AHMET KANBAL/MA/İZMİR
Tüm göstergeleriyle Türkiye ekonomisinin kamufle edilen bir krizi yaşadığını söyleyen ekonomist Aydın Arı, kısa süre içinde bunun patlak vereceğini söyledi.
Türkiye, döviz kurlarının rekor üstüne rekor kırdığı, enflasyon verilerinin öngörülerin üstünde çıktığı, işsizliğin her geçen gün büyüdüğü, dış ticaret açığının arttığı, üretim ekonomisinin kriz yaşadığı bir ortamda 24 Haziran baskın seçimlerine gidiyor. Ekonomik göstergelerde yaşanan hareketlenmelerle birlikte hükümet, baskın seçimler öncesi emeklilere ikramiye, vergi borçlarına af gibi yöntemlere başvurdu. Ancak önceki dönemlerde de denenen benzer yöntemlerin pek etkili olmadığı biliniyor. “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki görevinden ihraç edilen Ekonomist Aydın Arı, Türkiye ekonomisinin içerisinde bulunduğu hali yorumladı. Arı, 16 yıllık AKP iktidarı boyunca ekonomik sorunları çözecek politikalar üretmek yerine talan ve rant ekonomisini besleyen politikalar uygulandığını ifade etti.
Özellikle kötüye gidiyor
Arı, birçok makro ekonomik göstergenin kötüye gittiği, gittikçe kötüleştiği bir ortamda Türkiye’de seçim sürecinin başladığına işaret etti. Arı, “Türkiye’nin temel sorunu, herhangi bir ekonomik üretimi yapamama sorunu. Türkiye üretim yapamayan bir ülke. Dolayısıyla üretim yapamayan bir ülkenin gittikçe daha pahalı mal ithal eder hale gelmesi normal. Onun dışında biriken bir sürü temel ekonomik yapısal sorunu var. Tarımdan sanayisine kadar, finans sektöründen bankacılık sektörüne kadar hemen hemen her sektöründe problemi olan bir ülke. 16 yıllık mevcut hükümet döneminde yapısal problemlere ciddi çözümler üretecek bir ekonomi politikası uygulamadı. Daha çok talan ve rantı besleyecek ekonomi politikaları uygulandı” dedi.
Sorunlar birikti
Türkiye’nin gittikçe katlanan iç ve dış borçlarına da değinen Arı, mevcut hükümetin bu güne kadar ki ‘başarılarından’ bir tanesinin sorunları kamufle edebilme gücü olduğunu dile getirdi. Arı, “Rant dağıtım mekanizmalarının çok iyi, ince ince işlenmiş olması bu sorunları kısmen kamufle ediyormuş gibi görünüyordu ama şimdi biriken sorunlarla karşı karşıyayız. Mesela Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) o kadar baskı yapmasına rağmen Para Politikası Kurulu geçen hafta faizleri artırdı. Her şeye muktedir bir Cumhurbaşkanı ‘faizleri artırmayın’ demesine rağmen Para Politikası Kurulu 75 baz puan faiz artırmak zorunda kalıyor. Buna rağmen faiz artışı, döviz kurundaki artışı durduramıyor” diye konuştu.
Başka bir ülke yok
“Hem döviz kuru, hem faizler hem de enflasyonun aynı anda yükseldiği başka bir ülke yok” diyen Arı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü bunların üçü aynı anda yükselmez. En azından kapitalist ekonominin işleyişine dair bildiğimiz her şeye aykırı bu. Üçü de birlikte yükseliyor. Bütün göstergeler kötüye gidiyor. Dolayısıyla çok geciktirilen, ertelenen, kamufle edilen bir kriz yaşıyoruz. Kısa sürede patlayacaktır. Yani bu kaçınılmaz bir şey. Enflasyon yükseliyor. Merkez Bankası ise engellemek için faiz oranları artırmaya çalışıyor beklendiği ya da istenildiği kadar. Çünkü öngördükleri kadar artıramıyorlar. Faiz oranları artıyor, enflasyon artıyor, döviz kurları yükseliyor ya da Türk Lirası’nın değer kaybetmesi sürüyor. Dünyanın hiçbir yerinde üçü birden artmaz.”
Seçimden sonrası zor
Arı, mevcut ekonomik durumun ülkeyi seçimlere kadar taşıyıp taşıyamayacağı konusunda ise şunları söyledi: “Öyle ya da böyle seçime kadar taşıyacak o kesin. İşte af yasası hazırlanıyor geniş kapsamlı; vergi affı, imar affı ve başka aflar geliyor. 40 milyar TL civarında bir gelir beklentisi var aftan. Hem seçim yatırımı hem de ekonomiyi en azından seçimlerden sonraya kadar taşıyacak bir rahatlama yaratabilecek hamleler planlıyor hükümet. Yakında hayata geçirirler. Dolayısıyla seçime kadar bir süre böyle idare edecekleri görülüyor. Ama seçimden sonrasını öngörmek zor. Yüksek işsizlik oranları, düşük ücretler, yüksek enflasyon ve üretemeyen bir ekonomi problemi ile karşı karşıya kalınacağı kesin.”

Nisan’da 177 işçi katledildi
İSİG Meclisi, Nisan ayında en az 177 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini açıkladı.
İşçi Sağlı İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Nisan ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Nisan ayında en az 177 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Böylece Ocak'ta en az 144, Şubat'ta en az 128, Mart'ta en az 126 ve Nisan ayında en az 177 işçi olmak üzere; 2018 yılının ilk dört ayında 575 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiş oldu.