• Cari yıl sonu yıllık TÜFE beklentisi yüzde 27,53’ten yüzde 28,94’e çıktı.

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi Mayıs 2026 verileri, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 72 katılımcının yanıtlarıyla değerlendirildi. Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 27,53 iken, yüzde 28,94 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi, yüzde 23,39 olurken, yüzde 23,8; 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise yüzde 18,02’den yüzde 18,43’e çıktı. Piyasa Katılımcıları Anketi toplu sonuçlarına göre 5 yıl sonrasında enflasyon beklentisi bile tek haneli olamadı.

Faiz beklentileri değişmedi

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi, bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 40,00 oldu. Haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 37,00 olarak gerçekleşti.

Dolar/TL'de yükseliş

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi, 51,23 TL’den 51,57 TL’ye çıktı. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 53,62 TL olurken, bu anket döneminde 54,69 TL oldu.

Büyüme beklentileri geriledi

Katılımcıların GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 olurken, bu anket döneminde yüzde 3,3 oldu.

***

Dört aylık bütçe açığı, 750 milyar lirayı aştı

Türkiye bütçesinin Nisan'daki açığı 338,7 milyar TL oldu. Bütçe, böylece ilk dört ayda 758,8 milyar TL açık verdi.

Türk Hazine ve Maliye Bakanlığı, Nisan ayı bütçe verilerini açıkladı. Merkezi yönetim bütçe giderleri, 1 trilyon 524,9 milyar TL; bütçe gelirleri ise 1 trilyon 186,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Nisan'da bütçe açığı 338,7 milyar TL oldu.

Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri, 5 trilyon 950,3 milyar TL; bütçe gelirleri 5 trilyon 191,5 milyar TL olurken, bütçe 758,8 milyar TL açık verdi.

İlk dört ayda faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 816,6 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 374,9 milyar TL oldu.

***

Emeklilere görünen zam

Merkez Bankası’nın yeni enflasyon tahminine göre; işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine yılın ikinci yarısında yüzde 19,85 zam göründü.

Merkez Bankası’nın, yüzde 26’ya çıkardığı enflasyon tahminine paralel olarak, Temmuz'da işçi ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur ve memur emeklilerine yapılacak zamla ilgili de yeni hesaplamalar gündeme geldi. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, yüzde 26 tahmini çerçevesinde Mayıs ayı için yüzde 3, Haziran ayı için yüzde 1,5’luk enflasyonun gerçekleşeceği varsayımından hareketle Temmuz'da işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 19,85, memur ve memur emeklilerinin yüzde 15,5 dolaylarında zam alacağını vurguladı.

Ekonomistler, Türkiye’nin 2026'yı en az yüzde 30 enflasyonla kapatacağını öngörüyor. Bazı ekonomistler, yüzde 35 enflasyonunun da sürpriz olmayacağına dikkati çekiyor. Yılmaz, yüzde 30’luk senaryoda Mayıs için yüzde 3,5; Haziran için yüzde 3 oranında enflasyon gerçekleşeceği varsayımıyla yılın ikinci yarısında işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 22,21; memur ve memur emeklilerinin yüzde 17,8 oranında zam alabileceğini söyledi.

***

Sanayide çalışan azaldı

Ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe azalırken inşaat ve hizmet sektöründe arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ücretli Çalışan İstatistikleri'nin Mart 2026 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye'de ücretli çalışan sayısı Mart'ta yıllık bazda yüzde 1,8 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 320 bin 850 kişi iken, 2026 yılı Mart ayında 15 milyon 601 bin 250 kişi oldu. Ücretli çalışan sayısı sanayi sektöründe azalırken inşaat ve hizmet sektöründe artış yaşandı.

TÜİK tarafından açıklanan "Ücretli Çalışan İstatistikleri" verilerine göre; sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, Mart 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 yükseldi. Geçen yıl Mart'ta 15 milyon 320 bin 850 olan ücretli çalışan sayısı, bu yılın aynı döneminde 15 milyon 601 bin 250’ye çıktı.

Alt sektörler incelendiğinde, ücretli çalışan sayısı, yıllık bazda sanayi sektöründe yüzde 2,7 azaldı. Aynı dönemde inşaat sektöründe yüzde 6,4, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 3,5 artış kaydedildi. Verilere göre ücretli çalışan sayısı aylık bazda ise yüzde 0,1 arttı.

Mart'ta bir önceki aya göre sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yüzde 0,3 gerilerken, inşaat sektöründe yüzde 0,9, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 0,2 artış gerçekleşti.

***

Esnaf ekonomik darboğazda

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanvekili Alican Ebedinoğlu, "Esnaf ve sanatkarlarımız tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşıyor” dedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanvekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Alican Ebedinoğlu, kentteki 26 esnaf odası başkanıyla düzenlediği basın açıklamasında sektörde yaşanan sorunları dile getirdi. Esnaf ve sanatkarların büyük zorluklar içinde olduğunu ifade eden Ebedinoğlu, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır’da da esnaf ve sanatkarlarımız tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşamaktadır. Artan maliyetler, yüksek faizler, düşen alım gücü ve daralan piyasa şartları altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız artık nefes alamaz hale gelmiştir” diye konuştu.

BAĞ-KUR primleri konusunda ortaya çıkan tablonun kabul edilemez bir noktaya ulaşıldığını söyleyen Ebedinoğlu, şöyle devam etti: “Diyarbakır’da esnafımızın ancak yaklaşık yüzde 35’i primlerini düzenli ödeyebilmektedir. Geriye kalan yüzde 65’lik kesim ise her gün işleyen faizler nedeniyle borç batağına sürüklenmektedir. Bugün bir esnaf aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakılırken, yıllarca prim ödeyip emekli olduğunda aldığı maaş yalnızca yaklaşık 20 bin ila 21 bin TL aralarında kalmaktadır. Bu durum sosyal güvenlik sistemindeki adaletsizliğin en açık göstergesidir. Yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda somut bir adım atılmamıştır. Esnafımız krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdürememekte, işyerini çevirememekte, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma gelmektedir. Çekini, senedini, kirasını ve çalışanının maaşını ödemeye çalışan esnaf artık finansmana erişememektedir. Enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları, POS komisyonları, artan vergi yükü ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yaşanan eşitsizlikler de esnafımızın belini bükmektedir.”