HDP, belediye eşbaşkan adaylarını tanıttı. HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli,  Öcalan’ın “Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler, uçuruma sürüklenirler” sözlerine atıfta bulunarak, AKP-MHP ittifakını 31 Mart’ta tarihin çöp sepetine atacaklarını söyledi.

HDP, dün Amed’in Kayapınar ilçesinde bulunan Ayaz Elegance Konferans Salonu’nda Aday Tanıtım Toplantısı düzenledi. Önceki gece salona baskın düzenleyerek HDP’nin seçim sloganlarının yer aldığı pankartların toplanması ardından yığınak yapan polis, salonu barikatlarla abluka altına aldı.

Ya Me Ye!

 Salon girişine HDP’nin seçim sloganı “Ya Me Ye” ve 4 dilde “Hoşgeldiniz” yazılı pankart asıldı. Salona ise dün gece polis baskınıyla toplatılan “Sömürüye karşı emek bizim”, “Roja yewîtî yê ma yo (Birlik günü, bizimdir”, “Kayyıma karşı irade bizim”, “Afrîn axa kurdan e warê gelan e ya me ye (Efrin Kürt toprağıdır halklarındır, bizimdir)”, “Ma nêdanî ma do bîgî yê ma yo (Vermiyoruz alacağız, bizimdir)”, “Li dijî tecrîdê azadî ya me ye (Tecride karşı özgürlük bizimdir)”, “Li dijî gaspê îrade ya me ye (Gaspa karşı irade bizimdir)”, “Berxwedana zindana ya me ye (Zindan direnişi bizimdir)”, “Serkeftina jinê ya me ye (Kadının başarısı bizimdir)”, “Tenê nabe bi hev re, rêveberî ya me ye (Yalnız olmaz birlikte, yönetimler bizimdir)”, “Azadiya jinê azadiya civakê ye, ya me ye (Kadının özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür bizimdir) ”, “Dest bidin hev, welatê arî ya me ye (El ele verin Ari ülkesi bizimdir)”, “Cinî vanî hînî bes o azadî yê ma yo (Kadınlar artık yeter diyor özgürlük bizimdir)”, “Li dijî dîktatoriyê demokrasî ya me ye (Diktatörlüğe karşı demokrasi bizimdir)” ve “Em nadin em ê bistînin şaredarî ya me ye (Vermiyoruz alacağız belediyeler bizimdir)” sloganlarının yazılı bulunduğu kırlangıçlar asıldı. Salonda bulunan her kürsüde HDP’nin seçim bildirgesinin yer aldığı broşürler ve seçim sloganlarının yer aldığı lolipoplar bırakıldı.

 Toplantıya HDP’nin ittifak yaptığı parti ve hareketlerin temsilcileri ile görevden alınarak yerlerine kayyum atanan DBP’li belediye eşbaşkanları da katıldı.

Leyla Güven selamlandı

Saygı duruşu ardından 70 gündür açlık grevi eylemini sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, alkış ve “Leyla Güven onurumuzdur” sloganlarıyla selamlandı.

Toplantıda, 1978’den 2014 yılına kadar Demokratik Yerel Yönetimler konulu sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösteriminde Halkın Emek Partisi’nden (HEP) DBP’ye Kürt siyasal hareketinin yerel yönetim deneyimleri anlatıldı.

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, salonu dolduran yüzlerce kişiye seslendi. Buldan, kayyumların atandıkları günden itibaren, Kürt halkının tüm değer ve inançlarına hakaret eden, inançları ve kimlikleri ayaklar altına alan, halkın iradesi ile oynamaya çalışan bir zihniyeti sergilediğini hatırlattı. “O kayyumlar 31 Mart günü gidecekler, hep birlikte göndereceğiz onları” diyen Buldan, şöyle devam etti: “Çünkü halkımız 31 Mart tarihini büyük bir sabırsızlıkla bekliyor. Bu halk kendisine de kentine de her zaman sahip çıkarak, 31 Mart tarihinde bir kez daha yöneteceğini gösterecektir. Halkımız çok kararlıdır. AKP’ye sandıkta gereken cevabı vereceğini şimdiden belli etmiştir. Bunu bildikleri için hileye başvuruyorlar. Seçmenleri silip, onların yerine hayali seçmenleri getirip, kendilerine göre kazanmanın yollarını arıyorlar.

Kürt halkı geçit vermeyecek

 Ama şunu bilsinler ki Kürt halkı onlara geçit vermeyecek. Tıpkı 7 Haziran, 1 Kasım ve 24 Haziran’da olduğu gibi bütün hilelerinize karşı halkımız el ele verecek ve sizlerin oyunlarınız ve usulsüzlüklerinizle baş edecektir. Kürdistani partiler ile yaptığımız ittifakın büyük bir önem taşıdığını belirtmek istiyorum. Adaylarımızı bugünden itibaren halkımıza emanet ediyoruz. HDP olarak belirlemiş olduğumuz eşbaşkan adaylarımızı, ittifaklarımızın kendilerinin belirlemiş olduğu adayları halkımıza emanet ediyor, onlarla birlikte bu sürecin üstesinden geleceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Bu karar ve inançla hepimizin yolu açık olsun.”

Leyla Güven’e saygı sundu

 Ardından konuşan Eşbaşkan Sezai Temelli’nin konuşmalarından satır başları şöyle: “Leyla Güven Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kalkması için başlattığı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinin 78. gününe geldik. Bir halk ve barış sevdalısının tarihte eşi benzeri görülmemiş direnişi önünde hep birlikte saygıyla eğiliyoruz. Hepimiz Leyla Güven’iz. Leyla Güven haklıdır, tecrit bir an önce sonlanmalıdır!

Barış imkanlarını yok ediyor

 İmralı’da devreye konulan mutlak tecrit Türkiye ve Ortadoğu’daki barış imkanını yok ediyor. İmralı’da devreye konan mutlak tecridi devletin rutin baskı politikaları olarak görmek büyük yanılgıdır. Leyla Güven’in onurlu direnişini anlamak, bu tarihi yanılgıya düşmemektir. Bugün mutlak tecrit Ortadoğu’da ve Türkiye’de barış imkânlarını yok etmek için devrededir. Üzerimizdeki büyük sorumluluğun gereği olarak bizler, her an Leyla Güven’i ve büyük direnişini aklımızda tutarak, aynı inançla, aynı ruhla 31 Mart Yerel Yönetimler seçimlerine hazırlanacağız.

Büyük bir fırsat var

 31 Mart seçimleri Kürtçeye yönelik baskılara karşı demokrasi referandumudur. 31 Mart seçimleri, faşizmin halklara uyguladığı baskılara karşı, kayyumlara karşı; Kürtlerin tarihsel-kültürel değerlerine ve Kürtçeye yönelik baskılara karşı demokrasi referandumudur. Kürtlerin önünde büyük bir fırsat vardır. Kürdistani partiler ve yapılar ittifakı ile ortaya çıkan birlik iradesinin 31 Mart’ta onaylanması, Kürtleri tarihin en şanlı sayfalarına; AKP-MHP ittifakını ise tarihin kara kaplı sayfalarına yazdıracaktır.

Demokrasi referandumudur

Seçimler sadece Kürtler için değil, aynı zamanda tüm Türkiye halkları için de bir demokrasi referandumudur. Türkiye’de diktatörlüğe özenen bu zihniyetin son bulması için halkların birlikte karar vereceği bir seçimdir 31 Mart seçimi. Bu kadar da tarihi bir öneme sahiptir.

HDP kilit partidir

 O gün kayyumla hesaplaşma günü olacak. O gün AKP-MHP ittifakıyla hesaplaşma günü olacak. Hangi partiden olursa, hangi düşünceden olursa olsun Kürt halkı faşizme karşı, kayyuma karşı yekvücut olmuş, özlenen ittifakını sağlamıştır. HDP, Batı’da da kilit parti konumundadır. Anketler geliyor önümüze görüyoruz. Her yerde ittifaklar başa baş. AKP ve CHP adayları Ankara ve İstanbul’da başa baş gidiyor. Bu seçimlerin kaderini belirleyecek olan parti HDP’dir. Halkımız bu tarihi süreçte rolünü her yerde oynayacak, AKP-MHP ittifakına, faşizme büyük bir darbe vuracaktır.

Tarihin çöp sepetine

 96 belediyemize kayyum atayan halkın iradesini yok sayan, vesayetçi, faşist anlayışa karşı 31 Mart bizim için bu anlayışı tarihin çöp sepetine süpürüp atma günüdür. Bu ülkede Kürtlerin olduğunu, Kürtlerin kendi seçtikleri ile kendilerini yönetme hakkı olduğunu, Kürtlerin kendilerini yöneterek bu baskıcı, sömürücü düzene son vereceğini ilan etme referandumudur 31 Mart seçimleri.

Büyük ders vereceğiz

 31 Mart’ta sandığa gittiğimizde, pusulayı elimize aldığımızda Kürt sorunu devam etsin mi, etmesin mi sorusunun cevabını da vereceğiz. Savaş ve inkâr sürsün mü, sürmesin mi sorusunun cevabını vereceğiz. Her gün evimizden, aşımızdan çalan bu iktidarın ekonomide krize yol açan uygulamaları sürsün mü sürmesin mi sorusunun da cevabını vereceğiz. Anadilinde eğitime karşı olanlara sözümüzün olup olmadığını göstereceğiz.

AKP-MHP ittifakı işgal ile seçim gündemini birlikte işletiyor. Kan, barut kokusu ve baskı ile sandık iradesini teslim almaya çalışıyor. Yetmiyor, hayali seçmenlerle hırsızlık yapıyor. Bunların hepsine itirazlarımızı yaptık, yapmaya devam ediyoruz.

Bizler iktidarın bu savaş çığırtkanlığına, halklar arasına bin yıllık düşmanlık tohumu ekmesine karşı her yerde direneceğiz. Bu direnişin bir yanı 31 Mart yerel seçimleridir. AKP-MHP ittifakını geriye püskürtmek için, savaş tamtamlarını ellerinden almak için 31 Mart’ta büyük bir ders vereceğiz.

Kaçınılmaz olarak kaybedecekler

 Unutmayın yoldaşlarım, 21. yüzyıl aynı zamanda Kürt halkının yüzyılıdır. Kürt halkı tüm dünyada küresel güç gibi kavramların alt üst edilebileceğini gösteren bir halktır. Direnmenin tüm denklemleri alt üst edebileceğini bu yüzden gösterdi. Kürtler ile ilgili işgal, baskı, asimilasyon planı yapsa da Kürtler öz gücün ve kendi kendini yönetmenin önemini gösterecektir.

Güney Kürdistanı açlıkla tehdit edenler, Rojava’da katliam çağrısı yapanlar kaçınılmaz olarak kaybedecektir. Kürt halkının kazanımları engellenemeyecektir. Bunun için ödenmesi gereken bir bedel varsa bu bedeli sakınmadan, kaçınmadan ödeyeceğimizi belirtmek isteriz. İmralı’da mutlak tecrit koşullarında direnen Sayın Abdullah Öcalan’ın sözleri buradan tekrarlamak istiyorum: “Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler, uçuruma sürüklenirler.” Bu kirli ittifak ne zamanın ruhunu okuyabildi ne de suyun akışını anlayabildi. Bu sebeple AKP-MHP ittifakını 31 Mart’ta tarihin çöp sepetine atacağız…”

 

  AMED