Kongra Star’ın çağrısı üzerine İngiltere’den giden heyet içerisinde yer alan Julie Ward, “Direnişin merkezinde olan kadınlardan bir pasifist olarak çok etkilendiğini ifade etti.  Gözlemlerini AP’ye taşıyacağını söyleyen Ward, “Efrînlilerin güvenli bir şekilde evlerine dönme koşullarının yaratılması önceliğimiz olmalı” dedi. 

Rojava kadın hareketi Kongra Star’ın "Kadınlar Efrîn için ayakta" kampanyası kapsamında dünya kadınlarına yaptığı çağrı üzerine Rojava’ya giden İngiliz heyeti, Rojava’daki ziyaretlerini tamamladı. Kobanê, Cizîr ve Tebqa'da çeşitli temaslarda bulunan heyet, Şehba’ya geçemedi. Heyette yer alan Avrupa Parlamentosu (AP) sol grup üyesi Julie Ward ve İskoçyalı aktivist Sarah Glynn, gözlem ve değerlendirmelerini ANF’yle paylaştı.

‘Bir pasifist olarak çok etkilendim’

Rojava’da olmanın ilham verici bir deneyim olduğunu belirten Ward, “Kadınlar direnişin merkezinde. Savunma mantığını anlıyorum; eğitim, katılımcılık, ekonomik uğraş ve savaşmayı seçen kadınlarla bir savunma söz konusu. Bu durum bir pasifist olarak beni çok etkiledi. Ellerine silahları almış savaşmaya hazır kadınları görmek benim için zorlu oldu. Buna büyük bir saygım var. Mesela Anna Campbell de benim ülkemden buraya, bu değerleri savunmaya geldi" dedi.

‘Şehba’yı ziyaret edemedik’

Şehba’daki kampları ziyaret etmeyi çok istediklerini ama koşullardan dolayı ziyaret edemediklerini dile getiren Ward, Kobanê’de tanıştığı Efrînli bir aileden edindiği izlenimi şöyle anlattı: "Kobanê'de Efrînli bir aileyle tanıştık. Kadının yeni doğan ikizleri, küçük bir çocuğu da vardı. Annesi hareket edemeyecek bir durumda, eşiyse yaralıydı. Onlarla Efrîn konusunu yakından konuşma ve Türk devletinin yarattığı büyük korkuyu gözlemleme fırsatımız oldu. 'Zeytin ağaçlarımızı, evlerimizi hayvanlarımızı geride bırakmak zorunda kaldık' dedi. İnsanlar her şeyini bırakmak zorunda kalmış."

‘Efrîn güvenli hale getirilmeli’

Ward, gözlemlerini Parlamento'ya taşıyacağını kaydederek şöyle konuştu: "Bu insanların istediği şey evlerine tekrar dönebilmek. Evlerine dönebilme koşullarını yaratabilmek önceliğimiz olmalı. Bu bir noktada gerçekleşmek durumunda. Eğer orası hâlâ tehlikeli bir durumdaysa ve geri döndüklerinde şiddet yaşama durumları olacaksa onların geri dönebilecekleri bir şekilde Efrîn'in güvenli hale getirilmesi gerekiyor."

En çok endişe verici şeyin, şu anda boşalan yerlere başka insanların yerleştirilmesi olduğunu belirten Julia Ward, "Etnik temizlik boyutunda demografik değişim gerçekleştiriliyor. Orada tekil bir nüfusunun oluşturulması Erdoğan'ın çıkarına olacaktır. Bu sorunun adını koymamız gerekiyor" dedi.

‘Öcalan’ın fikirleri toplumsallaşmış’

Heyette yer alan İskoçyalı aktivist Sarah Glynn ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fikirlerinin yalnızca gençleri değil bütün kesimleri etkilediğini gördüğünü, insanların yüzlerindeki gülümsemenin kendisini çok etkilediğini belirtti. Glynn, "Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük toplumsal değişimin yaşanmış olması gerçekten çok etkileyici. Kafamda çok daha fazla soru uyandı, bu soruları cevaplayabilmek için daha çok insanla konuşmam gerektiğini hissediyorum" dedi.

‘Rojava’ya bakarak sistemi inşa edebiliriz’

Başka bir dünyanın mümkün olduğunu ve bunun bir örneğinin de Rojava olduğunu ifade eden Glynn, "Bilindiği gibi İskoçya da bağımsızlık istiyor ancak bunun eski gibi olmasını istemiyoruz. Sistem değişikliği ihtiyacı artık herkes tarafından bilinen bir şey. Başka bir dünya mümkün evet, ancak bunun örnekleri de gerekiyor. Rojava’ya bakabilir ve burada gerçekten bir şeyler inşa edildiğini görebiliriz" diye konuştu.

‘Kapitalizme karşı direniş var’

Kısa bir ziyaretin Rojava’daki sistemin nasıl çalıştığını tam olarak anlaşılmasına yetmeyeceğini ama Rojava’da gördüğü en umut verici şeyin insanların başarabileceklerine dair inançları ve kendilerine güvenleri olduğunu söyleyen Sarah Glynn devamla şunları dile getirdi: “Buradaki sistemin kapitalistleşmesine izin vermemek için bir direniş var, şirketlerin buraya nüfuz etmesine engel olmak çok önemli faaliyetler yürütülüyor. Ben de barınma hakkı konusunda çalışmalar yürütüyorum. Ev fiyatlarının ve kiraların denetlenmesi fikrini çok yerinde buluyorum. Başka yerlerde yaşayan ve bu konuyu dert edinen insanların da ilham alabileceği bir uygulama bu.

Şu anda buraya karşı uygulanan ambargo birçok şeye engel teşkil ederken bir yandan da dışarıdan gelebilecek sömürü tehlikesini aslında ortadan kaldırıyor. Kapitalist rekabete yer bırakmayan bir yapı oluşmuş oluyor. Umarım buradaki kurumlar da bu konudaki çalışmalarında başarılı olur ve sistemin burayı sömürmesinin önüne geçmeye devam edebilirler."

‘Efrîn direnişi etkileyici’

Kobanê’de gördüğü şehitlikten ve Efrîn direnişine dair duyduklarından çok etkilendiğini belirten aktivist, "Kobanê'nin özgürleştirilmesinden sonra şehit düşen çok insanın mezarı vardı. Kobanêli olup da başka yerlerin özgürleştirilmesi sırasında ölen birçok insan var. Bu da insanların ne kadar büyük bedeller ödediğini ve ne kadar özveriyle uğraştıklarını gösteriyor. Ayrıca Efrîn'i daha evvel görmemiş olmaktan büyük bir üzüntü duyuyorum. Herkes Efrîn'de birçok şeyin çok daha gelişmiş olduğunu, demokratik yapıların çok güçlü olduğundan bahsediyor. Umarım Efrîn en kısa zamanda geri alınır” diye konuştu.

Rojava’da neler yaşandığını anlatmanın ve Türk devletinin ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğu konusunda insanları bilinçlendirmenin önemine dikkat çeken Glynn, Rojava’yla iletişimini devam ettireceğini belirtti.

HABER MERKEZİ