birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün
akıp gideceğiz hayata.
Duvarlar yıkılacak,
açılacak bütün kapılar
bilesin.
Benim yüreğim
sensin şimdi
seni vurur durur...
Ve yine damla damla
çoğalıyorsun içimde.
Yılmaz GÜNEY
PolitikART yayın hayatına başladığı günden beri, yazarı cezaevinde bulunan çok sayıda öykü, deneme, şiir ve makaleyi yayınladı. Her sayımızda, ‘içeriden’ adını verdiğimiz sayfa ile siyasi tutsakların yazım çalışmalarına yer vermeye özen gösteriyoruz. İlk zamanlar bu yazılar dolaylı bir şekilde bize ulaşıyordu. Malum, Avrupa’da yayın yapan bir gazetenin ekiyiz. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki mahpusların yazıları, orada çıkan Özgür Gündem okur temsilcisi Hüseyin Aykol’dan alabiliyorduk.
Sonra bir gün, Sincan Cezaevi’nde yatan Zeynep Avcı isimli siyasi tutsaktan PolitikART’a mektup geldi. Meğer Zeynep’in Avrupa’da yaşayan bir yakını, ekimizde yayınlanan yazısını görünce o sayıyı saklamış ve bir şekilde Zeynep’e ulaştırmış. Sincan Cezaevi’nin ‘görülmüştür’ mührünü taşıyan o mektuptan sonra değişik cezaevlerinde kalan çok sayıda siyasi tutsaktan mektuplar almaya başladık. Her biri bizim için paha biçilemez kıymette. Ve her sayımızda sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz bu cezaevi öyküleri, şiirleri ve denemeleri. Böylece bir köprü rolünü oynamaya çalışıyoruz, ‘içeridekiler’le ‘dışarıdakiler’ arasında.
Bu sayımızda ise dosyamızı onlara, öykülerine ayırdık. Adıyaman E-Tipi Cezaevi’nden Kadri Alkoç ve Adıyaman Cezaevi’nden Cömert Bozkurt’un PolitikART’a gönderdiği öyküleri beğeni ile okuyacağınızı düşünüyoruz. Bolu F-Tipi Cezaevi’nden Naif Bal’ın ‘Annemin tavukları’ başlıklı öyküsü ise, geçen yılki Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinliği’nde Türkçe Öykü dalında birinciliğe layık görülen çalışmadır.
Ve gelelim diğer sayfalarımıza... PolitikART’ın olmazsa olmazlarından portre sayfasında bu kez, Pelşîn Tolhildan’ın kaleminden Zeynep Erdem’in hayat ve mücadele öyküsünü bulacaksınız. Hemen yanında, çok sayıda stran, şiir ve öyküye konu olmuş Dewrêşê Evdî destanının hikayesi var. Dewrêş ile Edûlê’nin aşk hikayesini, Dewrêşê Evdî müzikalinin yönetmeni Giyasettin Şehir PolitikART okurları için yazdı.
Geride bıraktığımız hafta, Türkiye’de okullar açıldı. Kürt öğrenciler ise, anadilde eğitim talebiyle bir hafta boyu birçok yerde okulları boykot etti. Yaşar Aksu, kendi öyküsünden yola çıkarak Kürt çocuklar için anadilde eğitimin önemini değerlendirdi.
Zeki Özdağ ismi birçok Dêrsimli için tanıdık bir isimdir. Zeki Dede, Bava Duzgin ziyaretini on yıllardan beri koruyan, onun hizmetkarı idi. Geçtiğimiz günlerde hayata veda etti. Bava Duzgin’ın mekanını ziyaret etmiş olan herkesin gördüğü, klamlarını dinlediği, dualarına kulak verdiği Zeki Dede’yi Deniz Bilgin yazdı.
Özgür Amed ise, ‘Simülatif ve karanlık yaşamın iletişimsizliği’ başlığı altında ‘L’âge des ténèbres’ (Karanlığın gölgesinde) filminden yola çıkarak, günümüz insanının iletişim sorununa eğildi. Cezaevi öykülerine doyamayan okurlarımız içinse Mehmet Söğüt’ün ‘Son gece’ başlıklı öyküsüne yer verdik.
Bu sayımızı da beğeni ile okumanızı dilerken, 75’inci sayımızın çıkacağı 8 Ekim’e dek hoşçakalın...