Gazeteci Abdulkadir Turay ile ilgili somut bir suç ve delil bulmayan mahkemenin 9 yıl hapis cezası vermesinin gerekçesini açıkladı. Mahkeme, jandarma bilgisiyle yetinip haber yapmaması, haber için görüştüğüne başka soru sormaması, bazı şeyleri de hatırlamamasını ‘hayatın olağan akışı’na uygun bulmadı.
AHMET KANBAL MA / MARDİN
İki yılı aşkındır tutuklu bulunan gazeteci Abdulkadir Turay hakkında verilen 9 yıl hapis cezasının gerekçeli kararında, haber kaynağına başka bir soru sormamak ve gözaltı bilgisini haberleştirmemek suçlama konusu yapıldı.
Mardin’in Savur ilçesinde 9 Mayıs 2016’da, “örgüte yardım etmek” ve “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Abdulkadir Turay ve beraberindeki 9 kişi hakkında açılan dava, 27 Eylül’de karara bağlanmıştı. ”Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla gazeteci Turay’a 9 yıl hapis cezası veren mahkeme, Hamdullah Öz ve Yalçın Bulgan’ı 10 yıl 6 ay, Mevlüde Ökmen, Naci Arslan ve Davut Tekin’i 7 yıl 6 ay, DBP üyesi Yusuf Erat’ı 3 yıl 9 ay, DBP üyeleri Şakir Turan ve Mehmet Sait Tuncer ile Savur Belediye Eşbaşkan Yardımcısı Osman Ok’u ise 6 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Gerekçeli kararını açıklayan mahkeme verdiği cezaları, Turay ve beraberindekilerin yaptığı bazı telefon görüşmeleri ile, “Avanos”, ”Gerçek 1”, ”Arif” ve ”Vatan” adlı gizli tanık ve bazı tanık beyanlarına dayandırdı.
Beyanlarını dikkate almadı
13 yıldır gazetecilik yaptığını ve telefon görüşmelerinin gazetecilik faaliyetleri kapsamında olduğunu belirten Turay’ın beyanlarını göz ardı eden mahkeme, Turay’ın akrabası Yusuf Erat ile yaptığı telefon görüşmelerini gazetecilik faaliyetleri kapsamında değerlendirmedi. Mahkeme, Turay’ın Erat ile yaptığı bir telefon görüşmesinde verilen cevap üzerine farklı bir soru sormamasını, ”habercilik ile bağlantısının olmadığı aşikar olduğu” şeklinde değerlendirdi.
Söz konusu telefon görüşmesine ilişkin kararda şu ifadelere yer verdi: ”15/04/2016 tarih ve 11.33’ deki telefon görüşmesinde; sanığın Yusuf’a köyde ve civarda bir şey olup olmadığını sorduğu, kahveye gitmesini söylediği, Yusuf’un o gün gelen Jandarma görevlileri için başka bir şey için geldiğini ifade ettiği, sanığın bu görüşmeyi habercilik için yaptığını, gözaltına alınan olup olmadığını öğrenmek için yaptığını ifade etmesine rağmen habercilik yapan kişinin kaynağına (bu kişinin başka bir şey için geldiklerini söylemesi üzerine) ne için Jandarmanın geldiğini sorması gerektiğinden daha doğal bir şey olmadığı, dolayısıyla bu görüşmenin habercilik ile bağlantısının olmadığının aşikar olduğu...”
Hatırlamamak da suç
Kararda, Turay’ın jandarma tarafından bir yurttaşın gözaltına alındığı bilgisini aldığı halde haberleştirmemesi de suçlama konusu yapılarak, “Hayatın olağan akışına uygun düşmediği” şeklinde değerlendirildi. Yine, Turay’ın yaptığı bir görüşmede haber kaynağının kendisine ”Beş tane yukardalar” şeklinde bir ifade kullanıp kullanmadığını hatırlamaması ise ”Sanığın bu konuşmayı hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği” şeklinde değerlendirildi.