
Dêrsim'de çatışmalı ortam ve askeri operasyonlar arıcılık sektörünü bitirme noktasına getirirken, iklim değişikliği de aracıları olumsuz etkiliyor. Kayıtlı ve kayıtsız olarak toplam 30 bin arı kovanının olduğu Dêrsim'de, yıllık ortalama 100 ile 150 bin ton bal üretiliyor. Bu bal sezonunda ise bal üretimi Dêrsim'de büyük bir düşüş yaşayarak, 75 bin tona geriledi. Dersim Arıcılar Birliği Başkanı Hakkı Canpolat, son yılların en verimsiz mevsimini geride bıraktıklarını belirterek, şunları söyledi: "Dêrsim'de Arıcılar Birliği'ne 15 bin arı kovanı kayıtlı, her kovandan 7 ile 10 kilo bal alıyoruz, ancak bu yıl 5 ile 6 kilo bal alabildik. Karakovan balının kilosunu ise 80 TL'ye verebildik. Organik bal ise 30 TL'den satıldı. Arıların çiçek toplama döneminde hiç beklenmeyen toz bulutu ve çamurlu yağmur çiçek polenlerini kapattı. İklim değişikliği nedeniyle zor bir yılı geride bıraktık. Devlet, verdiği kredi borcunu bu yıl ertelemezse, arıcılık sektörü büyük darbe alacaktır."
En çok arıcılar etkileniyor
Munzur Dağları'nda aralıksız devam eden askeri operasyonların en çok arıcılık sektörüne darbe vurduğunu söyleyen arıcı Hüseyin Gedik ise, "çiçek cenneti" olarak bilinen Dêrsim'de, iklim değişikliğinin doğanın dengesini bozduğuna dikkat çekerek, "Dêrsim'de devam eden askeri operasyonlar en çok arı sektörünü darbelemiştir. Bir anda askeri operasyon oluyor. Hayvan besicilerine 'bu alanı terk edin' dediklerinde başka bir alana geçme şansları olabiliyor. Ancak arıcının kovanları sabittir, o arıları sonbahar mevsimine kadar kaldırma şansın yok. Bundan dolayı yaylaların zirvelerine çıkamıyoruz. Ayrıca Dêrsim'de yapılan barajlar iklim değişikliğine neden oldu. Bal üretiminin olduğu bir dönemde yaz yağmurları, toz bulutları arıyı aç bıraktı. Dünyada arıcılığa verilen önemi ülkemizde göremiyoruz. Bölgemizde arıcılığın ayakta kalması kimsenin umurunda değil" dedi.
FERHAT ARSLAN - DİHA/DÊRSİM