
Şırnak ve ilçelerinde doğaya büyük zarar veren ve dere yataklarını kurutan barajlardan dolayı çok sayıda tarihi yapı sular altında kalacak.
Yapımı hızlandırılan barajlar için yapılan çalışmalardan kaynaklı şu ana kadar yüzlerce ağaç kesildi ve yüzlerce dönüm tarım arazisi ise zarar gördü. Çok sayıda dere yatağının kurumasına neden olan barajlardan dolayı yolların birçoğu sular altında kalacak. Barajlarla eş zamanlı yapımı süren alternatif yollar için de çok sayıda ağaç kesilecek.
Tarih sular altında kalacak
Yapılması planlanan Cizre Barajı ile HES projesinden dolayı İdil ilçesine bağlı Sulak köyü civarında da birçok tarihi yapı sular altında kalacak. Botan’da Osmanlı ve Mîre karşı direnişi örgütleyen Elo ve arkadaşları tarafından 6. yüzyılda yapıldığı düşünülen ve büyük bölümü ayakta kalan Elo Dîno Kasrı bu tarihi yerler arasında bulunuyor.
Öte yandan Cizre-Şırnak karayolunun 7’nci kilometresinde bulunan Kasrik beldesi yakınlarında da baraj yapımı için hazırlıklar sürüyor. “Krallar Geçidi” olarak bilinen beldeyi tamamen sular altında bırakacak olan barajdan dolayı kimilerine göre Gutti İmparatoru’nun kabartması, kimilerine göre Part süvarisinin rölyefi, yöre halkına göre ise iki aşığın vadideki yontması olarak bilinen heykel de sular altında kalacak.
Kemikler taşındı
Tarihi yapıları sular altında bırakan ve doğadaki canlılığı yok eden barajların verdiği hasar bunlarla da sınırlı değil. Geçtiğimiz haftalarda bölgede yapılan Ilısu Barajı nedeniyle Güçlükonak ilçesine bağlı Şikeftiya (Taşkonak) köyünde 15 Ocak 1996 tarihinde bir minibüsün içinde yakılarak öldürülen 11 kişiye ait kemikler başka yere taşındı. Barajın tamamlanmasıyla birlikte aynı bölgede bulunan çok sayıda mezar ve tarihi yapı da kaybolacak.
Dîno’nun isyanı
Osmanlı’nin ve Botan mirlerinin vergi baskısı karşısında Bafê (Sulak) köylerinin gençleri arasında bir direniş örgütleyen Elo Dîno kısa zamanda bölgede nam salar. Elo Dîno ve arkadaşları Bafê köyünün hemen yanındaki Dicle Nehri’nin geçtiği alana kale inşa ederek bölgeyi hâkimiyetleri altına alır. Amed’den Musul ve Bağdat’ta kadar uzanan Dicle nehrinin ortasında kurduğu hakimiyet karşısında geçen tüccarlardan vergi alan Elo Dîno’nun kısa zamanda yanına civar köylerin gençlerini de alır. Mertliği, iyi bir savaşçı olması ve Osmanlı ile Mîre karşı giriştiği bu isyan nedeniyle halk arasında ‘Dîno’ lakabını da alır.
Osmanlı rahatsız olur Elo Dîno’nun üstüne Mîr Muhammed birkaç kez adamlarını gönderir ancak başarısız olur. Mîr, Elo Dîno için bir komplo hazırlar. Esir alınır, maruz kaldığı işkenceler sonucu yaşamını yitirir.
Elo Dîno’nun bu hikayesi dengbêjlere ilham olduğu gibi kendine has bir halay da oluşturuyor. Her dengbêjin kendi melodisi ile ekleme yapıp değiştirdiği Elo Dîno üzerine okunmuş kilam kızı Seyran’ın yaktığı ağıt olarak bilinmektedir.
KÜLTÜR SERVİSİ