Türk devletinin tümden insansızlaştırarak direnişi kırmak istediği Cizre’de ablukanın 26. gününde tanklardan sivillerin bulunduğu her yere top atışları yapılıyor. Top atışlarına paralel mahalleler zırhlı araçlardan ağır silahlarla taranıyor. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, tüm saldırı ve zor koşullara rağmen direneceklerini söyledi. 

Direnişin 26. gününe girdiği Silopi’de bir çocuk, Cizre’de ise 50 yaşlarında bedensel engelli bir kişi daha hayatını kaybetti. Silopi’de 5 gündür haber alınamayan 42 yaşındaki zihinsel engelli Hasan Yağmur’un dün cenazesine ulaşıldı. 


Cenazeleri günler sonra bulundu

Silopi’de Şehit Harun Mahallesi’ndeki bulunan evinden komşusuna gitmek üzere evden çıkan ve kendisinden haber alınamayan 16 yaşındaki Aydın Mete’nin ailesi, 4 gün sonra çıktıkları sokağın başında çocuklarının cenazesini buldu. Mete’nin 2 Ocak’ta özel harekatçılar tarafından katledildiği ortaya çıktı. Aydın Mete, 21 Aralık’ta ilçede katledilen ve saldırılardan dolayı cenazesi camide tutulan kuzeni 10 yaşındaki Mehmet Mete’nin yanına götürüldü. 

5 gün önce polisler tarafından Yenişehir Kapalı Spor Salonu’na götürüldüğü bildirilen ancak kendisinden haber alınamayan 42 yaşındaki zihinsel engelli Hasan Yağmur’un da dün cenazesine ulaşıldı. 


İşkenceler travmaya yol açmış

Yağmur’un cenazesi belediyeye ait cenaze aracıyla alınarak 26 Aralık günü katledilen Seyfettin Sidar’ın cenazesiyle birlikte Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yağmur’un 1996 yılında Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kaldığı, yoğun işkenceler sonucu yaşadığı ağır psikolojik travmalar nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığı öğrenildi. 


Hastanede işkence

Direnişi kıramayınca bebek, yaşlı dinlemeden katleden Türk işgal güçleri, açtıkları ateşle yaraladıkları 16 yaşındaki Emrullah Uçar’a, karargaha çevirdikleri Silopi Devlet Hastanesi’nde işkence etti. Barbaros Mahallesi’nden Yeşiltepe Mahallesi’ndeki annesinin yanına gitmek istediği sırada vurulan Uçar, daha sonra askerlerce gözaltına alınarak Silopi Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü söyledi. Saatlerce işkenceye maruz kaldığını belirten Uçar, askerin işkence sırasında Türk bayrağını gösterip “Bunu tanıyor musun?” dediğini ve ağzına tükürdüklerini belirtti. Daha sonra Şırnak Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ve hakkında gözaltı kararı bulunan Uçar, Silopi Devlet Hastanesi’nde bulunduğu sırada yaşlı, yaralı bir kadının da oraya getirildiğini ve aynı işkencenin ona da yapıldığını kaydetti.


Her yere top atışı

Devletin tümden insansızlaştırarak direnişi kırmak istediği Cizre’de de ablukanın 26. gününde tanklardan sivillerin bulunduğu her yere top atışları yapılıyor. Top atışlarına paralel mahalleler zırhlı araçlardan ağır silahlarla taranıyor. Saldırılar  nedeniyle Nur Mahallesi’nde 3 kadın ve zihinsel engelli Demhat Şerifoğlu yaralandı. 


30 kişilik evi bombaladılar

Özellikle kadın, yaşlı ve çocukların saldırılardan korunmak için sığındıkları evlerin hedef alındığı ilçede bu kez top atışlarının hedefi Nur Mahallesi’nde 30 kişinin biraraya geldiği bir ev oldu. 

Çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıda Hüsniye Bağdur ve Hezni Dadak adlı kadın ağır yaralandı. 


Bedensel engelli Tekin katledildi

Cudi Mahallesi Yokuşlu Sokak’ta ise 50 yaşındaki Osman Tekin adlı bedensel engelli, evinin önünde özel harekat polisleri tarafından vurularak yaralandı. Polisin saldırıları nedeniyle sokak ortasında yaralı halde kalan Tekin, saatler sonra yaşamını yitirdi. 


İdil’de mahalleler tarandı

Saldırılar Şırnak kent merkezi ve diğer ilçelere de yayılıyor. İdil’de Yeni Mahalle ve Turgut Özal mahalleleri önceki akşamdan itibaren taranmaya başladı. Taranan mahalleler, bir aydır Cizre ve Silopi’ye destek için eylemlerin sürdüğü mahalleler.


 DİHA/ŞIRNAK




12 gün sonra cenazesi alınabildi


Silopi’nin Nur Mahallesi’nde çocuklarına erzak almak için evinin damına çıktığı sırada vurulan 75 yaşındaki Mele Hasan Sanır’ın cenazesi 12 gün sonra evinden alınarak Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 

HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, Sanır’ın Silopi’de herkes tarafından sevildiğini belirterek, “Devlet de onu çok iyi tanıyordu. Her zaman devletin hedefindeydi. Planlanarak katledildi” dedi. 

Mele Sanır’ın bir diğer mücadele arkadaşı olan Vahap Admış, onun için “Silopi ve bölgenin önde gelen kanaat önderi ve rûspîlerindendi. Küçüklerle küçük, büyüklerle büyük oluyordu. Hayat doluydu. Aynı zamanda büyük bir alimdi. Birçok konuda bilgi sahibiydi. Çok mütevazi ve yurtsever bir kişiliğe sahipti. Cizre ile birlikte 50’yi aşkın insanımız hunharca katledildi. Herkesin bu vahşet ses çıkartması gerekiyor” diye konuştu.


Tarih not ediyor



Tüm saldırılara rağmen direniş alanlarını terk etmeyeceklerini söyleyen Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, devletin on binlerce profesyonel personel ile kentlerini ortadan kaldırmak istediğine dikkat çekti. “Bu bir saldırı değil imha girişimidir” diyen Tunç, HDP’nin de direnişi sahiplenmesi noktasında daha aktif olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Burada bir katliamın yapılacağı biliniyordu. Ama kamuoyu buna sessiz kaldı. Türkiye metropolleri henüz direnişimize ortak olmadı. Biz yalnız kaldığımızın farkındayız ama herkes bilsin ki bedeli ne olursa olsun direniş alanlarını terk etmeyip zafere yürüyeceğiz.”


Bütün Kürdistan’ın Botan direnişe ortak olması gerektiğinin elzem olduğunu vurgulayan Tunç, “Tarih bu günleri not ediyor” diyerek direnişle dayanışma çağrısı yaptı.


Asla teslim olmayacağız

Direnişte kararlı olduklarını vurgulayan Tunç, “Barikatların arkasında ölebiliriz ama asla teslim olmayacağız. Biz bir köle olarak yaşamaktansa özgürlük yolunda ölmek daha iyidir diyen insanların yoldaşlarıyız. Kimsenin direnişimizden ve zaferimizden şüphesi olmasın” dedi.




Adrese teslim ölüm Meclis’te


HDP, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne 15 gün boyunca evin adresi verilerek, içerisinde sivillerin olduğu iletildikten sonra 30 Aralık akşamı sözkonusu evin tank mermisi atılması sonucu hayatını kaybeden 55 yaşındaki 8 çocuk annesi Hediye Erden’le ilgili Meclis’e soru önergesi sundu. 

İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya soru önergesi veren HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, sivillerin olduğu bilinmesine rağmen Hediye Erden’in ve ailesinin bulunduğu evin neden tank mermisi ile vurulduğunu, saldırı emrini verenlerle ilgili bir inceleme başlatılıp başlatılmadığını, Hediye Erden’in otopsi raporunu, olay yeri incelemenin yapılıp yapılmadığını, Erden’in durumunu bildiren oğlu Mehmet Suphi Erden’in yardım çağrısı yaptığı 155 hattı ve polis karakoluyla yaptığı telefon konuşmalarının kayıtlarını sordu.