Uçan Süpürge Derneği tarafından Türkiye’deki ‘çocuk gelinler’in durumunu ortaya çıkartmak için 54 ilde yapılan araştırmada, çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. TürkMeclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na sunulan araştırmaya göre Türkiye’deki evliliklerin yüzde 28’inin kahramanı ‘çocuk gelinler.’

Büyük kentlerde daha çok
‘Çocuk gelinler’in toplam sayısı hakkında devletin ilgili birimlerinden farklı rakamlar verildiğini anlatan Uçan Süpürge Derneği Koordinatörü Sevna Somuncuoğlu, bu konuda gerçek rakamın acilen tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.
Sevna Somuncuoğlu, “Araştırmamızda ‘çocuk gelinler’in topluma olan etkisi ve dezavantajları üzerinde durduk. Ama ‘çocuk gelinler’in gerçek sayısının belirlenip demografik yapının ortaya çıkartılması gerekiyor. Araştırma sırasında bize ‘Bizim bölgemizde çocuk gelin yok, Doğu Anadolu Bölgesi’nde var’ diyorlar. Ama öyle değil. Türkiye’nin her yerinde ‘çocuk gelin’ var. Hatta büyük kentlerde daha sık görülüyor. Onun için yasadaki çocuk tanımı ve yaşı hemen değiştirilmeli. Tabii yasa yapıldıktan sonra uygulamanın da yapılması lazım. Yasayla iş bitmiyor tabii, zihniyet değişikliğine de gidilmeli” dedi.

Çok derin bir alan

Araştırma sırasında ensest ilişkiye çok sık rastladıklarına dikkat çeken Sevna Somuncuoğlu, Türkiye’de ensestin birçok konuyla bağlantılı olduğunu kaydetti. Türkiye’de ensestin çok derin bir alan olduğunu dile getiren Somuncuoğlu şunları söyledi: “Türkiye’de ensest ilişkinin üzeri hiç açılmamış. Önemli olduğu gibi üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. Araştırma yaparken şunu gördük, Türkiye’de ensest ilişki çok yaygın. ‘Çocuk gelinler’in de karşılaştığı ensestin üzeri hep, birinci el tarafından kapatılıyor.”

ANKARA




Ölümler örtbas ediliyor


Edinilen bilgilere göre, Sêrt'de (Siirt) geçtiğimiz Pazar günü daha önce evlenip boşanmış olan 30-35 yaşlarındaki bir kadının Çakmak Mahallesi'nde bulunan evinde öğle saatlerinde kendini asarak intihar ettiği iddia edildi. Aynı gün kadının yakınları tarafından dini vecibeleri yerine getirildikten sonra kent merkezindeki mezarlıkta toprağa verildiği öğrenildi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Berfin Kadın Danışma Merkezi, "Bir kadının Pazar günü bilinmeyen nedenlerden kaynaklı kendini asması, kadın cinayetlerinin kolay işlendiği, ölümlerinin üstünün kapatıldığı ve cezasız kaldığını göstermektedir" dedi.

Açıklamada, 'namus', 'mülkiyet', 'soy sürdürme', 'ayıp', 'günah' gibi kavramların arkasına gizletilen kadın gerçekliğinin cinsiyetçi bir terörle karşı karşıya bırakıldığı belirtildi. Kadın cinayetlerini önlemeye yönelik çıkartılan yasaların kadınları korumak yerine kadını daha çok savunmasız ve biçare bırakmakta olduğuna vurgu yapılan açıklamada, 'Tüm kesimleri kadın kırımına karşı mücadele etmeye, örgütlenmeye, ses çıkarmaya çağırıyoruz' denildi.

DİHA/SÊRT