Kürdistan İslam Toplumu Federasyonu (CÎK) Almanya’nın Essen kentinde gerçekleştirdiği olağanüstü kongresinde 5 olan Kadın Şûra Üye sayısını 11’e çıkararak yüzde yüz yükseltti. Kadınlar bu artışa rağmen halen hareket içerisinde sıkıntılar yaşıyor. 

Kadınların CÎK’teki çalışmaları ve yaşadığı sorunlar üzerine konuştuğumuz CÎK Şûra Üyesi ve Kadın Şûra Sözcüsü olan Hatice Turhallı, herhangi bir toplantıya gittiklerinde kendisini halen eşinin kimliği ile tanıştırdıklarını ve feodal zihniyet yapısı ile kadınlara yaklaşıldığını vurguluyor. Turhallı, önümüzdeki dönemlerde eşbaşkanlık sisteminin kurumlarında olabileceğini de ifade etti.

CÎK Şûra Üyesi Hatice Turhallı, kongreden sonra kadınlar olarak kendi aralarında görev bölümüne gittiklerini, bir kadın olarak çalışmalarda yaşadıkları en temel zorlanmalardan birinin toplantılara kadınların düzenli katılmaması olduğunu söylüyor. Turhallı, “Toplantılara kadınların düzenli katılamasının önündeki en büyük engel erkek egemenlikli zihniyettir. Bize diyorlar: ‘Eşim bugün toplantıya katılmamı uygun bulmadı.’ Biz kendimizi erkeklerin istediği güne ayarlayamayız. Toplantı günlerini iki ay önceden söylememize rağmen sorun yaşanabiliyor” diyor.

Erkekler yeterli hassasiyeti göstermiyor

Turhallı, diğer zorlandıkları konunun Şûra içerisindeki erkeklerin kadın çalışmalarına gerekli hassasiyeti göstermemesi olduğunu ifade ederek, “Hala kadına karşı feodal anlayış sürdürülüyor. Kadınlara hala klasik, geleneksel bir bakış açısıyla yaklaşılıyor. Bu anlayış nedeniyle kendi içimizde bir bütünlük sağlamakta zorlanıyoruz. Çalışma sırasında bu tür zorluklar yaşıyoruz. 

Kadın sözcüsü olarak sorunların ilk muhatabı da benim. Örneğin çalışmalar için erkeklerle yola çıktığımızda kadın üzerinde hakimiyet içeren konuşmalar yapabiliyorlar. Örneklendireyim; bir yere gittiğimizde kadınlar olarak kendi kimliğimizle tanıştırılmıyoruz. İşte ‘şunun kızıdır’ yada ‘şunun eşidir’ diye tanıştırılıyoruz. Bu konuya tepki göstermemize rağmen tekrar ediliyor. Toplantılarımızda da söz konusu zihniyet eleştirisini yapıyorum. 

Bir diğer konu; erkeklerin kadını yalnızca temizlik, yemek yapan, çocuk büyüten kesim olarak görüyor. Bu konuya ilişkin eleştirilerimiz karşısında da ciddi özeleştiri verilmiyor. Bu sorunları ancak eğitim ve doğru bir diyalogla aşabiliriz. Bazı kadın arkadaşlarımız da kadın konusunda yeterince kendini geliştirmediği için onların etkisinde kalabiliyor” şeklinde ifade ediyor.

Kongreye yoğun kadın katılımı

Hatice Turhallı, konuşmasının devamında, yaptıkları son kongrede, 60 ile 70 arası kadının katılımının olduğunu, bunun kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti. Toplantılara kadın katılımının artmasında camilerde oluşturulan kadın yönetimlerinin büyük etkisi olduğunu söyleyen Turhallı şunları belirtti: “Bu sene kongremize kadın katılımın yoğun olması verdiğimiz emeğin bir sonucudur. Avrupa genelinde bize bağlı camilerde kadın yönetimi oluşturduk. Özelikle kadın katılımı üzerinde çok yoğunlaştık. Aşağı yukarı Avrupa’da İslami Harekete bağlı olan camilerde 360 ile 380 arası kadın yönetici var ve bu sayı giderek artıyor. Den Haag camisinde 16 kişilik bir kadın yönetimi oluşturduk. Den Haag camisinin kadın yönetimiyle birlikte bir taziye organize ettik, katılım çok yoğun oldu. Şunu belirtmek istiyorum; temsilimizin olduğu yerlerde bir etkinlik organize edildi mi bu sayı üç katına çıkabiliyor. Den Haag’da 30 aile birden üye oldu. Kadın çalışmaları genel katılım   içinde etkili” diyor. 

Eşbaşkanlık olabilir

Turhallı, eşbaşkanlık düşüncesine kesinlikle karşı olmadığını söyleyerek, “Bir erkek çalışmalarda bir kurumun temsilcisi olma hakkı varsa aynı şekilde o kadınında hakı vardır. Bu da onur vericidir. Eşbaşkanlık için birlikte çalışma yürüttüğüm arkadaşlarım kesinlikle karşı duruş içinde değiller. Fakat İslamî Harekette eşim başkan olduğu için aynı soy isimli eşbaşkanlık olmaması için katılmadım. Önümüzdeki kongre için eşbaşkanlık olabilir. Olmaması için hiçbir sebep yoktur. Kendim de bu konuya sıcak bakıyorum. Kadının yönetimlerimizde yer alması için ilk koşul yurtsever ve müslüman olmasıdır” vurgusunda bulundu. 

Gerçek İslamı anlatıyoruz

Turhallı, “Yönetime giren kadınlar caminin gelir giderinden tutun da her konuda sorumludur. Seçildikten sonra sözcülerini kendileri seçiyor. Her hafta koşullara göre eğitim yapılıyor. Önceliğimiz eğitim. Önce kuran eğitimi daha sonra Siyer, fıkıh, hadis gibi derslerimizde gerçek İslamı anlatmaya çalışıyoruz. Bunların dışında kız çocuklarına yaş sınırı olmayan kadın eğitimini hedefleniyor. 12’inci Ayette ‘hamd olsun ki biz sizleri aynı özden yarattık’ denilmektedir. Bu ayetten anlaşılacağı gibi iki cinsin bir birine üstünlüğü yoktur. Aynı zamanda biz vatana bağlılık, yurtseverlik konularında da eğitim veriyoruz” dedi.


Şûra üyeleri kardeş aile edindi

Turhallı, devam eden Kardeş Aile Kampanyası için ise şunları belirtti: “Ayın 8’inde yapılan Şûra toplantımızda Şûra üyelerimiz birer kardeş aile edindi. Her camide kardeş aile edinmesi hedeflendi. Bu konuda şunu söyleyebilirim; zulme karşı Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği gibi karşı durulmalıdır. Ben ülkemizde yaşananlar konusunda iki çağrı yapacağım, şuan öz yönetim ilan edilen bölgelerde battaniyeleri duvar şekline getirip içinde yaşayan insanlarımız var. Vicdan sahibi bir insan bu konuda mutlaka bir şeyler yapmalıdır. Yaşananlar insan vicdanının gerçekten kaldıracağı gibi değildir. Kardeş aile sayısını İslami Hareket çalışmasının olduğu her yerde artırma çağrısında bulunuyorum. Ayrıca Kürdistanlı kadınların başka kurumlara gösterdikleri ilgiyi öz yönetimlerin ilan edildiği bölgelere gösterme çağrısında bulunuyorum. Bütün kadınları kendi özüne sahip çıkmaya çağıyorum. Birçok insanımız Türk camilerine gidiyor. Hatta katkı bile sunuyor. Bu katkılar hem maddi hem de manevi. Türk kurumlarına bu kadar yardım yapacağınıza gelin kendi insanıza destek olun.” 

Direniş alanlarına destek çağrısı

Turhallı son olarak, “Bu konu Kur’an-ı Kerim’de de geçmekte. Vatan, insanı ve ev barkını koruma konusunda gelen ölüm şahadetle sonuçlanır. Mümin bir insan yaşadığı yerde çevresindeki insanlardan da sorumludur. Mesela sokakta kalan bir insana yardım etmek büyük bir sevaptır. Paylaşımcı olmalı ve birbirimize yardım etmeliyiz. Bilindiği gibi ‘komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’ diye bir hadis var. Bu sebepten Öz yönetim direnişi sergilenen kentlerimizdeki insanlarımıza destek olmalıyız. İnsanlar soğukta yaşıyor, hiç kimse ben duymadım, görmedim diyemez. TV’lerde, gazetelerde her gün görüyoruz. Okuma yazma bilmeyenler de çevresinden duymuştur. Bu insanlarımıza yardım eli uzatmamak bir günahtır” dedi. 


AMARA GÜNEŞ / HABER MERKEZİ