Özgürlüğün, umudun, dayanışmanın, direnişin, kardeşleşmenin... İnsan olmaya dair ne kadar değer varsa, Rojava’yla birlikte anılıyor bugün. Hal böyle olunca, dünyanın dört bir yanından insanlar, yüzlerini Kürdistan’a dönüyor. Meşrebince ve elinden geldiğince omuz veriyor, Kürt’ün onur kavgasına. Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika kıyılarına değin tüm coğrafyalarda, yalnız halkın zafer inancı değil, insanlık aleminin yarattığı en güzel değerlerden enternasyonalizm de diriliyor, yeniden.

Rojava Devrimi’ne gelene kadar enternasyonalizm, artık bir menkıbeye dönüşmüştü. Evet, böyle bir değer vardı; ancak uzak bir geçmişe dairdi. Rojava’yla birlikteyse, düşen ve dövüşenlerce yeniden gerçek dünyamıza taşındı o güzel menkıbe. Madrid Savunması’nın marşlar eşliğinde rap rap yürüyen koca yürekli Enternasyonal Tugayları, Miştenûr Tepesi’nin özgürleştirilmesine, Serêkaniyê Direnişi’ne, Şengal savunmasına katıldı. Barbarların bütün istila girişimlerine, Kürt’le omuz omuza siper ettiler canlarını.

Bunca değer yaratılmışken, PolitikART’ta da konuşmamak olmazdı. Bu sayımızın konusu, halkların kolektif düşünün, emeğinin, kavgasının adı olan enternasyonalizm.

İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

158. sayımızda görüşmek üzere!