Kürdistan Civaka Îslamiya Kurdistan-İslam Toplumu Federasyonu (CİK) tarafından Almanya’da başlatılan 'Demokratik İslam' konulu panel dizisi başkent Berlin'de başladı. Cuma günü Evangelische Kilisesi’ne bağlı bir dernekte düzenlenen panele İlahiyatçı Yazar İhsan Eliaçık, İslam Hukukçusu İlahiyatçı Yazar Hafız Ahmet Turallı ve CİK başkanı Melle Muhyettin konuşmacı olarak katıldı. 'İslamiyetin amacı ve gerekliliği', 'Medine Sözleşmesi', 'İslamiyet’te ulus ve kapitalizm' gibi konuların tartışıldığı panelin moderatörlüğünü Diyar Boti yaptı.


Hak ve adalet İslam'ın özü

Panelde ilk sözü alan İhsan Eliaçık, İslam'da kelime-i şahadetin eksik telafuz edildiğini söyleyerek, "Bu beyan içinde mülkün Allah'a ait olduğu belirtiliyor" dedi. Hak ve adalet kavramlarının İslam'ın özünü oluşturduğunu ifade eden Eliaçık, mülkiyet biriktirme hırsının bu kavramlarla çeliştiğine dikkat çekti.
Kur'an'da kavim ve ulus kavramlarının olduğunu belirten Eliaçık, "İslam'da insanların lisanlarının ve renklerinin çeşitli olması Allah'ın kanıtıdır. Bu renklerden birini yok eder, ya da asimilasyonla aradaki farkı kaldırırsanız, Allah'ın kanıtlarına savaş açmış oluyorsunuz" diye konuştu. 


Kapitalizm üzerine ayet

Türkiye'de, Şark Islahat Planı'yla bu savaşın başlatıldığını sözlerine ekleyen Eliaçık şöyle devam etti: "Devlet ve hükümet bu tavrından derhal vazgeçmelidir. Medine Sözleşmesi’nde çoğu Yahudi olmak üzere, 18 kavim birlikte ve ortak yaşama sözleşmesini imzalamıştır. Bu Hz. Muhammed tarafından yapılmıştır. İslamiyetin özü budur. Kürt sorunun çözümü için Medine Sözleşmesi referans alınmalı." Kur’an'da kapitalizm konusunda da, ayetlerin olduğunu vurgulayan Eliaçık, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: "Tarih boyunca insanlar idealleri için değişik mücadeleler verdi. Ama sorun paranın kimde olduğunda kilitleniyor. Sömürü varsa, emek çalınıyorsa, sınıf farkı yaşanıyorsa o ülkeden hayır gelmez."

'İslamiyet'i kirlettiler'

Ardından konuşan Hafız Ahmet Turallı da, Medine Sözleşmesi'ne dikkat çekerek, "İslamiyet'in özünde adalet ve paylaşım var. Gönüllülük ve hoşgörü var. Zorlama, şiddet yoktur. Ancak Medine Sözleşmesi’nden sonra İslamiyet farklı yönlere çekildi. Çünkü o dönemde Hz. Muhammed'in yaptığı ve Anayasa olarak tanımlanan Medine Sözleşmesi ortadan kayboldu. Birileri bilinçli olarak, bunu yaptı. Müslümanlar, bilgi ve mantık dışına itildi" dedi.
Daha çok duygusal bir bağlılığın yayıldığını, onun için herkesin İslamiyet'i şiddet ve zorlayıcı bir din olarak algıladığını belirten Turhallı, İslamiyet'in sonraki yıllarda kirlendiğini ifade etti.

Rojava'da din adına yapılanlar
CİK başkanı Melle Muhyettin ise Rojava’da yaşananlara dikkat çekerek, "Bunun İslamiyet ile hiçbir alakası yoktur. Bugün Kürtler, Arap, Fars ve Türklerin arasında sıkışmış. Kendisine Müslümanım diyenler, Kürtleri  katlediyor. Bu İslamiyet ile hiç bir alakası yoktur" dedi.



HIDIR ATEŞ/BERLİN