Peki Kürt mutfağı yok mu? Tarım toplumu olarak şekillenmiş bir halkın yemekleri, ayrı bir kategori, bir isim olarak değerlendirilmeyi hak etmiyor mu?
Kürdistan dağları ve kentleri, çok sayıda farklı ota, yemişe, ürüne ev sahipliği yaptıkları gibi, bunun sayısız bileşimi, zenginliğine de tanıklık ediyor. Ülkemizdeki geç kentleşme, yemek açısından bir avantajı da yaratıyor; bir dağın iki yüzünde bile kendine özgü ayrı tarifleri görmek mümkün. İklim, coğrafya ve inancın beraber belirlediği yemek kültürü, özgün nüans farklarıyla Kürt mutfağını adeta bir deryaya, lezzet cennetine dönüştürüyor.
Amed, Mahabat, Efrîn, Süleymaniye, Wan, Dîlok, Dêrsim, Agirî, Colêmerg... Her birinin yemek alışkanlıkları başka; her biri birbirinden özgün binlerce tarife ev sahipliği yapıyor.
PolitikART'ın bu sayısında da bu konuya kısa ama önemli bir giriş yapıyoruz. 140. sayımız, hem bilgiye hem yemeğe açlığınızı arttıracak bir sayı olarak karşınızda...
Bunun dışında, değişik konularda dosya dışı yazılar da var. Onları da keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.
PolitikART-141'de görüşmek üzere...
editörden