“Bu şekilde bizi Türk yapacaklarını mı sanıyorlar? Ne olursa olsun, Kürt olmaktan 

vazgeçmeyeceğiz; ne olursa olsun 

yurdumuzu, mahallemizi, evimizi, 

toprağımızı terk etmeyeceğiz.”

Ayşe Tokay (Silopi’den bir yurttaş)


Kürdistan tarihinin en önemli anlarından birine tanığız. Kentlerimiz, isyanın nihai kazanımlarına gebe bir direnişin mekanı oldu. 

“Öz yönetim” talebiyle yürütülen ve Türk devletinin süregiden vahşi katliamlarına da yanıt olan direniş, çok farklı boyutlarıyla bir tartışmanın da konusu. Fakat açık olan bir şey var: Kürtlerin statü talebiyle yüz yıldır inişler ve çıkışlarla, farklı formlarla sürdürdüğü mücadele bugün, talebi dışlayan hiçbir çözümü kabul etmeyecek düzeye ulaştı.

Bu direniş, hem siyasal alanda hem de toplumsallıkta önemli kırılmalar yarattı; Kürt sorununun tarihsel serüveninde şimdiden bir dönüm noktasına dönüştü. Cizîr’in, Sûr’un, Silopî’nin, Kerboran’ın, Nisêbîn’in, Hezex’in, Gever’in... Kürdistan’ın barikatlarında dövüşenlerin ve düşenlerin sözü, eylemi, bugünden kurulmaya başlanan yarınımızda umudu hiç tükenmeyecek bir menkıbe olarak yaşayacak aramızda.

181. sayıda da buna yoğunlaştık. Hem direnişten hikayeleri hem de tartışmaları okurlarımıza olanağımızca ulaştırmak istedik. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Gelecek sayıda görüşmek üzere...