
Tasarının yasallaşması durumunda, hukuki sürece gerek kalmadan, kurulacak olan bir komisyonla „Terörizmi finanse ettiği“ gerekçesiyle herhangi birinin mal varlığı dondu- rulabilecek veya el konulabilecek. Komisyon tamamı ile hükümetin denetiminde olan Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve İstihbarat Genel Müdürü ve Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürü gibi isimlerden oluşacak. Ayrıca düzenleme ile „mali suç işlediği“ ileri sürülen kişiler hakkında „5 yıldan 10 yıla kadar“ hapis cezası ön görülüyor.
Ceza Hukukçusu Cihan: Keyfiyet faşizmi getirir
İstanbul Üniversitesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Cihan, „Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı“nın, keyfi uygulamalara yol açacağını ve bunun da faşizmi beraberinde getireceğini belirtti. „Mal canın yongasıdır“ diyen Cihan, „Mal varlığına el koyma gibi konular somut olaylarla doğrulanıyorsa buna başvurulabilir. Bir insanın mal varlığı ve hürriyeti insanın üstün değerleridir. Bunlara tedbir amacıyla da olsa el koymak için somut delillere ihtiyaç vardır“ diye konuştu. „Örneğin sanığın kaçma ihtimali varsa ve pasaport almışsa havaalanında yakalanmış veya buna benzer durumlar bulunuyorsa bu somut durum olur“ diyen Cihan, şunları söyledi: „Somut olay olmadan basit bir şüphe yeterli olmaz. Hükümete mal varlığına el koyma yetkisinin tanınması, ferdi hürriyetlere büyük bir darbe indirmiş olur. Denge de bertaraf olur. Alınacak ceza tedbiri dolayısıyla kaybedilecek bir değer vardır. Ferdi hürriyete müdahale ile elde edilecek fayda arasında bir denge olması gerekir. Böylesi bir durumda müdahale hukuka uygun olmaz. Bir mala ve bir hürriyete tedbir olarak el koymak için somut deliller olması lazım.“
Ekmen: Teslim alma amaçlanıyor
Eski bakanlardan Kürt siyasetçi Adnan Ekmen ise yasa ile Kürt sermayesinin teslim alınmak istendiğini belirterek, „Bu varlık vergisinden daha ağır bir düzenlemedir. Bari yardım edenleri Aşkale’ye de sürecekler mi?“ dedi. Tasarıyı „tehlikeli bir sürecin başlangıcı„ olarak nitelendiren Ekmen, „Bu düzenleme yasallaşırsa, ne hak olur ne hukuk olur; keyfilik alır başını gider. Biri ihbar edecek sen de malını donduruyorum diyeceksin. Baas rejimi bile böyle bir şey yapmadı„ diye konuştu. Ekmen, „Bu yasanın hedefinde Kürtler var, Kürt işadamları ve sermayesi var. Bu yasa ile teslim almaya çalışıyorlar. Zaten büyük bir kısmı kendi denetimlerinde aykırı olanları da bu yasa ile teslim alacaklar“ dedi.
Acele edin, el koyun!
Kürt sorununda demokratik çözüm isteyen herkesin mal varlıklarına el koyma hazırlığında olan AKP Hükümeti, yasadan önce bir genelge yayınlayarak, savcı ve hakimleri acele etmeleri konusunda uyardı. Başkanlığı’nı Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yaptığı HSYK tarafından Ekim ayında hakim ve savcılara gönderilen „B.03.1.HSK. 0.70.12.04-010.06.02-138-2011“ genelgede, „el koyma“ya dayanak yapılan uluslararası sözleşmeler anlatıldıktan sonra Türkiye’deki mevzuat hatırlatıldı, hakim ve savcıların yapması gerekenler ayrıntılı olarak sıralandı. Genelgede, söz konusu soruşturmaların „kolluk makam ve memurlarıyla gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle bizzat cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri cumhuriyet savcıları tarafından yürütüleceği“ ve „Mali Suçları Araştırma Başkanlığı„ ile işbirliği yapılacağı hatırlatıldı. Savcı ve hakimlere talimat anlamına gelen genelgede, „Bu suçla etkili bir şekilde mücadele edebilmek için kanunda öngörülen el koyma, şirket yönetimi için kayyum tayini, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla izleme gibi yöntemlere başvurulabileceği hususunun göz önünde bulundurulması„ isteniyor.
ANKARA