Beyza Üstün, “Sermaye yaşam alanlarımızı talan ederek, canımıza okuyacak” sözleriyle ekoloji mücadelesi birleştirmek ve daha güçlü mücadele vermek için çağrı yaparken, HDK Eşsözcüsü Sabahat Tuncel de, ekolojik hassasiyetin Öcalan’ın devlet ile yürüttüğü görüşmelerde temel başlıklardan biri olduğunu söyledi.
Türkiye Ekoloji Hareketini ortaklaştırmak için başlayan çalışmalar kapsamında bir araya gelen 32 yerel ve bölgesel Ekoloji hareketi Ekoloji Meclisi’ni oluşturdu. Oluşturulan Meclis 1. Genel Kurulu’nu gerçekleştirerek kuruluşunu resmileştirdi. Aralarında, HDK Ekoloji Meclisi, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, EGEÇEP, TURÇEP, DOÐADER, Çanakkale Çevre Platformu, Ekoloji Derneği, Ankara Barosu, Yeşilırmak Çevre Platformu, Karadenizdeki kimi ekoloji hareketlerinin de bulunduğu kurumların oluşturduğu ve Tüm Bel-Sen Genel Merkezinde gerçekleştirilen genel kurula aralarında HDK Eşsözcüleri Sabahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü’nün de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Ekoloji mücadelesinde hayatını kaybedenlerin anısına yapılan saygı duruşu ile başlayan Genel Kurul’da açılış konuşması yapan hazırlık komisyonu üyesi Nurcan Sonuç, ortak bir hat belirleyip, yerellerin özgünlüğünü koruyarak güzel ve etkili bir mücadele vereceklerini söyledi. Açış konuşmasından sonra divan üyeliklerine Özlem Bayat, Nurcan Sonuç ile getirilirken, divan başkanlığına Yavuz Önen seçildi. Daha sonra ekoloji mücadelesine ilişkin sinevizyon gösterimi yapıldı.

‘Akıldanelik değil derdimiz’

Çevre tahribatları ve katliamlarına dikkat çeken ve “ekoloji mücadelesi sınıf mücadelesi iç içe geçt” tespitini yapan Yavuz Önen, AKP iktidarı döneminde gerçekleştirilen katliamların “iktidarın fıtratında” bulunduğunu söyledi. “Bizim örgütlenmemiz halkımızla birlikte örgütlenmedir, onlara akıldanelik yapmak yerine onların öncülüğünde mücadele etmektir” diyen Önen, halkın kendiliğinden mücadele yürüttüğünü bunun büyük bir kazanım olduğunu belirterek, bu yüzden mücadele başarıya ulaşacağını söyledi.

Yaşam zor ve ağır geliyor

“Kobanê de canlarımızı yitirirken, Ermenek’te canlarımız toprağa gömülürken yaşam zor ve ağır geliyor bize” sözleriyle konuşmasına başlayan Meclis kuruluşunun öncülüğünü yapan isimlerden biri olan Beyza Üstün, halkın siyasal olarak sözünü söylediğini ve kendilerinin de bunu devam ettireceğini söyledi. Türkiye’de verilen ekoloji mücadelelerine dikkat çekerek, “Her birimiz mücadelemizi kendi açımızdan, farklı farklı yürüttük ve diğerlerini ötekileştirdik istemeden” diyen Üstün, bu amaçla ortaklaşmanın önemli olduğunu söyledi. Hazırlanan bütçenin “doğayı talan ederek paraya çevirmenin planı” olarak tanımladı.

Müzakere başlıklarından biri...

Meclisin alacağı kararları HDK olarak kendilerine görev olarak belirleyeceklerini ve bunu hayata geçirmek için sorumluluk üstleneceklerini belirten HDK Eşsözcüsü Sebahat Tuncel de, ekoloji mücadelesinin siyasallaştırılarak, halkla birlikte yürütmek gerektiğini söyledi. Kürt sorunun çözüm tartışmalarında önemli başlıklarından birinin ekolojik konular olduğunun altını çizen Tuncel, Öcalan’ın sunduğu son taslakta konun yer aldığını belirterek, “Eğer çözüm olacaksa, ekolojik perspektifli olmalıdır” ifadelerini kullandı. Savaşların aynı zamanda bir çevre kıyımı olduğunu söyleyen ve “aynı zamanda barış mücadelesinin en ön saflarında yer almak gerekir” diyen Tuncel, kapitalist modernitenin dışında başka bir yaşam mümkün diyerek yola çıktıklarını ve mücadeleyi meclise de taşıyacaklarını dile getirdi.

Basına kapalı bir şekilde devam eden Genel Kurul’da iki oturum gerçekleştirilerek, ekoloji mücadelesinin büyütülmesi gibi konular ele alınacak. Genel Kurul sonrasında bir sonuç bildirgesinin açıklanması bekleniyor.

DİHA/ANKARA