Kapitalizmin gittikçe artan krizine eşlik eden, emperyalist rekabet ve bu rekabetin bedelini ödeyen halkların savaş, acı ve gözyaşlarının eşliğinde Dünya Ekonomik Forum (World Economic Forum - WEF) 42. kez toplanıyor. Bu 42. kez dünyaya, yaşamımızın her alanına yeniden biçim vermenin zirvesi anlamına geliyor. WEF’in 2012 programına bakılırsa ve dikkatlice izlenirse, dünyanın ve insanlığın her alanına efendi kesilmiş edası dikkat çekiyor. Uluslararası sermaye bugünümüz, geleceğimiz, çevremiz, özel yaşantımız, neyi ne kadar yiyeceğimiz, olası tepkilerimizin nasıl terbiye edileceği, kaç saat uyuyacağımızı, kaç saat onlara hizmet edeceğimizi, teknolojiden ne kadar yararlanacağımız, kaç çocuk yapacağımız vb ne varsa yeniden dizayn edeceğini duyuruyor ve buyuruyor. Gündemlerinde Sri-Lanka toplu katliamı, Filistin, Kürdistan’da soykırımlar, Afganistan, Irak kan gölü, yok ama bu ülkelerin nasıl paylaşılacağı, kimin efendi olacağı, hangi silah tekellerinin büyüme sağlayacağı tartışılacak.
WEF’in açılışı “İnsan hayatına hizmet etmek, şefkat göstermek ve başkalarına yardım etmek” başlıklı “şefkat” oturumuyla başlayacak. Dinleyiciler duygusal anlarla başımıza hümanist kesilmeye başlayınca, 2 oturumda “yeni liderlik” teması işlenecek. Elbette yeni liderlik kavramına sanat, bilim, kelimelerin gücü, yeni nesiller vb bir cilalama eşlik ederken, hayatın bu alanlarına hükmetmenin sermayeye getirileri gösterilecek. Siz kapitalizmin ne denli “şefkatli” olduğuna kendinizi alıştırırkan, karşınıza 3. oturumda “Pazar sorunları, finans sisteminin yeniden ele alınması ve değişik boyutları”yla bulunduğunuz yerin ne olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Ve ardından 4. oturum “enerji tüketimi, arz talep, güvenlik ve sürdürülebilirlik” konusuyla, para hırsının erenji kaynaklarına ve çevreye nasıl yöneldiğini ve hizmete koyulduğunu göreceksiniz.
Ardından Time Dergisinden German This’in yöneteceği oturumda “kapitalizm yüzyılımızda başarılı mı? Geleceği belirsizm mi? “tartışmalarını izlerken, sermayenin de eskisi gibi rahat olmadığını, uykularının kaçmaya başladığını hissedeceksiniz. Ve elbette bu korkunun devamı olarak “Küresel Riskler 2012” oturumunda Ekonomi ve kamu güvenliğini yöneten Küresel sistemlerin nasıl gözden geçirilmek istendiğine tanık olacaksınız. Bu elbette Küresel güvenlik ortamının gittikçe kaybolduğu anlamına gelecektir. “Zihin ve Makine” konulu panelde ise Nöroloji ve beyin teknolojileri alanında son keşifler ele alınarak, sermayenin insan gücünü azaltarak, makina gücünden nasıl yararlanacağı tartışılacak. Bu tartışma “ulus ötesi değerler belirlenmesi, geleneksel değerler ve otoritesi konularıyla” sermayenin kendine göre global değerler belirlemesi ve bunu kültürel alanda da egemen kılmasının yolları aranacak. Ve sıra paylaşım alanlarına gelecek. Asya’nın gücü ve global ekonomideki yeri, Arap baharı, ekonomik reformlar, İslami partileirin bölgedeki rolleri ve bölge şekillenirken global sermayenin oynayacağı rol ile söz konusu bölgelerin sermayeye sunduğu olanaklar irdelenecek.
Özetle kendini dünyanın efendisi görenlerin, ‘çözüm zirvesi’ diye sundukları ama aslında sorunların kaynağı durumunda olan WEF bizler uyurken, uyunık kalmayı başararak kaderimizi şekillendirecek, geleceğimizi yönlendirecek ve şampanyalar patlatarak bunu bir kutlamaya dönüştürecektir. İyi seyirler...