Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatlar Birliği, Uluslararası Demokratik Hukukçular Derneği ve Haldane Sosyalist Avukatlar Derneği, Tahir Elçi'nin suikastine dair bağımsız soruşturma talep etti. Meslek örgütleri ayrıca tüm avukatları 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde Türk Büyükelçilikleri önünde protestoya çağırdı.

Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH), Uluslararası Demokratik Hukukçular Derneği (IADL) ve Londra merkezli Haldane Sosyalist Avukatlar Derneği, Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesine dair ortak bir açıklama yaparak, "Bu alçakça cinayeti en üst düzeyde kınadıklarını" duyurdu. Sorumluların bir an önce açığa çıkarılıp, derhal yargılanması talep edilen basın bildirisinde "Biz bu kabul edilemez cinayetle ilgili olarak uluslararası ve bağımsız bir soruşturma talep ediyoruz" dendi. 


Elçi için eylem çağrısı

Meslek örgütleri ayrıca dünyanın dört bir yanındaki hukukçulardan 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle Türk Büyükelçilikleri önünde Tahir Elçi'nin katledilmesini protesto etmelerini talep etti.


Paris Barosu Amed'e heyet gönderecek

Ayrıca Paris Barosu da Tahir Elçi'nin katledilmesine ilişkin açılan soruşturmayı takip etmek için 10 Aralık'ta uluslararası bir gözlemci heyeti Amed'e gönderecek. Fransa'nın Montpellier ve diğer kentlerindeki barolar da soruşturma sürecini yakından takip edeceklerini daha önce duyurmuştu. 


Failleri yargılanmalı

Almanya Kürt ve Demokrat Avukatlar İnisiyatifi de Tahir Elçi'nin katledilmesini kınayarak, "Suçluların derhal yetkililer tarafından bulunmasını ve yargılanmasını talep ediyoruz" dedi. 


Erdoğan ve medyası sorumlu

İnisiyatif, suikastin sorumlusu olarak ise "PKK terör örgütü değildir" dediği için Elçi'ye karşı linç kampanyası başlatan Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AKP yandaşı medyayı işaret etti. "Bizlere göre bu cinayetin failleri ortadadır" diyen İnisiyatif, "Yıllardır Kürt ulusunun yanında olan Kürt ve Türk aydın, hukukçu ve demokratların yaşadıkları baskı, zulüm ve cinayetleri tüm dünya kamuoyu bilmektedir" ifadelerini kullandı. 


Fresenius: Kürtlere saldırıldı

Frankfurt Barosu'nun deneyimli avukatı Berthold Fresenius da  Amed'de barış ve siyasi çözüm için basın açıklaması yaparken katledilen Tahir Elçi için gazetemize yaptığı açıklamada "Diyarbakır, Suruç ve Ankara'daki saldırılar ile son olarak Tahir Elçi cinayeti Kürt Hareketi'ne ve onların barış çabalarına düzenlenmiştir" dedi. 


'Cinayet MİT'ten bağımsız değil'

"Devletin, cinayeti aydınlatmaya herhangi bir ilgisi ve isteği yok. Tam tersi, cinayet yerindeki deliller ve izler sistematik şekilde yok ediliyor" diyen Alman avukat, siyasi cinayetin MİT'ten bağımsız olmadığına dikkat çekti ve ekledi: "Hükümetin propagandasına karşı direngen bir duruş sergileyen Tahir Elçi'ye yönelik saldırının gerçekleştiği yerde ne kurşunun ne de kovanının bulunamaması hiç şaşırtıcı değil."


Almanya barış için inisiyatif almalı

Avukat Berthold Fresenius ayrıca Alman hükümetine de seslenerek Berlin'in Kürtlere baskı yapmak yerine daha yapıcı davranarak Türkiye'de barışçıl çözümün sağlanması için inisiyatif alması gerektiğini söyledi. 


 HABER MERKEZİ




Meslektaşları: Dostumuzu yitirdik


Kürdistan'da devlet eliyle katledilenlerin avukatlığını yapan insan hakları savunucusu Tahir Elçi'nin suikaste uğraması Avrupalı meslektaşlarını üzüntüye boğdu. Gazetemize konuşan avukatlar insan hakları mücadelesine tanıklık ettikleri Tahir Elçi'nin korkusuz bir hak savunucusu olduğunu söyledi ve ekledi: "Dostumuzu ve büyük bir meslektaşımızı yitirdik. Yasını tutanların yanındayız."


Bowring: Arkadaşımızı kaybettik

Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatlar Birliği Başkanı ve Haldene Sosyalist Avukatlar Derneği Uluslararası Sekreteri Prof. Bill Bowring, Tahir Elçi’nin insan hakları ve Kürt sorununun barışçıl çözümü için verdiği mücadele açısından Avrupa'da tanınmış bir avukat olduğunu söyleyerek, "Uzun süredir birlikte çalıştığımız iyi bir arkadaşımızı kaybettik. Çok üzgünüz" dedi. 


Fisher: Hala şoktayım

İngiltere ve Galler Hukuk Derneği İnsan Hakları Komitesi üyesi ve eski başkanı Avukat Tony Fisher de "Tahir Elçi'nin trajik ölümü nedeniyle herkes gibi şokta ve dehşet içindeyim" dedi. "Dostum" dediği Elçi ile 20 yıla yakın bir süredir tanıştıklarını ve çok sayıda davada birlikte çalıştıklarını anlatan Fisher, meslektaşıyla en son öldürülmeden bir gün önce görüştüklerini söyledi. 


Tutkulu bir avukattı

Elçi'yi "halkı, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklerin korunmasında tutkulu bir avukat" olarak tanımlayan Fisher, "Yaklaşık 20 yıl onun adanmışlığına, cesaretine ve diğerlerinin haklarına saygının güvenliğini sağlamadaki korkusuz kararlılığına tanıklık ettim. Sadece Kürtler için değil herkes için. Hem Türkiye içinde hem de uluslararası toplumun insan hakları uygulayıcıları arasında kendisine yaygın şekilde saygı duyulurdu. O, aynı zaman da acılarını derinden paylaştığım ailesine, kendisini adamış bir baba ve eş olmuştur" diye konuştu. "Dünya Tahir’siz eksik bir yer" diyen Fisher, "Ben sadece Türkiye'nin daha iyi bir yer olması yolunda Tahir'in yaşamının örnek alınmasını umut ediyorum" dedi.


Gingell: Barışçıl tavrıyla tanınırdı

Britanya Barosu İnsan Hakları Komitesi (BHRC) adına gazetemize konuşan Avukat Melanie Gingell de Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesini büyük bir üzüntü ile karşıladıklarını söyledi. Gingell, BHRC olarak yakından tanıdıkları Elçi'ye dair ise şunları söyledi: "Sayın Elçi korkusuz bir insan hakları savunucusuydu. Türkiye genelinde azınlıkların savunuculuğunun yanısıra geniş yelpazede insan hakları ihlallerinin mağdurlarına yönelik sürekli ilkeli bir duruşa sahipti. Elçi, Avrupa çapındaki diğer barolar gibi BHRC tarafından da Türkiye'de insan hakları alanında yetkin ve barışçıl sesi ile yakından tanınırdı. "


Elçi ihlalleri belgeliyordu

Avukat Gingell, "Elçi, son aylarda devlet güvenlik güçleri tarafından kuşatma altında tutulan ve tutulmaya devam eden, sokağa çıkma yasağının günün 24 saati empoze edildiği ve bu sırada çok sayıda sivil can kaybının olduğu ülkenin başlıca Kürt bölgelerinde, sivil nüfusa karşı geniş ölçekli, ağır ihlallerin belgelenmesine vesile olmuştu" diye konuştu.


PKK hakkındaki görüşleri meşruydu

"PKK terör örgütü değildir" dediği için hedef gösterilen Tahir Elçi'ye hapis istemiyle dava açıldığını da hatırlatan Gingell "Oysa bu yorum meşruydu ve Türkiye'nin karşı karşıya olduğu siyasi sorunlarının dengeli bir bakış açısını oluşturmaktaydı" dedi. 


Yasını tutanların yanındayız

Gingell, Elçi'nin sadece barışçıl ifade özgürlüğü haklarını kullandığı için gözaltına alındığına, ölümle tehdit edildiğine ve en sonunda da Amed'de kafasına isabet eden tek kurşunla öldürüldüğüne dikkat çekerek, "Eşi, çocukları, arkadaşları ve meslektaşları ile Türkiye genelinde onun için yas tutan herkesin yanındayız" dedi.


Has: Azmiyle ilham verdi

Londra Barosu'ndan Avukat Ali Has da birkaç yıl önce Amed'deki uluslararası bir hukukçular toplantısında tanıştığı Tahir Elçi'nin kararlı ve özverili azminin avukat olarak kendisine ilham verdiğini söyledi.


Hak arayışının yılmaz neferiydi

"Tahir muazzam bir avukat, arkadaş ve yoldaştı. Katledilmesi Kürt halkı, insan hakları savunucuları ve bir bütün olarak hukukçular için büyük kayıp" diyen Has, şunları söyledi: "Tahir Elçi'nin 1990'larda Kürt mağdurlarına yönelik insan hakları ihlallerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımadaki başarılı çalışmaları çok değerlidir. Elçi'nin yıllar boyunca ciddi kararlığı olmamış olsaydı, Türk devleti tarafından binlerce Kürt'e yönelik gerçekleşen korkunç insan hakları ihlallerinin hakkı aranamamış olacaktı."



SUNA ALAN/LONDRA