The Guardian muhabiri Yasmine Bjornum, Pasifik’te yer alan küçük ada ülkesi Vanuatu’daki insanlarla ve yetkililerle görüşerek ülkenin olası bir kovid-19 salgınına karşı nasıl önlemler aldığını ve şu an ülkedeki günlük yaşamın nasıl ilerlediğini anlatan bir haber kaleme aldı. Medyascope’un çevirdiği haberde , pazar sabahı toplam 62 kişi Vanuatu’nun başkenti Port Vila’nın muhteşem manzaralı otelinden çıkış yapmak için bekliyordu. Bu 62 kişi Sağlık Bakanlığı tarafından 14 gün süren bir karantinaya alınmışlardı. Bu insanlar, Vanuatu’nun sınırlarını Covid-19 ile mücadele kapsamında kapatmasından önce ülkeye gelen son kişilerdi.
Turizmin durması büyük darbe vurmuş
Vanuatu toplam 80 adadan oluşan ve Avustralya’nın bin 800 km doğusunda yer alan, 300 binden daha az nüfusa sahip bir Pasifik ülkesi. Afrika’daki ve Pasifik’teki birkaç küçük ülke dışında koronavirüs her bölgeye yayıldı. Vanuatu ile birlikte Palau, Solomon Adaları, Tonga ve Samoa gibi Okyanusya ülkeleri dünyanın merkezine oldukça uzak olmaları dolayısıyla henüz salgından etkilenmedi. Ancak düşük gelir düzeyleri ve yetersiz sağlık hizmetleriyle salgının bu ülkelere sıçraması büyük bir felaketi de beraberinde getirebilir. İşte bu korku Vanuatu halkının davranışını ve yaşam şeklini değiştirmiş durumda.
Vanuatu’nun gayrisafi milli hasılasının yüzde 40’ını sağlık ve turizm sektörü oluşturuyor. Pek çok insan da turizm geliri olmadan ülke ekonomisinin nasıl iyileştirileceğini tartışıyor.
Yolcu gemileri hareket etmiyor ve Vanuatu’nun en büyük havayolu firması da seyahatleri durdurdu. Restoranlar ve barların çoğu sahipleri tarafından gönüllü olarak kapatılırken bir kısmı hükümetin kısıtlamaları ile hareket ederek saat 19:30’dan sonra kapanıyor. Akşam 9’dan sabah saat 04:30’a kadar da sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.
Pahalıya mal olur
Hükümetin Covid-19 ile mücadeledeki danışma ekibinin sözcüsü Russell Tamata ise hükümet tarafından alınan agresif önlemleri savunarak, “Virüsün nasıl yayıldığını biliyoruz ve kültürümüze, yaşam şeklimize baktığımız zaman bunun virüsün yayılmasına kolaylık sağladığını görüyoruz. Eğer virüs ülkemize gelirse bu bir felaket olur. Bu noktada sınırlarımızla ilgili aldığımız katı önlemleri sürdürmeliyiz. Bizim korkumuz virüsün ülkeye girmesi halinde hızlıca yayılacağı, çünkü bunu önleyecek mekanizmalara sahip değiliz. En ufak bir hata bize çok pahalıya mal olabilir” diyor.
“Hastanelerde toplam 20 boş yatak, 2 suni solunum cihazı var”
Ülkenin en büyük hastanesi olan Vila Merkez Hastanesi’nde yalnızca 20 yatak boş ve Tamata da sadece iki tane suni solunum cihazı bulunduğunu söylüyor. Çin hükümeti Nisan sonu Vanuatu’ya yoğun bakım ünitesi ve solunum cihazı gibi oldukça önemli tıbbî ekipmanlar göndereceğini açıklamıştı.
Ülkede şu an toplam 60 doktor bulunuyor ve pek çoğu yeni mezun. Hemşire sayısının azlığından dolayı Vanuatu 2019’un ortalarından beri Solomon Adaları’ndan hemşire istihdam ediyor.
Koronavirüs hakkında yazmak yasak!
Tamata’ya göre en büyük sorunlardan bir diğeri de dezenformasyon ile mücadele etme. Bu bağlamda Vanuatu yönetimi 26 Mart günü ülke çapında olağanüstü hal ilan ederken Ulusal Afet Yönetim Ofisi’nden izinsiz olarak Covid-19 hakkında hiçbir makale basılamayacağını ilan etmişti. Bu karar ülkedeki basın özgürlüğünü de tartışmaya açmıştı.
Tamata bu konuyla ilgili olarak ise şunları söylüyor: “Bizim dilimiz olan Bislama’ya tercüme edemeyeceğimiz çok sayıda bilimsel kavram var ve bunlar kolayca yanlış yorumlanabilir. Korkumuzun işimizi yapmamıza engel olabileceği bu tip zamanlarda insanların düşüncelerini yönetmek önemli.”
Vanuatu Covid-19’u sınırlarından uzak tutmaya çalışırken iki gün önce gerçekleşen Harold kasırgası ile büyük yara aldı. Henüz facianın bilançosu netleşmese de koronavirüsün yayılmasını engellemek için alınan pek çok önlem doğal olarak boşa gitti. Normalde beşten fazla sayıda kişinin bir araya gelmesi yasak iken insanlar büyük gruplar haline sığınaklara doluştu. HABER MERKEZİ