- Tüketilen döviz rezervi, dev bütçe açığı, dış borçlar/döviz borçları gibi makro sorunların belini büktüğü Türkiye ekonomisi, salgınla birlikte çöküşe giderken palyatif adımlarla yurttaşlara çok şeyi yapıyormuş gösterisi yapmakla yetiniyor.
Hazine, 40.4 milyar lirayla tarihinin en büyük açığını verdi. Sanayi üretiminin yönünü işaret eden göstergelerden biri sayılan hammadde ithalatı geriledi. Yılın ilk çeyreğinde girişimlere yapılan yatırımlar yerinde sayarak yaklaşık 20 milyon dolar oldu. Şirketler cirolarının yüzde 50’sini kaybetti, bu oran Kürt illerinde yüzde 75’lere varıyor. Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, Mart’ta sert düşüşle 35,7’ye geriledi. Hükümet ise propagandaya dayalı yardım şovları, zorla bağışa razı etmek için ‘milli tahakküm’ sopası eşliğinde seçim havasında devam ediyor.
Sadece Mart 2020’de çıkışların 966 milyon doları borsadan, 2 milyar 28 milyon doları hazine kağıtlarından gelmek üzere yaklaşık 3 milyar dolarlık sıcak para Türkiye’yi terk etti. Böylelikle yabancıların portföyündeki kamu kağıtları stoku 10 milyar doların altına inerken, borsa yatırımlarıyla yabancıların toplam pozisyonu 32 milyar dolara geriledi. Yetersiz döviz rezervleri, ciddi bütçe açıkları, küresel krizden bu yana çoğunlukla özel sektörde, özellikle de finansal olmayan şirketlerde yoğunlaşmış dış borçlar/döviz borçları gibi makro sorunlar ekonominin fazlasıyla belini büküyor.
40.4 milyar açık
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ı verilerine göre, Mart’ta Hazine’nin nakit gelirleri 53 milyar 918 milyon lira, nakit giderleri 94 milyar 364 milyon lira oldu. Faiz dışı giderler 83 milyar 320 milyon lira, faiz ödemeleri ise 11 milyar 890 milyon lira olarak gerçekleşti. Faiz dışı denge ise 29 milyar 402 milyon lira açık verdi. Böylece Mart’ta nakit dengesinde 8 milyar 974 milyon lira açık oluştu.
Hazine’nin devirli-garantili borç geri dönüşü 192 milyon lira olarak kayıtlara geçerken, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan aktarımlar da 3 milyon lira oldu. Hazine nakit dengesi hesabına göre Mart’ta kur farklarından kaynaklanan artış 4 milyar 646 milyon lira olarak gerçekleşirken kasa/banka net hesabı ise 19 milyar 392 milyon lira azaldı.
Açık zaten vardı
Hazine’nin Mart’ta banka kullanımı 24 milyar 38 milyon lira olarak belirlendi. Dış borç ödeme 699 milyon lira, iç borç ödeme 19.2 milyar lira oldu. Hazine'nin iç borç kullanımı ise net 36 milyar 130 milyon lira olarak gerçekleşti. Üç aylık olarak nakit dengesindeki açık 26 milyar 415 milyon lira oldu. Üç ayda 287 milyar 651 milyar gider, 261 milyar 113 milyon lira gelir kaydedildi. Üç aylık faiz dışı denge 4 milyar 959 milyon lira fazla verdi. Üç ayda devirli-garantili borç geri dönüşü 377 milyon lira olurken, TMSF'den aktarımlar da 11 milyon liraya ulaştı. Kur farklarından kaynaklanan artış 5 milyar 920 milyon lira gerçekleşti. Kasa/banka net hesabı ise 43 milyar 198 milyon liraya yükseldi.
Hammadde ithalatı geriledi
Türkiye’nin yüksek miktarlı hammadde bağımlılığı nedeniyle, sanayi üretiminin yönünü işaret eden göstergelerden biri sayılan hammadde ithalatı, 2019’un son çeyreğindeki toparlanmasının ardından 2020’ye de zayıf girdi. Ticaret Bakanlığı bültenine göre; Mart 2020’de ara mal ithalatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.05 azalarak 14 milyar 167 milyon dolar oldu. Aramalı ithalatı, yatırım, diğer ve tüketim malları ithalatında gerileyen tek kalem olarak gerçekleşti. 2019 sonunda başlayan yatırım malları ithalatının 2020’nin ilk aylarında baz etkisine rağmen düşüşü, Mart’taki güçlü seyir ile de ilk çeyrekte artıya geçmesi dikkat çekti. Ocak ve Şubat aylarında düşen yatırım malları ithalatı, Mart’ta bir önceki yıla göre yüzde 23’e yakın artarak 2 milyar 556 milyon dolar oldu. Ocak-Mart döneminde de bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 17 artarak 7 milyar 42 milyon dolar seviyesine ulaştı. Takip eden aylarda da aylık bazda hammadde, yatırım malları ve tüketim mallarında da düşüşün sürmesi bekleniyor.
Yatırımlar yerinde saydı
Türkiye’de girişimcilere yapılan yatırımlar 2020’nin ilk çeyreğinde yerinde saydı. Startups.Watch verilerine göre; bu yıl Ocak-Mart ayları arası dönemde sadece 27 girişime ve yaklaşık 19.8 milyon dolar yatırım yapıldı. Geçen yılın ilk çeyreğinde 13 girişime toplamda 19.6 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirilmişti. Miktar olarak bakıldığında ilk çeyrekte yapılan yatırımların yüzde 78’i, 1 milyon doların altında. Geçen yılın toplamında ise bu oran yüzde 82’ydi. Bu yıl toplam miktarın yaklaşık 4 milyon doları tohum aşamasında, 11 milyon doları erken aşamada, 5 milyon doları da geç aşamada girişimlere yatırıldı.
Cirolarını kaybettiler
TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP Türkiye koordinasyonunda kurulan Hedefler İçin İş Dünyası Platformu'nun düzenlediği ‘COVID-19 İşletme Etki ve İhtiyaç Anketi’ne katılan KOBİ ağırlıklı 780 şirketin yüzde 54’ü, salgın nedeni ile cirolarının en az yarısını kaybettiklerini açıkladı. Kürt illerinde bu oran yüzde 70’i aşıyor. Ankete katılan 7 bölgeyi kapsayan 47 ilde faaliyet yürüten şirketlerden, büyük işletmelerin yüzde 11’i, küçük işletmelerin ise yüzde 36’sı salgın ile birlikte faaliyetlerini durdurma kararı aldı. 23-27 Mart'ta düzenlenen ankete göre KOBİ’lerin öncelikli üç beklentisi; yüzde 80 ile fatura, vergi ve SGK ödemelerinde erteleme, yüzde 77 ile vergi indirimi ve yüzde 71 finansal destek olarak sıralandı.
İhracat iklimi bozuluyor
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Mart 2020 dönemi sonuçları açıklandı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak açıklanan verilerine göre; İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, Mart’ta sert düşüş gösterdi. Geçtiğimiz Şubat ayında 50,4 düzeyinde ölçülen endeks, Mart’a 35,7’ye geriledi. Endekste eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar, ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
İyice küçülüyor
Havayolu taşımacılığının neredeyse durduğunu biliyoruz. Şehirlerarası ulaşım ve şehir içi ulaşım da önemli ölçüde azaldı. Eğlence yerleri, lokantalar kapatıldı. Bunlar özel tüketim harcamalarının alt kalemlerinden. Mesela, ulaştırma harcamalarının özel tüketim harcamaları içindeki payı yüzde 16, eğlence ve kültür harcamalarının yüzde 5.6, lokanta ve otel harcamalarının ise yüzde 7.9. Öte yandan mal ve hizmet ihracatının yaklaşık yüzde 11’i turizm gelirinden oluşuyor. Turizm geliri bıçak gibi kesildi. TEPAV araştırmacılarının değerlendirmesine göre Mart’ın son haftasında bir önceki haftaya kıyasla kredi kartı ile finanse edilen tüketim harcama tutarı yüzde 31 azalmış. Yıllık GSYH kaybı kriz olmadığı duruma göre yaklaşık yüzde 40 çıkıyor.
Milyonerleri bol
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre; yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı önceki yıla göre 45 bin 314 kişi artarak, 2019 sonunda 225 bin 440'a yükseldi. Söz konusu milyonerlerin toplam mevduatı ise 2020 yılı için hesaplanan toplam bütçesinden daha fazla. Türkiye’nin 2020 yılı için toplam bütçesi 1 trilyon 96 milyar TL olurken, yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam mevduatı ise 1 trilyon 391 milyar 597 milyon lira düzeyinde.
Topyekun bir kriz
Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan da MA’daki değerlendirmesinde, yaşanan ekonomik krizin önceki krizlerden farklı olduğunu ve alınan geleneksel para politikalarının çözüm olamayacağının altını çizdi. Yeldan, “Hem finansal hem gelir üzerinde talep eksikliği hem de üretim zincirinin parçalanması nedeniyle arz üzerinde yaşanıyor. Topyekun üç alanda kaynaklanan bir krizle karşı karşıyayız. Onun için bizim geleneksel para politikası, faiz politikası, kamu maliye politikası, gelirler politikası gibi öne sürülebilecek tedbirlerimiz bu krize yeterli olmayacak” diyerek servet vergisini önerdi.
Hükümet seçim havasında
Hükümet ise gerçek ve adil tedbirler yerine iktidarını sabitlemenin arayışlarıyla seçim havasında süreçte yaklaşıyor. Asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırları uçurumuna rağmen propagandaya dayalı adımlarla yetiniyor. Bunu yaparken de zorla bağış kampanyalarıyla ‘milli’ istismarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecindeki el koymaları hatırlatıp sopa salıyor. Türk Cumhurbaşkanı, Ahlat’taki sarayının inşaatını bile tam hızla sürdürüyor. Dr. Mihrican Zorlu Günok, MA’daki söyleşisinde bu bağış meselesinin planlı programlı olduğunu belirterek, şöyle izah etti: “Mevcut seçmen kitlesini konsolide etmek üzere atılmış bir hamle olabilir. Nitekim, iktidarlar bunu yaparlar; kitleleri belirli amaçlar etrafında organize ederek kendi arzularının maşası haline getirmek için sanırım denemeyecekleri bir yol yoktur. Önümüzde süreçte ‘biz bize yeteriz’ ifadesi aynı zamanda bir seçim sloganı olarak kullanılırsa şaşırmayacağım.” HABER MERKEZİ