıdı.
Mayıs ayında Uppsala ilinde yapılan festivalde etkinliğin anti-kapitalist ruhuna uygun olmadığı gerekçesiyle liberal ‘Halk Partisi’nin festivale katılması engellendi. ‘Çevre Partisi Yeşiller’ liberallere yapılan uygulamayı protesto ederek festivalden çekildi. EBT hareketi içindeki ayrışma bu yıl Göteborg’de düzenlenen festivalde daha da derinleşti. 20 civarında genç nefret suçları hakkında seminer veren polisleri engelledi ve polisi protesto eden sloganlar attı.

İltica Dairesi görmek istemiyorlar

Silahlanma ve savaş karşıtları ile bazı sol örgütler festivallerin politik bir içeriği olduğunu belirterek asker, polis ve bazı devlet kurumlarının festivalde yer almasına karşı çıkıyor. Silahlanmaya karşı pek çok radikal eyleme imza atan Ofog adlı örgütün yöneticisi Kristina Johansson ilticacılar ve göçmen örgütleri ile çalıştıklarını, kendi ülkelerinde polis ve askerin baskı ve işkencesine uğrayan göçmenlerin polis ve askerler katıldıkları için festival içinde yer almaktan kaçındıklarını belirtiyor. İlticacı EBT’lilerin yurtdışı edilmesi yönünde kararlar veren İsveç Göçmen Dairesi’ni de festivalde görmek istemediklerini söylüyor.

MURAT KUSEYRİ / STOCKHOLM