Temizlik denince nedense akla hep kadın gelir. Avrupa'nın bir çok ülkesinde temizlik sektöründe çalışanların çoğu kadın ve yabancı... Bu sektörde kadınların değişik problemleri bulunuyor. Çeşitli sosyal, kültürel, siyasi nedenlere dayanan bu sorunlar, zamanla kangrene dönüşebiliyor.
Biz de Almanya'nın Bielefeld kentinde temizlik sektöründe çalışan Kürt kadınlarının karşılaştıkları sorun ve zorlukları okuyucularımızla paylaşmayı uygun gördük. Kimisi utandığından, 'ayıp' gördüğünden adını vermek, hatta konuşmak dahi istemedi. Kimisi ise, "emeğimden dolayı utanmam" diyerek adını vermekten çekinmedi. Şimdi bu emekçi, fedakar ve cesur kadınların hikayesini okuyalım...

Havva Şenpınar: Mecburum bu işi yapmaya

Yaklaşık 35 yıldır Almanya'da yaşayan ve 31 seneden beri temizlik işinde çalışan Kürt kadınlarından biri... 4 çocuk annesi Havva Şenpınar, zorunlu olarak bu işte çalıştığını belirterek şunları söylüyor: "27 yıldır Bielefeld'de özel bir okulda temizlik işçisi olarak çalışıyorum. Ekonomik nedenlerden dolayı mecburen bu işte çalışıyorum. Kendi gücümle ayakta kalmak için çalışmak zorundayım. Temizlik sadece bir kadın işi değil. Nerede olursa olsun, iş yerinde bana göre erkekler de temizlik yapabilmeli. Ayıp bir şey değil.  Emek verdiğin bir işte utanmak olmaz. Örneğin iş yerimde bir arkadaşımın çocukları annelerinin yaptığı bu işten utandıklarından, ona 'anne ne olursun kimseye temizlik işinde çalıştığını söyleme' diye tembihte bulunuyor. Böyle olmamalı. Anneler çocuklarına bu işin ayıp olmadığını söyleme cesaretini bulmalı. Temizlik işinde erkek-kadın farkı olmamalı".


Temizlik denince neden akla hep kadınlar geliyor?
Temizlik dendiğinde sadece kadınların akla geldiğini söyleyen Şenpınar, "Eskiden beri halkımızın feodal yapısından dolayı temizlik işi hep kadına ait bir iş olarak günümüze kadar geldi. Tabii ki bu anlayış yanlıştır. Umarım bu tür anlayışlar tümden yok olur" diyor. Şenpınar, zorlandığı noktaları ise şöyle anlatıyor: "İş yerinde zorlandığımız noktalar yok değil tabii ki... Dil bilmediğimden, yabancı olduğumdan dolayı çok zorluklar çektim. İşe başlarken imzaladığımız sözleşmelerde çok ince ayrıntılar olduğunu sonradan öğrendik. Bu ayrıntıları gerekçe göstererek görevimiz olmayan işleri bize yaptırıyorlar. Yapmak zorunda kalıyorsun. Yapmasan çıkış verme riski ile karşı karşıya kalıyorsun. Bu noktada çok zorlanıyorum. Ama elinden bir şey gelmiyor insanın. Kadınsın, yabancısın, dil bilmiyorsun. Üstüne üstlük özgür değilsin. " 
Çalıştığı işte sosyal hakların kısıtlı olduğunu da sözlerine ekleyen Şenpınar, şöyle dedi: "İzin günlerimiz çok az. Fazla izin vermiyorlar. Sosyal açıdan fazla güvencemiz yok. Bir nevi bizi kendilerine mecbur bırakıyorlar. Önceden 8 kadın çalışıyorduk. Şimdi aynı işi 4 kadın yapıyoruz. 27 yıldır aynı ücretle çalışıyorum. Zam istedim 'yok' dediler. 'İstersen başka bir iş bulabilirsin' dediler".
Avrupa'da sistemin çok ince bir şekilde kadını sömürdüğünü belirten Şenpınar, son olarak şunları dile getirdi: "Bir insan olarak özgür olmadığımızdan dolayı buraya bir nevi mecbur kalmışız. Burada bir yabancıyız. Bu topraklarda hiç bir kadın 'ben özgürüm' demesin. Ben kendin 'özgürüm' diyenleri yanlış buluyorum. Buranın sistemi çok ince bir şekilde kadını bitiriyor. Kadınlar bu konuda dikkatli olmalı. Yaşamın her alanında karşılarına çıkan zorluklara karşı örgütlü bir mücadele yürütmeli".

Fatma Sulu: Temizlik bir kültürdür

Hem evde hem de iş yerinde temizlik yapmanın bir ezilmişlik duygusu yarattığını belirten 2 çocuk annesi Fatma Sulu, "Bir kadın olarak hem evde hem de işyerinde temizlik yapıyorum. Bu durum, toplumda eziklik duygusunu bana hissettiriyor. Temizlik yapmak aslında bir kültürdür. Yaşamın bir ihtiyacıdır. Ancak bazen kendi kendime soruyorum; 'Neden sadece kadınlar temizlik yapıyor? Bu soruyu erkeklere de sormak lazım. Sadece kadının değil, erkeğin de temizlik işini yapması gerekiyor.
'İthal gelin' olarak Almanya'ya geldiğini söyleyen Sulu, "Almanya'ya pembe gözlüklerle geldim. Ülkede mesleğim vardi. Buraya geldikten sonra dil öğrenip mesleğime devam etseydim, şimdi belki daha rahat, daha temiz ve daha iyi bir ücretle çalışıyor olacaktım. Burada hem manevi hem de maddi anlamda çok şey kaybettim" dedi. Fatma Sulu devamla şunları dile getirdi: "4 yıldır temizlik işinde çalışıyorum. Bazen midenizin kaldıramayacağı durumlarla karşılaşıyorsunuz. Bazen ekstra işler veriyorlar. Yani görevim olmayan işleri yaptırıyorlar. Bir çok insan; 'Aaa! temizlik işinde mi çalışıyorsun?' diyerek yaptığın şeyi pis bir işmiş gibi, seni aşağılıyorlar. Herşeye rağmen bir emek harcıyorum. Toplumun bu konuda duyarlı olması gerekiyor. İnsana yaptığı işten dolayı değil, harcadığı emekten dolayı saygı duymaları gerekiyor.
Bielefeld'de büyük bir otelde günde 8 saat temizlik işinde çalıştığını söyleyen Fatma Sulu, 4 yıldır aynı ücretle çalıştığını söyledi. Sulu, şu ifadelerle konuşmasını sonlandırdı: "4 yıldır aynı ücreti alıyorum. Ücret zammı istedim vermediler. Biz işyerinde 13 temizlikçiyiz. 12'si kadın. Hepimizin durumu aynı. Hepimiz yabancıyız. "

Yaşlı kadın: Sigortasız çalışıyorum
20 yıldır temizlik işinde çalışan ve ismini vermek istemeyen bir diğer Kürdistanlı kadın anlatmaya başlıyor: "Ben 20 yıldan fazladır bu işte çalışıyorum. Evlere gidiyorum. Zengin Almanların evlerini temizliyorum. Sigortam yok. Çok şey yaşadım. Çok şeylerle karşılaştım. Örneğin, daha bugün temizliğini yaptığım eve tam 20 yıldır gidiyorum. İnanır mısınız ev sahibi kadının eşini şimdiye kadar 3 kez ancak görmüşümdür. Öyle bir aile ki, bir gün bile bana bir kahve ikram etmemiştir. İnsanın zoruna gidiyor tabii ki... 1 Cent dahi bulsam kaldırıp masalarına bırakıyorum. 150-200 metrekarelik evi 4 saatte temizleyip çıkıyorum bu yaşlı halimle."
Sözlerine devam ederken, erkek egemen anlayışından çok çektiğini, eşinin yanında haykırmaktan çekinmiyor yaşlı kadın: "Bu iş beceri ve yetenek işidir. Herkes yapamaz. Biraz da güven meselesidir. Yapamadığın zaman hemen işine son verirler. Bir daha da çağırmazlar. Hele erkekler bu konuda çok becereksiz olurlar. Çok az erkek temizlik işinde, ev işlerinde beceriklidir. En zor, en ağır işleri kadınlar yapıyor. Ev işi, çocuk bakımı, alışveriş gibi... Bir de kadın hele temizlik işine gitti mi daha da ağır oluyor.

Sigortasız ve sosyal güvencesiz çalışmanın kendisine rahatsızlık verdiğini ancak bu işte çalışmaya da mecbur kaldığını dile getiren yaşlı kadın, "Mecburum. Bu Avrupa'da ekonomik olarak bağımsız olmadın mı, yaşam çok zor. Son olarak  şunu söylemek istiyorum; her kadının ekonomik bağımsızlığı olmalı.“


Fatma Esme: Temizlik işi bir meslek
Fatma Esme, 19 yıldır temizlik işinde çalışan bir Kürdistanlı emekçi. 19 yıldır Bielefeld'de bulunan Bethel Hastanesi'nde çalıştığını söyleyen Esme, Avrupa'ya özellikle politik nedenlerle göç etmek zorunda kalmış Kürt kadınının zorunluluktan dolayı bu tür ağır ve ucuz işlerde çalıştığını belirtiyor. Esme düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor: "Evleri yakılan, köyleri boşaltılan, evlatları katledilen, zindanlara atılan kadınlar, kendilerini bir anda Avrupa'nın acımasız ortamında buldular. Benliklerinin yarısı orda kaldı. Diğer yarısı burada kapitalist sisteme karşı yaşam mücadelesi veriyor. Bu yaşam mücadelesi, bizleri her işi yapmaya mecbur bıraktı. İşte temizlik işi de bunlardan biri. Ben temizlik işinin bir meslek olduğunu burada anladım. Avrupa toplumu temizlik işini küçümsüyor. Bu da işimizi olumsuz etkiliyor. Oysa ben emeği çok önemsiyorum. Emek harcanan her işe saygı duyulmalı."
Kürt kadınının yaşadığı toplum gerçeğini anlatan Esme, "Toplumumuzda temizlik işi nedense kadınların adıyla anılıyor. Yaşamın her alanına erkekler hakim olduğu için kadın sürekli eve kapatılmıştır. 'Çocuk bak, temizlik yap, yemek yap' anlayışı dışında bir şey yapmayan kadının sosyal alanı daraltılmıştır. Fakat şimdi Avrupa'da durum böyle değil. Kadın üretime de bağlı olduğundan evde erkek de temizlik yapabiliyor. Bu da kadının işini kolaylaştırıyor. Bizim toplumda kızlar küçüklükten başlayarak temizlik yapmaya özendirilir. Evlerde, kurumlarda, derneklerde, iş yeri vb. ortamlarda erkek ve kadın temizlik işinde artık ortak görev anlayışı ile hareket etmeliler diyorum.“
İhtiyaçlarını çalıştığı temizlik işi ile karşıladığını, dolayısıyla bu işi severek yaptığını vurgulayan Esme, bu mesleğin zorluklarını şu cümlelerle özetliyor: "Temizlik işi kol gücüne dayanıyor. Bedeni yoran bir iş. İşimiz ağır olduğundan dolayı son dönemlerde 5 saat olan çalışma saatlerimizi 3.5 saate indirdiler. Aldığımız ücret, yaptığımız ağır işin karşılığı değil tabii ki. Hakkımız olan ücret verilmediği gibi bizden dört dörtlük iş istiyorlar. Yabancı olduğumdan dolayı da çok eziliyorum. Genelde çalışan kadınlar yabancı“.


MURAT MANG/BIELEFELD