Dünya üzerindeki birçok inançta kırk sayısına özel önem atfedilir. Bu, o inancı taşıyan halkların kültürel ve toplumsal yaşamında etkili olur. Özellikle Ortadoğu'da kökeni eski dönemlere dek giden 40 sayısı, Babil'de Ülker yıldızının gözden yittiği kırk günlük süreyi temsil eder. Bu nedenle kırk sayısı Babil'de endişe, beklenti ve sabrı temsil eder. Kırk hazırlığın, denemenin, cezalandırmanın da sayısıdır.
Annemarie Schimmel, "Sayıların Gizemi" adlı kitabında 'hazırlama ve tamamlama' başlığı altında kırk sayısını incelemiş. Kırk sayısının büyük sayılar arasında en büyüleyicisi olduğunu düşünen yazar, sayının Ortadoğu'da yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekmiş. Bunun ayın 28 nokta ile 12 burcun bileşimiyle de açıklanabileceğini, Stohenge'deki 40 büyük taş sütunun 40 basamak çapında kutsal bir daire içinde düzenlenmiş olmasının bu kültürün astronomik kökenli olma ihtimalini de ortaya koymuştur.
İslamda, Hz. Muhammed'in ilk vahiyini aldığı 40 yaşını, İbrani gelenekte Süleyman ve Davud'un kırk yıllık hükümdarlıklarını, Ortodoks inançta Nuh Tufanı'na neden olan yağmurların yağdığı kırk günlük zamanı, Yahudilikte Musa'nın dağda geçirdiği 40 günü, İsa'nın mezarda geçirdiği 40 saati, Alevilikte Kırklar Cemi söylencesini simgeler. Halk bilgeliğine bağlanan söylencelerde, masallarda, özdeyişlerde ise 40 sütunlu saraylar, 40 atlı kahramanlar, 40 erkek ya da 40 kız çocuk doğuran analar, 40 serüvene atılan kahramanlar, 40 hazine bulanlar, kırk gün süren şölenler vb. yaygın olarak işlenir. Tarihin, yaşamın birçok aşamasında karşılaştığımız bu sayının neden bu denli gizemli olduğu araştırma konusudur.
PolitikART'ın bu sayısında dosya olarak kırk sayısının kökenini ve pratik simgelerini araştırdık. Birçok inanç ve kültürde farklı anlamlar atfedilen kırk sayısının mitolojik kökenini yazar Burak Eldem kaleme aldı. Yazar Esat Korkmaz ise kırk sayısının inanç ve kültürlerde büründüğü simgeleri irdeledi. Yazar Haşim Kutlu da Alevilerde Kırklar Cemi'ni anlattı.
Dosya dışında da beğenerek okuyacağınız yazılar yer alıyor. Bunlardan ilki Dr. Ömer Uluçay'ın denbêjlik ve dengbêjler üzerine hazırladığı dosya. Uluçay, Kürt kültürünün bu önemli öğesinin geliştirilmesi için öneriler de sunuyor. Deniz Bilgin 'Eylül zamanı'nı anlatırken, Dağın Dili bölümünde ise Cevahir Ömürcan'ın 'Ateş ve Çocuk' adlı yazısı yer alıyor. Süleyman Özcan ise mizahın toplumlar açısından önemini aktarıyor.
Portre sayfasında 22 Ekim'de yaşamını yitiren Kürt şair Cegêrxwîn'i, kişiliği üzerine etkide bulunan olgularla birlikte Mirhem Yiğit yazdı. Yazarımız Günay Aslan ise Kuzey Kürdistan'da 20 Ekim 1990'da çıkarılmaya başlanan haftalık gazete Yeni Ülke'nin hikayesini sizler için kaleme aldı.
Yazar Fuat Kav ise 25 Ekim 1992 tarihinde yaşamını yitiren Gülnaz Karataş'ı (Bêrîtan) yazdı. İçeriden bölümünde de M. Sait Zambak'ın "Küçük bir evren olmak" yazısına yer verdik. Yeni sayımızda buluşmak üzere, hoşça kalın.
editörden