TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi İlham Ehmed değişen siyasi dengeler, Duhok toplantısı, Rusya’nın Rojava’ya yaklaşımı, Efrîn’in son durumu ile Kobanê’de devam eden direnişe ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

Duhok Anlaşması’nın gerekleri yapılıyor mu?

Anlaşmaya göre görüşmeler, Qamişlo’da devam edecek ve somut adımlar atılacaktı. Ancak ENKS şimdiye kadar toplantılarını bitirmedi ve görüşmelere gelecek temsilcilerinin kimlerden oluşacağını henüz belirlemedi. Dolayısıyla Duhok Anlaşması’nın henüz pratikleşmediğini söyleyebiliriz. ENKS’nin de uluslararası siyasetin değiştiğinin farkında olması lazım. Kürtler hızlı hareket etmeli.

Özsavunma Kanunu’na yönelik eleştiriler var. Anlaşmanın bir etkisi olur mu?

Özsavunma özünde topraklarını savunanların gönüllü hizmetidir. Bazılarının dediği gibi zorunla yapılması gereken bir askerlik değildir. Bazı kesimler özsavunmanın önemini, dar ve siyasi çıkarları için farklı yorumlamak istiyor. Bu yaklaşımlar Rojava’yı boşaltmaya hizmet etmekten başka bir şey değildir. Gerçekten de öyle bir dönemdeyiz kiş herkes ‘hangi parti veya hareket içindeyim’ demeden özsavunma görevlerini yerine getirmelidir.
Özsavunma Kanunu çok zor değildir. Herkes kendini 6 ay içerisinde kolaylılıkla eğitip ülkesine hizmet edebilir. Bu şekilde vicdanlarını rahatlatabilir. Özsavunma bir parti ya da hareket için değil, bir halkın savunması içindir. Onun için de Özsavunma Kanunu’na karşı çıkanlar kara propaganda yapmazlarsa bile hizmet etmiş olurlar.
 
Son gelişmelerle birlikte uluslararası güçlerin Kürtlere yaklaşımında nasıl bir değişim oldu?

Bölgedeki savaş, ululslararası güçlerin de siyasi savaşıdır. Buna 3. Dünya Savaşı, diyoruz. Bu savaş özellikle Kobanê içinde yürütülüyor. Kobanê’deki direniş ise Kürtler üzerindeki siyaseti değiştirdi ve Kürtlerin gerçekliğini ortaya çıkardı.
Uluslararası güçler bir süre önce Kürtlerin güç olması durumunda düyayı bozacaklarını söylüyorlardı. Şimdi onlar da farkında ve Kobanê direnişiyle Kürtler dünyanın yakından tanıdığı bir gündem haline geldi.
Kürtler her zaman barış için rolünü oynamış ve bölgede bozgunculuğa izin vermemiştir. Uluslararası güçler Kürtleri tanıdıkça halkları bir araya getirebileceğini ve var olan sorunları çözebileceğini anladı. Bu esas üzerine Kobanê herkesin kendini ulaştıracağı merkez oldu. İmha, inkar ve yoketme siyasetini Kürtlere dayatan ululararası ve bölgesel güçler, Kobanê’de yürüttükleri siyesetlerinin doğru olmadığını geç de olsa fark ettiler. Şimdi de Kürtlerle diplomatik görüşmeler yürütüyorlar. Kısaca Kobanê uluslararası siyasetin seyrini değiştirdi.

Bir heyetiniz Türkiye’de görüşmeler yapıyor, acaba bu görüşmelerde bir sonuç ortaya çıkar mı?

Efrîn Kontonu’na bağlı heyetimiz görüşmelerini komşuluk ilişkilerini sürdürmek üzere gerçekleştiriyor. O yüzden de ittifaklar ve görüşmelere ihtiyaç vardır. Görüşmelerin iyi geçtiğini ve iyi bir ağırlamanın olduğunu belirtebiliriz. Bazı yetkililer görüşmelerin sürmesi gerektiğini belirtiyor. Bu görüşmelerdeki hedef, herkesin bizi tanıması ve var olan problemlerin belirlenmesidir.

Kürtlere karşı uluslararası dengeler değişiyor, ancak Rusya şimdiye kadar resmi bir şey söylemedi. Acaba Rusaya’nın sessizliği neden kaynaklanıyor, Ruslarla görüşmeleriniz var mı?

Rusya’nın sessiz olduğunu söyleyemeyiz. Değişen siyeset dengelerinin Rusları düşündürdüğünü söyleyebilriz. Değişen siyasi gelişmeleri de göz önünde bulundurarak tavırlarını netleştirmeli, koalisyon içerisinde yer alıp almayacaklarını kısa sürede açıklamalıdır. Rusya ve Amerika arasında diyalog var. Suriye’nin durumu üzerinde birçok konuda anlaşmazlıkları derindir. Bizim de Ruslarla görüşmelerimiz oluyor.

Size göre Kobanê’nin geleceği nasıl olacak?

Belki pratik anlamda tam olarak gerçekleşmemiş ancak siyasi, ahlaki, stratejik ve askeri anlamda Kobanê kurtulmuştur. Bunlar kurtuluşun birinci adımlarıdır ve Kobanê’de fazlasıyla vardır. Bugün dünyanın heryerinde Kobanê direnişine destek ve katılımlar sağlanıyorsa bu en büyük başarıyı gösteriyor demektir. Bu bakımdan Kobanê’nin geleceği Kürtlerin, Suriye’nin, Ortadoğu’nun ve bütün insanlığın geleceğidir. Onun için de Kobanê tam anlamıyla özgürleşinceye kadar direniş durmaksızın devam edecektir.

Efrîn’de gelişen yaşamsal ve toplumsal değişikler çalışmalarınıza nasıl bir etkide bulunuyor?

Bazı kesimler Cebhet El Nusra çetelerinin Efrîn etrafında toplandıklarını söylüyor. Herkes bilsin ki; Efrîn kolay ele geçecek bir yer değildir. Bölge dağlık bir yerdir ve savunma konusunda da halkın büyük hazırlıkları var. Bunu iyi bilmeleri gerekir ki, eğer Efrîn’de bir kez daha savaş çıkarsa eskisi gibi olmayacaktır. Bu seferki çok daha ağır ve çok sert olacaktır.
Efrîn halkı yurtseverdir ve toprağına bağlıdır. Efrîn halkı yapılan bu özel savaş propagandalarına kulak vermemeilir. Bir yıldır Efrîn kuşatma altında, ancak halkı göç etmemiştir. Efrîn’den gidenler de bir süre sonra geri geliyorlar. Ekonomik yönden de Efrîn büyük bir yerleşim yeri olmuş durumdadır. Birçok kişi Halep’teki işyerini Efrîn’e taşıyıp geçimlerini sürdürmektedir.



DILYAR CEZÎRÎ/RÛKEN ÇARÇÊLA/ANHA/EFRÎN