Türk devleti, Türkiye’ye yığıp Batı’ya karşı şantaj olarak kullandığı mültecileri, resmen başlattığı Suriye savaşında istediği desteği alamayınca Avrupa sınırlarına sürmeyi sürdürüyor.

Suriye’ye savaş ilanına Batı’dan yeterli desteği görmediği için şantaj olarak kullandığı mültecileri Avrupa sınırlarına süren Türk devleti, dün sabah itibarıyla 80 bine yakın mültecinin Türkiye’yi terk ettiğini ileri sürdü. MİT ve Emniyet’in insan tacirleriyle birlikte organize ettiği mültecilerin yığıldığı Yunanistan ve Bulgaristan kara/deniz sınırlarında bekleyiş sürüyor. Buna rağmen Türkiye içlerinden taksi, otobüs ve trenlerle taşınıyorlar. Yunanistan Savunma Bakan Yardımcısı Alkiviadis Stefanis, Türkiye’nin yasa dışı organizasyonuyla karşı karşıya olduklarını belirterek, Pazar gecesine kadar 9 bin 600 yasa dışı geçiş girişimini önlediklerini söyledi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırdı. Meriç Nehri boyunca mevzilenen Yunan polisi ve sınır muhafızları, tel örgüleri aşmaya çalışan göçmenleri engelliyor.

İdlib’de yaşanan asker kayıplarından sonra hükümetin kararıyla Avrupa sınırına taşınan mültecilerin Edirne'ye gelişi sürüyor. İstanbul'dan taksi, otobüs ve trenlerle Edirne'ye taşınan mültecilerin sayısı her geçen saat artıyor. İdlib’de kayıpları sonrası ilan başlattığı savaş destek alamadıktan sonra sonrası Avrupa ile arasındaki sınır kapılarını sığınmacılara açma kararı alan Türkiye, ülkeden ayrılan göçmen sayısının Pazar sabahı saat 09.55 itibarıyla 76 bin 358 olduğunu duyurdu. Açıklamayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter hesabından yaptı.

Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Göç Örgütü'nden dün yapılan açıklamada ise Türkiye ile Yunanistan arasındaki geçiş noktalarında toplanan insan sayısının Cumartesi akşamı itibarıyla en az 13 bin olduğu belirtildi. Açıklamada, Türkiye'deki kent merkezlerinde de sınır bölgesine gitmeye hazırlanan otobüslerde çok sayıda kişinin olduğu ifade edildi.

Yunanistan organizasyonun farkında

Yunanistan Savunma Bakan Yardımcısı Alkiviadis Stefanis, Cumartesi gecesini Pazar'a bağlayan saatlerde sınırdan 9 bin 600 yasa dışı geçiş girişiminde bulunulduğunu ve bunların tamamının önlendiğini söyledi. Skai televizyonuna konuşan Stefanis, bunun organize bir girişim olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin sığınmacıların sınırı yasa dışı bir şekilde geçmesine yardım ettiğini kaydetti. Stefanis, "Sadece durdurmamakla kalmıyorlar, onlara yardım da ediyorlar" dedi.

Yunan Savunma Bakanlığından bir kaynak ise Reuters'a yaptığı açıklamada, en az 220 kişinin deniz yoluyla Midilli Adası'na ulaştığını söyledi. Yunan yetkililer Cuma günü tutuklanan 66 sığınmacıdan 17'sinin, yasa dışı yolla ülkeye giriş suçundan 3,5 yıl hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı. Tamamı Afgan olan bu kişiler, 2014'ten beri söz konusu suçtan mahkûm edilen ilk sığınmacılar olarak kayda geçti.

Olağanüstü toplantıya çağırdı

Binlerce göçmen, Yunanistan tarafına geçmek için Yunan kara ve deniz sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Yunan makamları, sınıra yığılan göçmenlere megafonlardan ve SMS mesajlarıyla sınırların kapalı olduğunu ve sınırı geçmeye teşebbüs etmemeleri çağrısında bulunuyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırdı. Sınırları zorlayan göçmenlerle Yunan sınır muhafızları arasında taşlı, sopalı çatışmaları canlı yayınlayan televizyon kanallarına yansıyan görüntülerde, kullanılan gaz bombalarının bir bölümünün Yunan bir bölümünün ise Türk imalatı olduğu görülüyor.

Bu görüntülere eşlik eden röportajlarda "Sınırı geçmeye çalışan sığınmacıların son derece düzgün Türkçe konuşmaları bir çok soru işaretleri doğuruyor" şeklinde yorumlar yapılıyor. Meriç Nehri boyunca mevzilenen Yunan polisi ve sınır muhafızları, sınırdaki tel örgüleri aşmaya çalışan göçmenleri püskürtmeye çalışıyor ve sınırı geçmeyi başaranları gözaltına alıyor.

Devletin kaçakçıları cirit atıyor

İzmir'in Dikili ilçesi kıyıları, Yunanistan'ın Midilli Adası'na yakınlığından ötürü göçmenlerin Avrupa'ya geçişinde en çok kullandığı güzergâhlar arasında yer alıyor. Dikili kıyılarında da göçmen geçişlerinin artması beklense de orası şu sıralar oldukça ıssız. Dikili ve Ayvalık gibi Yunan adalarına yakın kıyılarda göçmen yoğunluğunun artacağı beklentisinin aksine, göçmenler daha az riskli ve masrafsız bir yol olarak gördükleri Edirne sınırını tercih ediyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, her hafta Midilli Adası'na geçmeyi deneyen birkaç botun bir kısmının karşıya geçebilmeyi başardığını ifade ediyor. Dikili her ne kadar göçmenler için kısa süreli bir 'geçiş rotası' olsa da Belediye Başkanı Kırgöz, hükümetin son kararının Dikili halkının çoğunluğu tarafından destek gördüğünü söylüyor.

20 yılı aşkın süredir Dikili'de göçmen kaçakçılığı yapan iki kişiyle konuşuyoruz. Haberde isimlerinin ve fotoğraflarının yer almasını istemiyor. Kaçakçılar arasında göçmen kaçakçılığı 'iş atma' olarak tabir ediliyor. Göçmen kaçakçılığı içerisinde birden fazla aktör bulunuyor. Göçmenleri kıyıda karşılayan, botu tedarik eden ve göçmenlere botu nasıl çalıştıracaklarını gösteren kaçakçılar bu operasyonun sadece küçük bir parçası.

Göçmenlerin kıyıya varmadan önce İstanbul gibi büyük şehirlerde bir araya gelmesini organize eden ve 'yolcu başı' ismi verilen kişi de bu aktörlerden biri.

Konuştuğumuz kaçakçılardan biri, botun hangi koydan saat kaçta açılacağını sadece 'yolcu başı' ve kendisinin bildiğini, diğer çalışanların bu bilgiye sahip olmadığını söylüyor: "Göçmenler şu an zor da olsa Edirne'den karayolu ya da Meriç üzerinden yaya geçişler yapabiliyor. Ancak denizi tercih ederse illegal bir organizasyona ihtiyaç duymak ve dolayısıyla para ödemek zorunda. Şu an para ödemek zorunda olmadıkları seçeneği deniyorlar. Şu an daha masrafsız olan yaya geçme opsiyonunu tercih ediyorlar."

Kamplardan da taşınıyorlar

Kaçakçılar şu an her ne kadar Edirne'de bir yoğunluk olsa da Aydın, Gaziantep ve Hatay'daki mülteci kamplarından kıyılara doğru yolculuğun başladığına dair duyum aldıklarını söylüyor.

Af bekliyorlar

Kaçakçıların gündemindeki bir diğer konu ise göçmenlere geçiş serbestisi kararıyla birlikte bugüne dek göçmen kaçakçılığı suçundan ceza alanlara da af gelip gelmeyeceği.

Kaçakçılar, hükümetin kararının ardından Yunanistan'ın denizde botlarla ve havada helikopterle kontrollerini artırdığını ifade ediyor.

Artık jandarma yok

Dikili'de Jandarma, birkaç gün öncesine kadar hiç ayrılmadan beklediği noktalarda artık yok. Kaçakçılar, 'devletin açıklamasıyla Jandarma denetimleri bir anda kesildi' diyor.

Jandarma 'git' diyor

Pazarkule sınır kapısında bulunan Evrensel muhabiri sınırda bekleyen mültecilerle görüştü. Pazarkule sınır kapısı önünde bekleyen mültecilere Yunanistan sınırı tarafından engelleme ve sert müdahaleler de sürüyor. Zaman zaman Yunanistan sınır kapısına dayanan göçmen ve mültecileri engellemek için Yunanistan tarafından gaz ve ses bombaları atılıyor. Gaza maruz kalan özellikle engelli, yaşlı ve çocuklar yaşanan arbedede düşüyor, eziliyor ya da yaralanıyor. Gazdan gözleri yanan çocuklar ağladıkça gözleri daha da yanarken gençler ise yaşadıklarına öfkeli. “Görün görün, açın kapıları” diye bağıran gençler kendilerini yok sayanlara tepkili.

Sınırda bekleyen Suriyeli bir aile iki gündür Edirne'de olduklarını anlatıyor.

Kucağında uyuttuğu 4 yaşındaki kızıyla bekleyen baba, Konya'dan geldiklerini söylüyor. Atılan gaz ve ses bombalarına tepki gösteren baba “Yazık değil mi” diye sorduğu sırada ses bombaları atılmaya devam ediyor. Bak görüyorsun işte diyen baba bir yandan anlatmaya devam ederken bir yandan ağlayan kızını sakinleştirmeye çalışıyor.

Sınırda bekleyen göçmen ve mültecilere hiçbir açıklama yapılmadığı için insanlar sosyal medyadan ve gazetecilerden bilgi edinmeye çalışıyor. “Size açıklama yapılıyor mu, açılır mı sizce kapılar” diye sorduğumuz göçmen bize, “Sizce kapı açılır mı?” diye soruyor ve ekliyor: “Açılana kadar buradayız. Yeter artık. Biz buraya gezmeye gelmedik, umudumuz var hayalimiz var. Daha iyi bir hayat için buradan geçmeye çalışıyoruz” diye konuşuyor.

Bu bir siyaset oyunu

Suriyeli Emir ise yaşadıklarını “Bu bir siyaset oyunu, bize çok hata yaptılar” diye değerlendiriyor. Yaşamlarının kimsenin umrunda olmadığını söyleyen Emir “Hem Türkiye hem Yunanistan hem Avrupa bizi insan olarak tanımıyor. Biz onlar için köpek gibiyiz. Zaten burada kötü yaşıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Bu Erdoğan’ın siyaseti

Çocuğunun hasta olduğunu sigortası olmadığı için hastaneye her gidişinde 150 lira ödemek zorunda olduğunu anlatan Emir , şöyle devam ediyor: “Bu Erdoğan'ın siyaseti. Erdoğan bizi istemiyor, bizi göndermek istiyor. Jandarmalar bize sınırın öte tarafına gidin size yol açacağız diyor. Gidiyoruz Yunan polisi izin vermiyor, kelepçeliyor geri gönderiyor. Erdoğan Avrupa'yı tehdit etti. ‘Ya mültecileri gönderirim ya da para verin’ dedi. Kim kazandı, Erdoğan. Hem bizden kurtuldu hem para aldı."

Ne yapacaksınız sorusunu duyan Suriyeli Emir önce susuyor sonra ekliyor: “Bu oyunu siz kazandınız, hayırlı olsun."

İpsala Gümrük kapısında da durum hemen hemen aynı. Avrupa’ya geçmeye çalışan mültecilerin bir diğer adresi de burası.   EDİRNE

 

Ne olmuştu?

İdlib'de Perşembe akşamı onlarca Türk askerinin ölmesinin ardından Türk hükümeti, Türkiye'nin artık mültecilerin Avrupa'ya geçişine engel olmayacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Cuma günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul, İzmir, Aydın, Edirne ve Çanakkale'de hareketlilik yaşanmaya başlandı. Birçok ilden mülteciler Avrupa'ya geçmek için sınır kapılarına taşındı. Mültecilerin en çok yaşadığı ilçelerden İstanbul Kazlıçeşme'den otobüsler mültecileri sınır kapılarına götürdü. Ege'de botlarla yola çıkan kimi mülteciler Midilli Adası'na geçti.

Türkiye'deki mülteci sayısı

Mülteciler Derneği'nin verilerine göre, Türkiye'deki kayıtlı Suriyeli sayısı 25 Aralık 2019 itibarıyla bir önceki aya göre 116 bin 214 kişi azalarak toplam 3 milyon 571 bin 30 kişi oldu.Bu sayının 1 milyon 926 bin 630'u (yüzde 53,9) erkeklerden, 1 milyon 644 bin 400'ü (yüzde 46,1) kadınlardan oluşuyor.

İçişleri Bakanlığı ise 4 Aralık 2019'da yaptığı açıklamada, ülkesine dönen Suriyeli sayısını 369 bı̇n 690 olarak açıklamıştı. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 4 Ocak'ta; 2019'da toplam 118 bin 432 mültecinin yakalandığını ve 37 bin 582'sinin sınır dışı edildiğini söylemişti. Yerlikaya, 2019 yılı boyunca toplam 78 bin 243 kişi azaldığını ifade etmişti.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 24 Temmuz'da yaptığı açıklamaya göre de 11 Temmuz 2019 tarihi itibarıyla Türkiye'deki biyometrik verileriyle kayıt altına alınan geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 3 milyon 630 bin 575. Fakat Temmuz ve Ağustos ayından çok sayıda Suriyeli zorla ülkelerine geri gönderilmişti.