'Kaldırın, yoksa işlem yapacağız'

Almanya'nın Emmendingen şehrinde yaşayan Doğan ailesi, 22 Kasım'da doğan çocuklarına "Hiwroj" ismini vermek istemiş; ancak Emmendingen Belediyesi "ismin Türkçe olmadığı" gerekçesiyle bu talebi reddetmişti.
Doğan ailesi ise bu insan hakları ihlalini medyaya anlatmış; haber, gazetemiz Yeni Özgür Politika'nın yanı sıra Özgür Gündem, Fırat Haber Ajansı, CNN, T24 gibi birçok basın organında yayımlanmıştı. Emmendingen Belediyesi, şimdi de, aileye bir mektup göndererek uyarıda bulundu: "Haberlerin kaldırılmasını sağlayın, yoksa işlem yapacağız!"

'Rutin bir uygulama'

Emmendingen Belediyesi Hukuk Bürosu tarafından gönderilen mektupta Almanya'da doğum yapan bütün çocuklara verilmek istenen isimlerin "çocuk için uygun olup olmadığının belgelenmesi"nin zorunlu olduğu, aileden de bu zorunluluk bağlamında rutin bir talepte bulunulduğu iddia edildi. Mektupta ailenin Emmendingen Belediyesi'ni medyada yanlış tanıttığı iddia edilerek, "Yaptığımız ayrımcılık değil, rutin bir uygulamadır. Açıklamalarımıza rağmen, siz halen Emmendingen Belediyesi'nin size Kürt kimliğinizden dolayı ayrımcılık uyguladığını iddia ediyorsunuz. Bunu da çok sayıda medya organı üzerinden yaydınız. Sizi uyarıyoruz: Bu çarpıtmayı düzeltip bu yayınları silmenizi istiyoruz. Bunun için de size 03.01.2013 tarihine kadar süre tanıyoruz. Eğer bu talebimiz gerçekleşmezse yasal işlem başlatacağız" ifadelerine yer verildi.

Önceki mektupla çelişiyor

Daha önce belediye yetkilisi Diana Bockstahler'in imzasıyla gönderilen mektuptaysa şimdi gönderilenin aksine "W" harfinin Türkçe'de olmadığı, ayrıca Karlsruhe'deki Türk Konsolosluğu'yla irtibat kurulması neticesinde ismin Türkçe olmadığının anlaşıldığı belirtiliyor; ismin verilmesinin bu nedenle engellendiği söyleniyordu. Ayrıca aile, kendilerinden sözlü olarak ismin değiştirilmesinin istendiğini, eğer "Hivroj" yaparlarsa ismin verilebileceğinin söylendiğini aktarmıştı.
Ayrıca doğan çocuğun ismi konusunda Türk Konsolosluğu'na başvurulmasının her hangi bir geçerliliği de yok. Zira ailede müzik çevrelerinde "Doğan Doğan" olarak tanınan baba sanatçı Mürsel Doğan Kürt asıllı Alman vatandaşı, çocuğun annesi ise Gürcü asıllı Alman vatandaşı... Baba Doğan bu nedenle, çocuklarının ismi için Türkiye Konsolosluğu'ndan bilgi istenmesine anlam verememiş, "Bizim Türkiye'yle ne alakamız var?" diye sormuştu.

'Türk Konsoloslukları liste gönderiyor'

Emmendingen Belediyesi'nin uygulamasına dair görüşüne başvurduğumuz Erfurt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Lokman Turgut, mektuptaki ifadelerin Alman siyasetinde sürekli kullanılan argümanları içerdiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Hatırlarsanız YEK-KOM'un Kürt kimliğinin kabulü talebini içeren bir kampanyası vardı. Kürtçe isimlerin Alman makamları tarafından reddi ayrımcılığa örnek olarak gösterilmişti. Hükümetin buna cevabı bunun tamamen idari bir uygulama olduğuydu; ayrımcılık iddialarını reddetmişti. İşin aslında Alman kanunları ebeveynlere isim verme özgürlüğü tanır. Tek bir kısıtlama vardır, çocuğa zarar verecek isimler verilemez. Ama bunun da bariz biçimde, isimden anlaşılması gerekir. Ancak Kürt anne-babaların Almanya'da karşılaştıkları zorluklar, tamamen Türk Konsoloslukları'nın Nüfus Daireleri'ne gönderdiği bir listeden kaynaklanıyor."

'Genel Alman siyasetinin yansıması'

Emmendingen Belediyesi'nin tavrının istisnai bir tavır olmadığını belirten Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu karar da Alman siyasetinin Kürt kimliğini kabul etmemedeki ısrarının Nüfus Daireleri'ne yansımasıdır. Yoksa hiçbir Alman ebeveynden, çocuklarının isimlerinin uygunluğuna dair bir belge istenmez. Belediyenin yaptığı ayrımcılık da genel Alman siyasetinin yansımasıdır."

'Yasalara uygun değil'

Almanya'nın Dortmund şehrinde avukatlık yapan Barış Yeşil ise, uygulamanın saçma olduğunu belirterek, "Türk vatandaşı olmayan bir ailenin çocuğuna verilecek isim için Türk Konsolosluğu'nun görüşüne başvurulması anlaşılır değil. Daha önce böyle şey görmedim. Alman vatandaşı bir çocuğun ismi, Almanya yasalarına göre verilir. Almanya yasalarında da böyle bir kısıtlama yoktur. Belediyenin 'ismin çocuğa uygun olup olmadığına dair kanıt istendiği açıklaması da inandırıcı değil" dedi.
Freiburg şehrinde avukatlık yapan Rezan Sobil de uygulamanın hukuken uygun olmadığını belirterek, "Kimlik verilecek çocuk Türkiye vatandaşıysa, Türk Konsolosluğu yetkilidir. Ama annesi ve babası Alman vatandaşı olan bir çocuğun ismi için Türk Konsolosluğu'ndan bilgi alınamaz. Bu yasadışıdır. Alman yasalarına göreyse ancak çocuğun gelişimine engel olabilecek isimler verilmez. Onun dışında herhangi bir engel konulamaz" ifadelerinde bulundu.

AHMET CEBBA/FREİBURG