Almanya’nın Stuttgart kentinde ‘Ekim Ayı Şehitleri’ anısına bir anma etkinliği düzenlendi.

Stuttgart Halk Meclisi Kadın Komisyonu ve Stuttgart Şehit Aileleri Komisyonu tarafından Cumartesi günü Mezopotamya Kültür Merkezi’nde yapılan etkinliğe çok sayıda Kürdistanlı katıldı.
Bir dakikalık saygı duruşu ve Stuttgart Bölge Halk Meclisi Başkanı Mehmet Orak’ın açılış konuşmasından sonra gazeteci Songül Ömürcan bir konuşma yaptı.
Ekim ayının Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde bir şehitler ayı olduğunu belirten Ömürcan, şunları söyledi: “Bu ayda binlerce isimsiz kahraman şehadete ulaştı. Bu ay destansı direnişlerin sergilendiği bir aydır. Bu ay onlara aynı zamanda onlar karşısındaki görevlerimiz açısından bir vicdan arınmasının olduğu bir ay oluyor. Onlara ne kadar sahip çıktığımızın bir ifadesi oluyor. Onların anısına bağlı olmak görevlerimizi yerine getirmekle olur.”

Herkesin sahiplenmesi lazım

Ekim ayında Andrea Wolf, Gülnaz Karataş, Gurbetelli Ersöz gibi Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin sembol isimlerinin yaşamını yitirdiği vurgusunu yapan Ömürcan, Türk Başbakanı Erdoğan’ın açıkladığı ‘demokratikleşme paketini’ de eleştirdi. Paketin içinin boş olduğunu, sadece seçime yönelik bir oyalama paketi olduğunu dile getirdi.
Rojava’daki direnişe de dikkat çeken Ömürcan, “Rojava direnişi öyle bazı kesimlerin dile getirdiği bir şey değildir. Rojava’da Ortadoğu’nun kaderinin değişmesini sağlayacak bir devrim gelişiyor. Bu anlamda Rojava Devrimi’ne herkesin sahiplenmesi lazım” şeklinde konuştu.

Barikatlar bu halkı engelleyemez

Şehit Aileleri Komisyonu adına Elif Alataş da kısa bir konuşma yaptı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında yaşamlarını ortaya koyan devrimcilerin dört parçaya bölünmüş bir halkın şehitleri olduğunu vurguladı. Alataş, “Onlar yüreklerine, benliklerine Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesini işledi. Onlar öyle bir güç, öyle bir bağlılık yarattılar ki, sömürgeciler ister duvar örsünler, ister setler çeksinler, bu halkı kimse durduramaz. Bu halkı hiçbir barikat engelleyemez. Bu halk bütün engelleri aşacak” dedi.
Sinevizyon gösteriminden sonra Kürt Özgürlük Mücadelesi saflarında yaşamını yitiren Meryem Çolak’ın babası Seydo Hazar, özgürlük yolunda yaşamını yitirenler üzerine yazdığı Kürtçe ve Türkçe şiirleri okudu. Anma etkinliği Şehit Aileleri Komisyonu’nun hazırladığı helvanın dağıtılmasından sonra sonra erdi.


ABDURRAHMAN KARATAŞ/STUTTGART




Sevcan Algünerhan Paris’te anıldı

Colemêrg’in Çelê İlçesi’ne bağlı Geliyê Tiyarê bölgesinde kimyasal silahlarla katledilen 36 HPG gerillası Paris’te anıldı. 22-24 Ekim 2011 tarihinde Colemêrg’in Çelê İlçesi’nde kimyasal silah ile katledilen 36 HPG gerillasından Ruken Bingöl’ün (Sevcan Algünerhan) ailesi, gerillalar için mevlit verdi.
Paris Mezopotamya Kültür Derneği’nde verilen mevlit saat 14:00’te başladı. Bingöl’ün ailesi, yakınları ve Kürdistanlıların katıldığı mevlitte, okunan duaların ardından Şêx Said Camisi imamı Mele Şevket bir konuşma yaptı. Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlere atfen bir konuşma yapan Melle Şevket, “Şehitler bizim için sonsuz bir değere sahip olduğu gibi, kuşkusuz Allah katında da büyük bir mertebeye sahiptir. Kürdistan şehitleri, onurlu bir yaşam için mücadele ettiler; köleliğin, zulmün olmadığı özgür bir yaşam ve özgür Kürdistan için kendilerini feda ettiler. Bizlere düşen, onların bu saygın duruşlarına, devrettikleri mücadelelerine sahip çıkmak, şehitlerimizin hayallerini gerçekleştirmektir” dedi.
Ruken Bingöl’ün annesi Fadol Algünerhan da mevlide katılan Kürdistanlılara teşekkür etti. “Ruken sadece benim kızım değil, tüm Kürdistanlıların kızı ve şehididir. Diliyorum ki, bu halk özgürleşir ve bir daha çocuklarını şehit vermez” diyerek duygularını dile getirdi.
 1978 Bingöl doğumlu Ruken Bingöl, 1994 yılında Avrupa’da gerilla saflarına katıldı. Paris’te ailesinin de hazır bulunduğu bir piknikte davul zurnayla gerillaya gönderildi. Türkiye metropolleri, Avrupa’da çalışma yürüten Ruken Bingöl, 1999 yılından 2011 yılına kadar Kürdistan dağlarında gerilla olarak mücadelesini sürdürdü.

PARİS