Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), OHAL ilanı ardından yapılan zam, dolardaki yükseliş ve gelir vergilerinde yaşanan kesintilerin alım gücüne ektilerine dair KESK Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, hem sendikal-demokratik haklarda yaşanan saldırıları hem de emekçilerin gelirindeki erimeye dikkat çekti. Köse, 2016 yılının yüzde 8,53 oranında resmi enflasyon ile kapatıldığını ancak hükümet ile Memur-Sen’in yüzde 3 oranında maaş artışında anlaşmalarını hatırlattı.

Rakamlarla anlattı

2016 yılının hemen başında 0,75 kuruş olan ekmeğin fiyatının yüzde 33 zamla 1 TL’ye çıktığını ifade eden Köse, şöyle devam etti: “Dolar kuruna göre değişen doğalgaz, elektrik, ulaşım zamlarının otomatiğe bağlandığı, köprü ve otoyollara yüzde 20-48; muayene katılım paylarına yüzde 20-60 arasında zam yapıldığı, son bir ay içinde yumurtanın fiyatının yüzde 100 arttığı, sebze fiyatlarının el yaktığı koşullarda enflasyonunun yüzde 8,53 olduğuna inanmak mümkün değildir.”

Açlık sınırına doğru

Köse, KESK Araştırma Birimi’nin (KESK-AR) 2016 yılına dair açlık ve yoksulluk verilerini de açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken rakam yani açlık sınırı bin 563 TL. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ihtiyaçları için zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 4 bin 694 TL. Bir çalışanın (bekar) aylık yaşam maliyeti ise bin 783 TL. Bu rakamlara dair Köse, “Ortalama 2 bin 700 TL maaş alan kamu emekçileri olarak yoksulluk sınırından uzaklaşıp açlık sınırına daha yakınlaştığımızı göstermektedir” dedi. 

Satın alma gücü eriyor

Köse, emekçilerin satın alma gücüne dair ise şu verileri paylaştı: “Kamu emekçilerinin satın alma gücünün ciddi şekilde eridiği görülecektir. Bir örnekle açıklayacak olursak 15 Temmuz 2016 yılı itibariyle bir öğretmenin ortalama maaşı 2 bin 628 TL’dir. 15 Temmuz tarihinde bir öğretmen maaşı ile 906 ABD doları (1 $ = 2,90 TL) alabiliyorken, 12 Ocak 2016 itibariyle maaşının karşılığı 684 ABD dolarına (1$ =3,84 TL) gerilemiştir. Sadece son 7 ay içinde ortalama maaş alan bir öğretmenin ABD doları bazındaki net kaybı cari olarak 852,5 TL’dir. Bu rakamlara vergi artışları ve enflasyondan kaynaklanan kayıpları da eklediğimizde satın alım gücündeki azalmanın daha fazla olduğu görülmektedir.” 

Bütçe halk için değil

Köse, 2017 yılı bütçesine dair de eleştirilerini de aktardı. 598 milyar TL olarak açıklanan 2017 bütçesi gelirlerinin yüzde 85,5’ine tekabül eden 511 milyar TL’lik kısmı halktan toplanan vergilerden karşılanacağını açıklayan Köse, “2017 büyüme hedefini yüzde 4,4, enflasyon hedefini yüzde 6,5 olarak belirleyen siyasi iktidar büyük bölümünü emekçi kesimlere yıktığı vergileri ise geçen yıla göre yüzde 13,5 artırmıştır. Bu yaklaşık 15 milyar liralık ek vergi zammı demektir” dedi. 

2017 yılı Gelir Vergisi Tarifesi ile yükün yine işçilere ve emekçilerin sırtına yıkılacağının netleştiğine dikkat çeken Köse,2017 yılının ikinci ayında maaşlara yapılacak yüzde 4 artışın, emekçinin cebine girmeden vergiye gideceğini hatta bazı kamu işçilerinin maaşını düşüreceğini dile getirdi.


ANKARA